TMK Madde 961 Alacak rehninde yönetim ve ödeme
TMK 961, özenli bir yönetim rehnedilmiş alacağın muacceliyetinin ihbarını ve tahsil edilmesini gerekli kılıyorsa alacaklının bu işlemleri yapabilmesini ve rehin alacaklısının da alacaklıyı bu işlemlerin yapılmasına zorlayabilmesini, rehin kendisine ihbar edilmiş olan borçlunun borcunu asıl alacaklıya veya rehin alacaklısına ancak diğerinin rızasıyla ödeyebilmesini ve bu rızanın bulunmaması halinde borçlunun borcunu tevdi etmekle yükümlü olmasını üç fıkra üzerinden düzenler.
Resmi Metin
Yönetim ve ödeme
Madde 961- (1) Özenli bir yönetim, rehnedilmiş alacağın muacceliyetinin ihbarını ve tahsil edilmesini gerekli kılıyorsa alacaklı bu işlemleri yapabilir; rehin alacaklısı da alacaklıyı bu işlemlerin yapılmasına zorlayabilir.
(2) Rehin kendisine ihbar edilmiş olan borçlu, borcunu asıl alacaklıya veya rehin alacaklısına ancak diğerinin rızasıyla ödeyebilir.
(3) Bu rızanın bulunmaması hâlinde borçlu, borcunu tevdi etmekle yükümlüdür.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Madde, özenli bir yönetim rehnedilmiş alacağın muacceliyetinin ihbarını ve tahsil edilmesini gerekli kılıyorsa alacaklının bu işlemleri yapabilmesini ve rehin alacaklısının da alacaklıyı bu işlemlerin yapılmasına zorlayabilmesini, rehin kendisine ihbar edilmiş olan borçlunun borcunu asıl alacaklıya veya rehin alacaklısına ancak diğerinin rızasıyla ödeyebilmesini ve bu rızanın bulunmaması halinde borçlunun borcunu tevdi etmekle yükümlü olmasını üç fıkra üzerinden düzenler. Birinci fıkra alacak rehninde ihbar ve tahsil sürecini özenli yönetim çerçevesinde rehinli alacaklıya da açar; rehin alacaklısı asıl alacaklıyı işleme zorlayabilir. İkinci fıkra ihbar edilmiş borçluyu çift taraflı rıza koşuluna bağlar. Üçüncü fıkra rıza yokluğunda borçluyu tevdi yükümlüsü olarak tutar. Avukatlık pratiğinde rehin alacaklısı vekili özenli yönetim gereksinimini saptamalı ve borçluya tevdi seçeneğini hatırlatmalıdır.
Gerekçe
Eski Kanunun 875 inci maddesini karşılamaktadır.
Madde kaynak Kanunun 906 ıncı maddesine uygun olarak üç fıkra halinde düzenlenmiştir.
Maddeyle rehinli alacaklıya, alacaklı tarafından yapılması gereken muacceliyet ihbarı ve diğer işlemleri yapabilme yetkisi tanınmakta, rehin kendisine ihbar edilmiş borçluya, rehinli alacaklının rızası olmadan ödemede bulunması yasaklanmaktadır.
Üçüncü fıkrada yürürlükteki metinde yer alan “resmi bir mevkie yatırma” ifadesi yerine Borçlar Kanununun 91 inci maddesi anlamında “tevdi” terimi kullanılmıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe