TMK Madde 101 Vakıf: Tanımı

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TMK 101, vakıf kavramını tanımlamakta ve vakfedilebilecek mal ve hakların kapsamını belirlemektedir.

Yürürlükte AYM iptali var AYM iptali (3. fıkra) - AYM E.2005/14 K.2008/92

Resmi Metin

Tanımı

Madde 101- (1) Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.

(2) Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.

(3) (İptal üçüncü fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 17/4/2008 tarihli ve E.: 2005/14, K.: 2008/92 sayılı Kararı ile.)

(4) Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasanın temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Norm Durumu ve Değişiklikler

Bu madde yürürlüktedir; ancak aşağıdaki fıkra/ibare(ler) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir:

  1. AYM iptali 3. fıkra AYM E.2005/14 K.2008/92 Üçüncü fıkra (“Vakıflarda üyelik olmaz.”) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir.
    İptal edilen önceki metin - yürürlükte değildir: Vakıflarda üyelik olmaz.

Karar metinleri için AYM Norm Kararları Bilgi Bankası ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Bu madde, vakıf kavramını tanımlamakta ve vakfedilebilecek mal ve hakların kapsamını belirlemektedir. Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır. Bir malvarlığının bütünü veya gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri veya ekonomik değeri olan haklar vakfedilebilir.

Son fıkra, Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve temel ilkelerine, hukuka, ahlâka, millî birliğe ve millî menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamayacağını hükme bağlamıştır. 4721 sayılı Kanun’un gerekçesinde, gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de vakıf kurabileceklerinin açıkça ifade edildiği ve “yeterli” mal ve hakların özgülenmesinin vurgulandığı belirtilmiştir.

Gerekçe

Birinci fıkrada, gerçek kişiler gibi tüzel kişilerin de vakıf kurabilecekleri (vakıf kurucusu olabilecekleri) açıkça ifade edilmiş; vakfın kurulmasının, sadece mal ve hakların özgülenmesi ile değil, “yeterli” mal ve hakların özgülenmesi ile olacağı vurgulanmıştır; yine vakfın tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olması niteliği de, vakfın tanımında bir unsur olarak belirlenmiştir.

İkinci fıkrada, vakfedilecek malvarlığı değerleri arasında, bir malvarlığının bütünü, gerçekleşmiş ya da gerçekleşeceği anlaşılan her türlü geliri, ekonomik değeri olan haklar da sayılmıştır.

Üçüncü fıkrada, vakıflarda üyeliğin söz konusu olamayacağı esası getirilmiştir. Ülkemizde belirli dönemlerde söz konusu olabilen dernekleşme yerine vakıf kurma eğilimleri, böylece yeterli mal ve hakların belirli bir amaca özgülenmesinin aranması ve derneklerden farklı olarak vakıflarda üyelik olamayacağının öngörülmesi ile sınırlandırılmış olacak ve bu suretle dernek benzeri vakıflar kurulması değil, gerçek anlamda tarihi gelişimine ve işlevine uygun şekilde vakıf kurulması yolu, yasal güvence altına alınmış olmaktadır. Son fıkra ise, Anayasanın ilkeleri dikkate alınarak düzenlenmiştir.

ALT KOMİSYON RAPORU

Tasarının 101 inci maddesinin birinci fıkrasına yapılan ilave ile vakıfların yeterli mal ve hakları belirli, aynı zamanda “sürekli” bir amaca özgülemeleriyle oluştuğu hususuna açıklık getirilmiştir.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 101 inci maddesinin birinci fıkrasına yapılan ilave ile vakıfların yeterli mal ve hakları belirli, aynı zamanda “sürekli” bir amaca özgülemeleriyle oluştuğu hususuna açıklık getirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş HGK içtihatları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2014/1108 K. 2016/440 Bozma

TMK m.101 uyarınca vakıf, yeterli mal ve hakların belirli ve sürekli bir amaca özgülenmesiyle oluşan mal topluluğudur; özgülenmiş malı bulunmayan oluşum hukuken vakıf sayılamaz ve sonradan toplanan bağışlar bu kuruluş eksikliğini gidermez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Amacını gerçekleştirecek hiçbir mal varlığı bulunmayan, borca batık bir vakfın TMK m.101 tanımı ve m.116 uyarınca dağılmasına (sona ermesine) karar verilip verilemeyeceği. Değerlendirme: TMK m.101'e göre vakıf, yeterli mal ve hakların belirli sürekli bir amaca özgülenmesiyle oluşur; özgülenmiş malı bulunmayan oluşum hukuken vakıf sayılamaz, sonradan toplanan bağış bu eksikliği gidermez. Sonuç: Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup direnme kararı oyçokluğuyla BOZULMUŞTUR.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2024/729 K. 2025/382 Direnme Bozuldu

