HMK Madde 350 İstinafta başvurunun icraya etkisi
HMK 350, istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez; kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mala ilişkin ayni hak kararları ise kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
Resmi Metin
Başvurunun icraya etkisi
Madde 350- (1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
(2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu madde, istinaf yoluna başvurmanın ilk derece mahkemesi kararının icrasına etkisini düzenler ve kuralı iki fıkra hâlinde ortaya koyar. Birinci fıkraya göre istinaf yoluna başvurulmuş olması, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; yani karar başvuruya rağmen icra edilebilir niteliğini korur. Bu kuralın yanında İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmünün saklı tutulduğu açıkça belirtilir. Aynı fıkra, nafaka kararları bakımından özel bir sınır getirir ve bu kararlarda icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini hükme bağlar.
İkinci fıkra ise kesinleşmeden icra edilemeyecek kararları sayar. Buna göre kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar, kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Pratikte bu, anılan konulardaki kararların istinaf veya temyiz aşaması tamamlanıp kesinlik kazanmadan infaz edilemeyeceği anlamına gelir; bu yönüyle ikinci fıkra, birinci fıkradaki “başvuru icrayı durdurmaz” genel kuralına önemli bir istisna oluşturur. Maddenin sayılan kategoriler dışındaki kararlar yönünden ise icranın başvurudan etkilenmeyeceği esası geçerliliğini sürdürür.
Gerekçe
Madde esas itibarıyla bugüne kadar uygulanan sistemde temyiz yoluna başvurulmasının hükmün icrası üzerindeki etkisini, istinaf yolu bakımından ve aynı anlayışla düzenlemektedir. Buna göre, hukuk mahkemeleri kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması, ilk derece mahkemesi kararının icra edilebilir niteliğini ortadan kaldırmamaktadır. Başka bir deyişle, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması ilke olarak kararın icrasını durdurmayacaktır. Böylece, getirilen düzenlemeyle, hem mevcut sistemimizdeki ilk derece mahkeme kararlarının kesinleşmeden icra edilebilmesine ilişkin ilke korunmakta, hem de istinaf yoluna başvurulmasının kendiliğinden hakkın yerine getirilmesini geciktirici bir etki doğurması önlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde İcra ve İflas Kanununun 36 ncı maddesine yapılan yollamayla, istinaf yoluna başvurulması nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verme yetkisi, tek dereceli sistemde temyiz yoluna başvurulmasında olduğu gibi, bölge adliye mahkemesine tanınmıştır. Böylece, istinaf yoluna başvurulmasının bütünüyle haksız olduğunun anlaşıldığı durumlarda icranın geri bırakılması isteminin reddedilmesi olanağı bölge adliye mahkemesine verilmiştir. Buna karşılık, birinci fıkranın son cümlesiyle, nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine ilişkin ilke muhafaza edilmiştir.
Maddenin ikinci fıkrasında, kişiler ve aile hukukuna, taşınmaz mala ve bunlar üzerindeki ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe icra edilemeyeceğine ilişkin ilkenin istinaf yolu bakımından da geçerli olduğu vurgulanmaktadır.
ADALET KOMİSYONU RAPORU
Tasarının 353 ve 354 üncü maddeleri, teselsül nedeniyle 355 ve 356 ncı maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.
TBMM GENEL KURULU
TBMM Genel Kurulunda 5., 6., 7., 8., 9. ve 10. maddeler tasarı metninden çıkartılmış ve diğer maddeler buna göre teselsül ettirilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe