Madde nüsha sayısını yetkinin kapsamına bağlar, temsil edilen kişi sayısına değil. Bir kimse kaç kişiyi temsil ederse etsin, kural tek nüshadır. Nüsha çoğaltma yalnız temsil yetkisi sadece evrakı tebellüğ etmekle sınırlı olan kimse bakımından devreye girer; bu halde temsil edilen kişi adedi kadar nüsha verilir.
Ayrımın mantığı basittir: işi baştan sona takip eden bir mümessil, evrakın içeriğini temsil ettiklerine zaten aktaracak konumdadır. Yalnız tebellüğ için tevkil olunan kimse ise bir aktarma noktasıdır; her temsil edilenin kendi nüshasını ayrı ayrı alabilmesi gerekir.
Uygulamada iki yönlü hata yapılır:
- Genel yetkili mümessile, temsil ettiği kişi sayısınca nüsha çıkarılması. Kanun bunu aramaz, tek nüsha yeterlidir.
- Tebellüğ için tevkil olunan kimseye tek nüsha verilip yetinilmesi. İstisna tam da bu hali kapsar.
Pratik önlem, tebligat talebinde temsil belgesinin kapsamını görünür kılmaktır; tebliğ memuru yetkinin sınırlı olup olmadığını dosyadan anlayamazsa nüsha sayısını doğru belirleyemez. TK m.11 ile karıştırılmamalıdır: orada birden çok vekilden birine tebligat yapılması yeterlidir; burada ise tek mümessil birden çok kişiyi temsil etmektedir. TK m.11/1 kararların sanıklara tebliğine ilişkin ceza muhakemesi hükümlerini saklı tutar; bu çekince TK m.47’nin nüsha kuralını değiştirmez. Ayrıca madde yalnız nüsha sayısını düzenler; eksik nüshanın sonucu bu maddede yer almaz.