Madde, Tebligat Kanununun uygulama ayrıntısını doğrudan düzenlemez; bu ayrıntıyı bir yönetmeliğe bırakır. Metin iki şeyi belirler: yönetmeliği Adalet Bakanlığı çıkarır ve çıkarılırken İçişleri, Maliye ve Ulaştırma bakanlıklarının görüşü alınır. Maddenin kenar başlığı da 11/1/2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle “Nizamname yapılması” iken “Yönetmelik” olarak değiştirilmiştir.
Bu maddeye dayanılarak çıkarılan düzenleme, 25/1/2012 tarihli Resmî Gazetede (sayı 28184) yayımlanan Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliktir. Yönetmeliğin 3 üncü maddesi dayanağını açıkça Tebligat Kanununun 60 ıncı maddesine bağlar. Bu Yönetmelik, günlük tebligat pratiğinde aranan usul ayrıntısının önemli bölümünü taşır; bir tebligatın usulüne uygunluğu tartışılırken yalnız Kanun metnine bakmak çoğu zaman eksik kalır.
Uygulamada üç noktaya dikkat etmek gerekir:
- Karıştırmayın. Elektronik Tebligat Yönetmeliği (6/12/2018 tarihli Resmî Gazete, sayı 30617) bu maddenin yönetmeliği değildir; kendi metni dayanağını Tebligat Kanununun 7/a maddesine bağlar. İki belgenin adı benzer, yürütme makamı aynıdır; ayırt edici tek ölçüt dayanak maddesidir.
- Metin güncelliği. Elde bulunan Yönetmelik nüshasının 12 nci maddesi elektronik tebligatı “yapılabilir” diyerek seçimlik anlatır; oysa zorunluluk, Tebligat Kanunu m.7/a’da sayılan kişiler ile talep üzerine elektronik tebligat adresi verilenler bakımından doğar ve yönetmelik lafzı kanun hükmünün yerine geçmez. Aynı nüsha PTT’yi eski unvanıyla anar. Yönetmeliğe atıf yapmadan önce güncel metni görmek gerekir.
- Atıf sahipliği. Aynı madde numarası hem Kanunda hem Yönetmelikte bulunabilir. “Yönetmeliğin 60 ıncı maddesi” ile “Tebligat Kanunu m.60” ayrı şeylerdir; kaynağı belirtmeden madde numarası yazmak yanlış metne gönderme riski taşır.