AVK Madde 190 Topluluk sigortası: Prim borcunu ödememenin sonuçları
AVK m.190, topluluk sigortası primlerini sözleşmede gösterilen zamanda ödemeyen avukatın adının, baro yönetim kurulu kararıyla ve birikmiş prim borcu ödeninceye kadar baro levhasından silinmesini öngörür. İkinci fıkra, bu sonuçların prim borçlusunun şahsına münhasır olduğunu ve diğer sigortalılara veya baroya sirayetini öngören bir hükmün sözleşmeye konulamayacağını belirtir; ek cümleyle 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesinin barolar hakkında uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.
Resmi Metin
Prim borcunu ödememenin sonuçları
Madde 190 – Topluluk Sigortası primlerini, topluluk sözleşmesinde gösterilen zamanda ödemiyen avukatın adı baro yönetim kurulunun karariyle, birikmiş prim borcunu, sözleşmedeki şartlar dairesinde ödeyinceye kadar, baro levhasından silinir ve durum ilgili yerlere bildirilir. Topluluk Sigortası primin ödememenin sonuçları, prim borçlusu avukatın şahsına münhasır olup, bu sonuçların aynı Topluluk Sigortası sözleşmesine katılmış olan diğer sigortalılara veya baroya sirayeti hakkında bir hüküm sözleşmeye konulamaz. (Ek cümle: 2/5/2001 - 4667/92 md.) 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 140 ıncı maddesi hükmü barolar hakkında uygulanmaz.↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
AVK m.190, prim ödememenin sonucunu bir borçlar hukuku yaptırımı olarak değil, meslek sicili üzerinden işleyen bir tedbir olarak kurar: ad, baro yönetim kurulu kararıyla levhadan silinir ve silme, borcun sözleşmedeki şartlar dairesinde ödenmesine kadar sürer. İki unsur birlikte okunmalıdır; tedbirin sebebi belirli bir zamanda ödememek, ölçüsü ise borcun kapanmasıdır. Yani sonuç süreli bir ceza değil, borç ödendiğinde kalkacak bir durumdur. Karar mercii baro yönetim kurulu olarak gösterilmiş, ayrıca durumun ilgili yerlere bildirilmesi öngörülmüştür.
İkinci fıkra sözleşme özgürlüğüne açık bir sınır koyar: prim borcunun sonuçları borçlunun şahsına münhasırdır ve aynı topluluk sigortası sözleşmesine katılmış diğer sigortalılara ya da baroya sirayetini öngören bir hüküm sözleşmeye konulamaz. Bu, toplu sözleşme yapısında müşterek sorumluluk kurulmasını önleyen emredici bir kuraldır. Fıkranın sonuna 2/5/2001 tarihli 4667 sayılı Kanunun 92 nci maddesiyle eklenen cümle ise 17.7.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun 140 ıncı maddesi hükmünün barolar hakkında uygulanmayacağını söyleyerek, baroyu bu ilişkide o hükmün muhatabı olmaktan çıkarır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe