Yasal Mal Rejiminin Eşler Tarafından Yönetilmesi ve İşleyişi

Yasal Mal Rejiminin Eşler Tarafından Yönetilmesi ve İşleyişi

Kuruluş şekli, süresi ve başlıca ilkeleri incelenen EMKR’nin yönetim ve işleyişine ilişkin kuralları da özgün bir yapı gösterirler. Öncelikle belirtmek gerekir ki; EMKR’nin, hukukun temel ilkelerine aykırı bir yönetim ve işleyiş tarzı olamaz.

Ama bunun dışında söz konusu rejimin bir kurumu olduğu TMK nun başlangıç maddeleriyle, evliliğin genel hükümlerine de uyum göstermesi gerekir, öyleyse: TMK nun 185. maddesinin: “Evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş oluğr. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocuklarının bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikle yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar” hükmünün, mal rejimlerinin yönetim ve işleyişinde de emin bir yol gösterici olacağı yadsınamaz. Bunun gibi TMK nun evlilik birliğinin temsiline ilişkin 188. maddesi ile birliğin temsilinden kaynaklanan sorumluluklara ilişkin 189. madde ve temsil yetkisinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ilişkin 190. ile temsil yetkisinin geri verilmesine dair 191. maddesinin de mal rejiminin yönetimi konusunda etkilerinin bulunacağı açıktır. Keza; eşlerin meslek ve işine dair TMK nun 192. maddesi, eşlerin hukuki işlemlerini düzenleyen 193, aile konutuna ilişkin 194. evlilik birliğinin korunmasını kapsayan 195, 196. 197 maddeleri, borçlarla ilgili
98, tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına mütedair 199. 200 ve nihayet yargı yetkisini düzenleyen 201. maddeleri; mal rejiminin işleyişinde düzenleyici niteliktedirler. Doğal olarak. EMKR nin yönetim ve işleyişine ilişkin konuların açıklanması sırasında yeri geldikçe sayılan bu ve bunlara mümasil diğer kanun maddelerinin hüküm ve açıklanmalarına başvurulacaktır. Ancak EMKR nin işleyiş ve yönetimiyle ilgili olarak. TMK nun Eşler Arasındaki Mal Rejimi bölümüne konulan özgün ilkelerin; 223. maddede bulunması sebebiyle; bu konunun incelenmesine söz konusu hükmün yinelenmesiyle başlanılması gerekeceği açıktır.

TMK nun 223. maddesi EMKR nin işleyiş ve yönetimiyle ilgili olarak: “Her eş yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir.  Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.” kuralını koymuştur. Keza yine maddenin gerekçesi de; “Maddenin birinci fıkrası mal ayrılığı rejiminde olduğu gibi, evlilik birliğinin devamı suresince eşlerden her birinin gerek kişisel malları gerek edinilmiş malları üzerinde yönetim, yararlanma ve tasarruf konusunda serbest olduğunu hükmü bağlamaktadır. İkinci fıkrada ise taraflar ardasında mal rejimi sözleşmesinde aksi kararlaştırılmazsa, eşlerden her birinin diğerinin rızası ve katılımı olmaksızın paylı mülk konusu mal üzerindeki payda tasarrufta bulunamayacağı öngörülmüştür. Burada paylı mülkiyette paydaşlardan her birinin kendi payı üzerinde serbestçe tasarruf kuralından (TMK 688) sapma söz konusudur” şeklindedir. Bu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere; diğer eşin rızasını gerektiren bazı hususlar dışında her eş, kendisine ait olan gerek kişisel ve gerekse de edinilmiş malları üzerinde, EMKR nin devam ettiği süre içinde de mallarına ait yönetim ve tasarruf haklarını istediği gibi kullanabilir. Çünkü EMKR de her eş kendisine ait olan tüm mallarının yine maliki olmakta devam eder. Onun içindir ki bu mallardan kanunlara uygun olarak istediği gibi yararlanır, onları yönetir ve üzerlerinde tasarrufta bulunabilir. Mal rejimi ve “evlilik devam ettiği sürece, bir eş diğer eşin malları üzerinde ayni hakka sahip değildir.

Eşlerden her biri gerek evlilik öncesi gerek evlilik sonrası edindiği malların tek başına malikidir. Evlilik sona erdiğinde de ayni bir hak söz konusu olmayacaktır. Onun içindir ki; eşler bu mallarıyla ilgili olarak her türlü hukuki muamelede bulunabilirler.

Örneğin eşler kendilerine ait mallarını birbirlerine satabilecekleri gibi, kiraya da verebilirler. Keza yine kendi mallarının yönetimini, diğer eşe devredebilirler. Eğer aralarında bu konuda başka bir anlaşma yoksa; TMK’nun 215. maddesinin: “Eşlerden birinin açık veya örtülü olarak mallarının yönetimini diğer eşe bırakması halinde, aksi kararlaştırılmış olmadıkça vekalet hükümleri uygulanır.”

Kısaca belirtmek gerekirse; “Edinilmiş mallara katılma rejiminde, evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin mal ayrılığına etkisi açısından Mal Ayrılığı Rejimine benzemektedir”.

Yasal Rejimde Eşlerin Karşılıklı Durumları

TMK nun 223. maddesi gereğince eşler. EMKR ne tabi bulundukları zaman içinde, malları üzerinde, aynen evli olmadıkları süreç içinde sahip oldukları mülkiyet haklarına sahiptirler. Ancak hangi mal rejimine tabi olurlarsa olsunlar evli bulunmaları nedeniyle, evliliğin genel hükümleri doğrultusunda.  gerektiğinde bir takım kanuni kısıtlamaların denetiminde bulunacaktan açıktır, işte onların, başlıkta ifade edilmiş olan “Karşılıklı Durumları” bu koşullar içinde şekil bularak ortaya çıkarlar.

Hşlerin EMKR deki karşılıklı dunımlan başlıca; (ienel Hukuk Kuradan, Aile Hukukunun Evlilik Birliği İçin Koyduğu Kurallar ve Mal Rejimine İlişkin Düzenlemelerden meydana gelirler. Bu bakımdan mezkur kural ve kısıtlamaların bu başlıklar altında incelenmeleri gerekmektedir.

Hukukun Genel İlkelerinden Kaynaklanan Kurallar

Eşlerin EMKR deki karşılıklı konum ve sorumluluklarını belirleyen kurallann başında: hukukun insanların bütün davranış, işlem ve eylemlerinde olmasını emrettiği genel yaşam ilkeleri gelir. Bunların en önemlilerinin ise, TMK nun Başlangıç bölümünde bulunan; Dürüst Davranış, İyiniyet ve İspat Kuradan oldukları tartışılamaz. örnek olarak belirtilecek olursa; TMK nun 2. maddesinde yazılı: “Herkes. haklannı kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz” kuralı bütün insan ilişkilerinde olduğu gibi, mal rejimine ait ilişkilerde de önde bulunan bir ilkedir. Keza TMK nun 3. maddesinde: “Kanunun iyi niyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyi niyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenilen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.” şeklinde ifade edilen iyi niyetli olma ilkesi gibi; aynı kanunun 4. maddesinde düzenlenen; Hakimin takdir yetkisine ve 6. maddesinde düzenlenen ispat yüküne ilişkin ilkeler de; mal rejiminin tarafı olan eşlerin uymaları gereken genel hukuk kurallarıdır. Doğaldır ki bu konuda daha pek çok kural ve kuramdan da söz edilebilir. Ancak eşlere hukukun genel ilkelerinin hazırladığı konum ve durumların betimlenmelerinde verilen bu  örneklerin de. söz konusu hususların anlaşılması için yeterli olacağı açıktır.

Aile Hukukundan Kaynaklanan Kurallar

Daha önce de işaret olunduğu üzere TMK nun İkinci Kitabının, Üçüncü Bölüm’ünü oluşturan 1X5. madde ila 201. maddeyi kapsayan Evliliğin (ienel Hükümleri; evlilik süreci içinde eşlerin birbirleriyle olan hukuki ilişkilerini düzenleyen bir çok kural koymuştur. Örneğin: Eşlerin oturacakları konutu birlikte seçme ve birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklanyla katılmaları kurallarını içeren 186. madde; Keza eşlilik birliğinin temsili ile üçüncü kişilere karşı sorumluluklarına ilişkin 188 ve 189. maddeler; Temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılmasına ya da temsil yetkisinin geri serilmesine dair 190 ve 191. maddeler hep mal rejiminde eşlerin karşılıklı durumlarını düzenleyen hükümler içermektedirler. Keza, eşlerin birlikte oturdukları aile konutunun, maliki bulunan eş tarafından satışı ya da kiraya verilmesine ilişkin haklarının da TMK nun 194. maddesi gereğince kısıtlandığı ortadadır. Yine TMK nun 195 ve 196. maddesinde evlilik birliğinin korunması hükümleri düzenlenmiştir. Keza TMK nun 197. maddesinde ilgili hakimlere, eşlerin malları üzerinde aile birliğinin korunması i(,in önlemler alabilme görevi verilmiş olduğu gibi; TMK nun 198 ve 199. maddelerinde de eşlerden birinin borçlularının ödemelerini diğer eşe yapması veya eşlerden birinin malvarlığı değerleriyle ilgili tasarruf yetkilerinin mahkemece kısıtlanabileceği kuralı getirilmiştir.

Eşler Arasındaki Mal Rejimi bölümünde de yer alan kurallar dışında, bu rejimleri etkileyebilecek en önemli kurallardan biri de; kuşkusuz ki. Borçlar Kanununda bulunmaktadır. Nitekim Borçlar Kanununun 132. maddesinin 3. fıkrasında yer alan; “Nikah devam ettiği müddetçe karı kocadan birinin diğeri zimmetinde olan alacakları hakkında nniruruzaman( Zamanaşımı) ceryan etmeyeceği ve eğer ccryana başlamış ise inkitaa uğrayacağı” kuralı bunlardan biridir.

EMKR nin işleyişi sırasında eşlerin birbirleriyle olan ilişkilerini geniş ölçüde etkileyecek olan bu kuralların; konunun ayrıntılı olarak işlenmesi evresinde, işlevlerinin daha açıklıkla görüleceği söylenebilir.

Yasal Rejime İlişkin Hükümlerde Eşlerin Karşılıklı Durumlarını Belirleyen Kurallar

Eşlerin EMKR içindeki karşılıklı durumlarını belirleyen ana kural; TMK nun 223. maddesinde: “Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.” hükmüyle konulmuştur. Ancak bu kuralın uygulanmasında; TMK nun Eşler Arasındaki Mal Rejimi Bölünıü’ndc konulmuş diğer kuralların da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Şöyle ki:

Eşlerin Birbirlerine Zarar Vermeyecekleri Kuralı

Eşler aralarında uygulamayı kararlaştırdıkları EMKR ne ancak Olağanüstü Mal Rejimine geçmeyi gerektirecek şartların oluşmaması halinde devam etmek zorundadırlar. Bu şart dışında; her eş,  diğer eşin rızası olmadıkça, daha önce tabi olmayı kararlaştırmış oldukları mal rejiminden ayrılamaz. Keza; Olağanüstü Mal Rejimine geçmesinin gerekli olduğu durumlarda da EMKR’de kalmaya zorlanamaz. Bu hususlar, eşlerin birbirlerinin zararına olan davranışlarda bulunamayacakları kuralının bir sonucudur.

Nitekim; TMK’nun 206. maddesinde : “Haklı bir sebep varsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin, mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir” kuralı koyulmuştur. Mezkur maddede 5 bent halinde sayılan bu haklı sebeplerin ya da aynı şekilde diğer zorlayıcı şartların vukuunda eşlerden her biri, eşlerden herhangi birinin yerleşim yerinde bulunan yetkili ve görevli Aile mahkemesi ya da bu mahkemelerinin kurulmamış olması halinde de Asliye Hukuk Mahkemesi’nde mevcut EMKR’nun olağanüstü mal rejimine dönüştürülmesini isteyebilecektir. Yani haklı bir sebebin varlığı halinde ve özellikle de diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haciz edilmiş olması” veya “Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması” ya da “Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi” yahut “Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması” ve “Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması” durumlarında; mağdur olan eş; mahkemeden EMKR’nin olağanüstü mal rejimine dönüştürülmesini isteyebilecektir.

Boşanma Avukat Saim İncekaş, Adana.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.