HMK Madde 259 Tanıkların mahkemede dinlenilmesi
HMK 259, tanıklar kural olarak davaya bakan mahkemede dinlenir; mahkeme gerekirse olay yerinde dinleyebilir, hasta veya engelli tanığı bulunduğu yerde dinler, yargı çevresi dışındaki tanık için istinabe yoluna gidebilir.
Resmi Metin
Tanıkların mahkemede dinlenilmesi
Madde 259- (1) Tanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir.
(2) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse, tanığın olayın gerçekleştiği veya şeyin bulunduğu yerde dinlenilmesine karar verebilir.
(3) Mahkeme, hasta veya engelli olmasından dolayı gelemeyen tanığı bulunduğu yerde dinler.
(4) Mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanığın, bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yolu ile dinlenilmesine karar verilen tanığın, nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Bu durumda, tanığın, hangi hususlardan dolayı dinleneceğini hâkim belirler.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, tanıkların kural olarak nerede dinleneceğini ve bu kuralın istisnalarını düzenler. Birinci fıkraya göre tanıklar, davaya bakan mahkemede dinlenir; böylece tanık beyanının doğrudan yargılamayı yürüten hâkim huzurunda alınması esas alınır. İkinci fıkra, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse mahkemenin tanığı, olayın gerçekleştiği veya uyuşmazlığa konu şeyin bulunduğu yerde dinlenmesine karar verebileceğini öngörür. Üçüncü fıkra ise hasta veya engelli olması nedeniyle mahkemeye gelemeyen tanığın, bulunduğu yerde dinleneceğini hükme bağlar.
Dördüncü fıkra, mahkemenin yargı çevresi dışında bulunan tanık bakımından istinabe yolunu düzenler; bu hâlde tanığın bulunduğu yer mahkemesi tarafından dinlenmesine karar verilebilir. İstinabe yoluyla dinlenmesine karar verilen tanığın nerede, hangi gün ve saatte dinleneceği hususu, talepleri hâlinde taraflara tebliğ edilir. Tanığın hangi hususlardan dolayı dinleneceğini ise davaya bakan hâkim belirler. Bu düzenleme, doğrudanlık ilkesi ile tanığın durumundan veya bulunduğu yerden kaynaklanan zorunlulukları dengeleyerek dinleme yerini esnek biçimde belirleme imkânı tanır.
Gerekçe
Madde, 1086 sayılı Kanunun 255, 257, 259 ve 266 ncı maddelerini karşılamaktadır. İlk üç fıkra, kural olarak, delil toplanmasının doğrudanlığı ilkesiyle, yani davada hükmü verecek olan hakimin tanığı bizzat dinlemesi esasıyla ilgilidir. Birinci fıkra, tanığın davaya bakan mahkemede dinlenilmesi genel kuralına, ikinci ve üçüncü fıkra ise gerekli hallerde mahkemenin tanığı, mahkeme dışında da dinleyebileceğine ilişkindir. Son fıkra ise duruma göre, tanık dinlenmesi hususunda hakimin istinabe yoluna gidebilmesine imkan vermektedir. “Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrası” başlıklı 154 üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca, tanığın bulunduğu yerden ses ve görüntü nakli mümkün olan hallerde, tarafların rızasıyla, tanığın bizzat davaya bakan hakim tarafından dinlenmesi gerekmektedir.
Her halükarda mahkemenin bulunduğu yer dışında bulunan tanıkların dinleneceği gün ve saat ile dinleneceği yer, tarafların talepleri halinde onlara tebliğ edilecektir. Son fıkranın son cümlesi, 1086 sayılı Kanunun 267 nci maddesinin üçüncü cümlesinin karşılığıdır. İstinabe halinde tanığa hangi soruların sorulacağını davaya bakan hakim en iyi şekilde bilebilecek durumdadır.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 262 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, anlatım bozukluğunun giderilmesi amacıyla değişiklik yapılmış ve madde teselsül nedeniyle 265 inci madde olarak kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe