TMK Madde 267 Mal ortaklığında kişisel malların yönetimi

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 267, mal ortaklığı rejiminde kişisel mallar üzerindeki yetkiyi netleştirir.

Resmi Metin

Kişisel mallar

Madde 267- (1) Eşlerden her biri, yasal sınırlar içerisinde kendi kişisel mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.

(2) Kişisel mallara giren gelirler varsa, yönetim giderleri bu gelirlerden karşılanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, mal ortaklığı rejiminde kişisel mallar üzerindeki yetkiyi netleştirir. Eşlerden her biri yasal sınırlar içinde kendi kişisel mallarını yönetme ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir; bu hak rejimin ikili yapısının doğal sonucudur.

İkinci fıkra giderlere ilişkin teknik bir kural getirir: kişisel mallara giren gelirler varsa yönetim giderleri bu gelirlerden karşılanır. Gerekçede belirtildiği üzere 258 inci madde çerçevesinde edinilmiş mallarda ortaklık türü seçilmişse ve mal rejimi sözleşmesiyle kişisel mal gelirleri ortaklığa dahil edilmişse, kişisel malların yönetim giderleri artık bu gelirlerden karşılanamaz; bu durumda ilgili giderlerin başka kaynaklara aktarılması gerekir.

Düzenleme, kişisel mal kesimine ilişkin yönetim ve gider akışını ortaklık ile karıştırılmadan yürütmeyi amaçlar ve böylece iki kesim arasındaki mali sınırın korunmasına katkı sağlar.

Gerekçe

Eşler kişisel mallarının sahibi olduklarından, bu hükümle eşlerden her birinin kendi kişisel malları üzerinde yönetim ve tasarruf yetkisi olduğu kabul edilmiştir. Bu yetkinin sınırı olarak da yasalarda öngörülen sınırlara yollama yapılmıştır.

Kişisel mallarla ilgili olarak bunlara dahil gelirlerin varlığı halinde, maddenin ikinci fıkrasında kişisel malların yönetim giderlerinin bu gelirlerden karşılanması kabul edilmiştir. Ancak, 258 inci madde çerçevesinde mal rejimi sözleşmesiyle bu gelirler de ortaklığa dahil edilmişse, yönetim giderleri buradan karşılanamaz.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 2.HD içtihatları

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2023/7596 K. 2024/8137 Kısmi

Boşanma davasında hâkimin eşlerin mallarının yönetimine ilişkin re'sen aldığı geçici önlemlere dayanak gösterilen hükümler arasında, mal ortaklığında kişisel malların yönetimini düzenleyen TMK m.267 de yer almıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı erkek, önceki boşanma davasının reddinin kesinleşmesinden sonra ortak hayatın yeniden kurulamadığını ileri sürerek TMK m.166/4 uyarınca boşanma istemiş; davalı kadın ise davanın süresinden önce açıldığını ve tarafların bir arada yaşadığını savunarak davanın reddini, aksi hâlde velayet, nafaka ve tazminat taleplerinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul ederek boşanmaya, çocuğun velayetinin anneye verilmesine, çocuk lehine tedbir ve iştirak nafakasına, kadının çalışması ve düzenli geliri nedeniyle tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, kadın lehine 35.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davalı kadının istinafını kısmen kabul ederek tazminatları 60.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi olarak artırmış, diğer istinaf sebeplerini esastan reddetmiştir. Temyiz aşamasında uyuşmazlık, TMK m.166/4 koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, kadın yararına nafaka koşullarının oluşup oluşmadığı ile tazminat ve nafaka miktarlarının uygunluğu noktasında toplanmış; ilgili hukuk olarak TMK m.4, m.166/4, m.174 ve m.175 ile HMK m.369-371 gösterilmiştir. Karar metni Değerlendirme bölümünde kesildiğinden nihai sonuç (onama/bozma) metinden anlaşılamamakta olup, sunulan metinde mal rejimine veya eşlerin mallarının yönetimine ilişkin geçici önlemler (TMK m.215/m.267) yönünde bir tespit bulunmamaktadır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E. 2013/18233 K. 2014/13 Kısmi

TMK m.242, mal ayrılığı rejiminde eşlerden her birinin yasal sınırlar içerisinde kendi malvarlığı üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını koruduğunu düzenler.

Detaylı özeti gör

Boşanma davasında yerel mahkeme karar vermiş; davalı-davacı koca manevi tazminat miktarı ve velayet yönünden, davacı-davalı kadın ise her iki dava yönünden temyize gitmiştir. Daire, kocanın tüm temyiz itirazlarını ve kadının bir bend dışındaki itirazlarını yerinde görmemiş; ancak boşanma davası açılınca hakimin davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) alma zorunluluğuna (TMK m.169) dikkat çekmiştir. Karar metninde malların yönetimine ilişkin resen alınacak tedbirler arasında TMK m.242 de (m.223, 244, 262, 263, 264, 267, 215 ile birlikte) açıkça sayılmıştır. Daire, TMK m.185/3 ve 186/3 uyarınca tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek dava tarihinden geçerli davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmamasını usul ve yasaya aykırı bulmuş; hükmü bu bentteki sebeple bozmuş, kalan bölümleri ise onamıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

İlgili Hizmet

TMK 267, eşler arası mal rejimi, edinilmiş mallara katılma ve tasfiye süreçleri bakımından kişisel mallar alanında uygulanır.

aile hukuku alacakları ve tasfiye davalarında profesyonel destek

Bize WhatsApp'tan ulaşın!