TMK m.101 uyarınca vakıflar mal topluluğu niteliğinde ve kural olarak özel hukuk tüzel kişisidir; bir vakfa kamu tüzel kişiliği ancak özel kanunda açık hüküm bulunması hâlinde tanınabilir. Açık hüküm yoksa vakıf özel hukuk tüzel kişisi sayılır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının kamu tüzel kişisi olup 6772 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamına girip girmediği ve davacının ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı. Değerlendirme: HGK, vakıfların TMK m.101 uyarınca mal topluluğu ve genel kural olarak özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, 3294 sayılı Kanun'da bu vakıflara kamu tüzel kişiliği veren açık hüküm bulunmadığını, dolayısıyla 6772 sayılı Kanun kapsamına girmediklerini benimsemiştir. Sonuç: Direnme kararı Özel Daire bozma kararı doğrultusunda BOZULMUŞTUR.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/1051 K. 2021/1709 Direnme Bozuldu

TMK m.101 anlamında vakıf; gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliktir. Vakıf, malların bir amaca özgülenmesi suretiyle kurulan ve bu özgülemeyle bağımsız tüzel kişilik kazanan bir varlıktır.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Mahmut Çelebi Vakfından icareli taşınmazın mutasarrıfların mirasçısız gaipliği üzerine vakfa dönmesi (5737 sayılı Kanun m.17) ve vakfın niteliği için ayrıca taşınmaz başında keşif/bilirkişi incelemesinin gerekip gerekmediği. Değerlendirme: Vakıflar Genel Müdürlüğü yazı cevabı ve tapu kayıtları taşınmazın icareli olduğunu belirlediğinden mahallinde keşif esasa etki etmez; vakıf, TMK m.101'de tanımlandığı üzere malların amaca özgülenmesiyle oluşan tüzel kişiliktir. Sonuç: Davacı vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğundan reddine; davalı yönünden direnme uygun bulunarak alacak miktarı incelemesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2024/293 K. 2025/97 Onama
Mülkiyet Usul

TMK m.101 anlamında vakıf bir tüzel kişiliktir ve vakıf taşınmazının asıl maliki vakıf tüzel kişisidir; mutasarrıf yalnızca intifa hakkı sahibidir. Bu nedenle mutasarrıfın mirasçısız ölümü tek başına mülkiyeti Hazineye intikal ettirmez.

Detaylı özeti gör

Hukuki mesele: Aslı vakıf olup mülkiyeti mutasarrıfa geçen taşınmazda mutasarrıfın mirasçısız ölmesi üzerine 24.09.1983'ten sonra Hazine adına hükmen yapılan tescilin, vakıf şerhi terkin edilmiş olsa bile vakfına rücu edip etmeyeceği. Değerlendirme: HGK, gerekçede vakfı 4721 TMK m.101'e göre tanımlayıp 2762 sayılı Kanun m.29 ve 5737 m.17 uyarınca 1983 sonrası Hazineye intikal yolunun kapalı olduğunu, davanın kabulünün yerinde olduğunu belirtti; ancak kapanan parsel kayıtları nedeniyle infaz sorununu giderdi. Sonuç: Karar düzeltilerek onandı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2025/504 K. 2025/897 Onama

Sonuç: temyiz reddedilip karar onanmıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı, vakıf tescil talebinin reddi sürecinde yargılamayı yürüten hâkimin kasten davayı sürüncemede bıraktığını ileri sürerek HMK m.46 uyarınca Devlet aleyhine tazminat istemiştir. Yargıtay 8. HD ilk derece sıfatıyla, dayanak vakıf davası halen derdest olduğundan ortada m.46 kapsamında verilmiş bir hüküm bulunmadığını ve sınırlı sayılan sorumluluk sebeplerinin hiçbirinin gerçekleşmediğini belirterek davayı reddetmiştir. HGK, sorumluluk koşullarının oluşmadığını saptayarak kararı onamıştır. Sonuç: temyiz reddedilip karar onanmıştır.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1240 K. 2021/444 Bozma

Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozması ve ilave gerekçelerle oy birliğiyle bozulmuştur.

Detaylı özeti gör

Gaiplik kararıyla tapu iptali ve tescil davasında HGK, dava konusu taşınmazın vakfa tescili için vakfın niteliğinin (mazbut/mülhak) ve icareteynli ya da mukataalı olup olmadığının, ayrıca kayıt maliklerinin mirasçılarının araştırılması gerektiğini; eksik inceleme yapıldığını belirlemiştir. TMK m.101 vakıf tanımı çerçeve olarak anılmıştır. Sonuç: Direnme kararı, Özel Daire bozması ve ilave gerekçelerle oy birliğiyle bozulmuştur.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!