HMK Madde 261 Tanığın dinlenilme şekli

Özet 5 fıkra · ~2 dk okuma

HMK 261, tanıklar ayrı ayrı dinlenir, dinlenmeyenler salonda bulunamaz, tanık bildiğini sözlü ve kesintisiz anlatır, kural olarak not kullanamaz; ifadesi tutanağa yazılıp önünde okunur ve imzalatılır.

Resmi Metin

Tanığın dinlenilme şekli

Madde 261- (1) Tanıklar, hâkim tarafından ayrı ayrı dinlenir ve biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamazlar. Tanıklar gerektiğinde yüzleştirilirler.

(2) Tanık, bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir. Dinlenilme sırasında, tanık, yazılı notlar kullanamaz. Şu kadar ki, tanık tarihleri ve rakamları tespit etmek veya bazı hususları açıklamak ya da hatırlayabilmek için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söylerse, hâkim derhâl yazılarına bakmasına veya belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir.

(3) Hâkim, tanık sözünü bitirdikten sonra, ifade ettiği hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir.

(4) Toplu mahkemede başkan, hâkimlerden her birinin tanığa doğrudan doğruya soru sormasına izin verir.

(5) Tanığın sözleri tutanağa yazılarak önünde okunur ve tutanağın altı kendisine imza ettirilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, tanıkların duruşmada hangi usulle dinleneceğini düzenler. Hâkim tanıkları ayrı ayrı dinler; biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamaz, böylece tanıkların birbirinden etkilenmesi önlenir ve gerektiğinde tanıklar yüzleştirilir. Tanık bildiğini sözlü olarak açıklar ve sözü kesilmeden dinlenir; kural olarak yazılı not kullanamaz. Ancak tarihleri ve rakamları tespit etmek, bazı hususları açıklamak veya hatırlamak için yazılarına bakmak zorunda olduğunu hâkime söylerse, hâkim derhâl bunlara bakmasına ya da belirleyeceği duruşmada yeniden dinlenmesine karar verebilir.

Tanık sözünü bitirdikten sonra hâkim, ifade edilen hususların açıklanması veya tamamlanması amacıyla başka sorular da sorabilir. Toplu mahkemede başkan, hâkimlerden her birinin tanığa doğrudan doğruya soru sormasına izin verir. Dinleme tamamlandığında tanığın sözleri tutanağa yazılarak önünde okunur ve tutanağın altı kendisine imza ettirilir. Düzenleme, tanık beyanının sözlülük ve doğrudanlık ilkeleri çerçevesinde alınmasını ve tutanağa eksiksiz geçirilerek tanık tarafından doğrulanmasını güvence altına alan emredici bir usul çerçevesi getirir.

Gerekçe

Madde, 1086 sayılı Kanunun 265, 269, 272 ve kısmen 267 nci maddelerini karşılamakla birlikte yeni hükümler de içermektedir.

Dinleme usulüne ilişkin birinci fıkrada, 1086 sayılı Kanunun 265 inci maddesindeki ifadeye ek olarak, şahitlerden biri dinlenirken, henüz dinlenmemiş olanların salonda bulunamayacakları açıkça düzenlenmiştir.

İkinci fıkrada, 1086 sayılı Kanunun 269 uncu maddesindeki ifadeye yer verilmiş ve bu fıkranın birinci cümlesine, tanığın sözü kesilmeden dinleneceği hükmü getirilmiştir.

Üçüncü ve dördüncü fıkralar yenidir. Bu fıkralarda tanığın sözü bittikten sonra, hakimin veya toplu mahkemelerde başkanın izin vermesi suretiyle, üye hakimin, tanığın ifadesini açıklama ve tamamlama amaçlı sorular sorabileceği düzenlenmiştir.

Beşinci fıkra 1086 sayılı Kanunun 272 nci maddesinin karşılığıdır. Böylece tanığın beyanı belgeye bağlanmış ve güvenliği sağlanmıştır.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

Tasarının 263 ve 264 üncü maddeleri, teselsül nedeniyle 266 ve 267 nci maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM GENEL KURULU

TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.

HMK Madde 261 - Tanığın dinlenilme şekli

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!