Yargıtay Kararı: Y8HD, 30.06.2015, E. 2015/4832, K. 2015/14247

Ara 1, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Bankacılık işlemlerini içeren teknik hesaplamaya ilişkin denetime elverişli rapor alınmalıdır.

Davacı İddiası ve Talebi

Davacı Emine vekili, davacının 1973 den beri 40 yıldır aynı işyerinde çalıştığını, elde ettiği gelirini davalının aldığını ve değişik yatırımlar yaparak bankalara yatırdığını, davacının evlilik sonrası bir malvarlığı bulunmadığını açıklayarak 2002 yılı öncesi ve sonrasına ilişkin gelirleri yönünden fazlaya dair haklan saklı kalmak üzere
25.000 TL.nin davalıdan tahsilini istemiş, talebini harcını da yatırdığı 30.10.2014 tarihli dilekçe ile 305.769,03 TL katkı payı ve katılma alacağı olarak ıslah etmiştir.

Davalı Savunması

Davalı İbrahim vekili, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının mahkemenin 2005/993 Esas sayılı dosyasında görülen ve açılmamış sayılmasına karar verilen davada ortak birikimlerinden hemen hemen hakkının tamamını aldığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ederek sebepsiz zenginleşme arayışı içinde olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, TMK’nın 231 ve 236. maddeleri uyarınca davanın kabulü ile 305.769,03 TL katkı değer artışı ve katılım alacağı miktarının karar tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 30.12.1970 tarihinde evlenmiş, 21.09.2010 tarihinde açılan ve kesinleşen dava sonunda boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrığı (TKM’nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK’nın 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK’nın 202.m).

Dosya kapsamına göre davacının talebi, Garanti Bankası, Akbank, Ziraat Bankası ve T.C.Merkez Bankasında davalı adına açılan hesaplarda davacının katkısı da olduğu iddiası ile açılan katkı payı ve katılma alacağı niteliğindedir.

Mahkemece, banka hesapları ile ilgili hukukçu bilirkişiden alınan 27.08.2014 tarihli rapordan hareketle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Tarafların her ikisinin de evlenme tarihinden itibaren Almanya’da çalışarak gelir elde ettikleri açıktır. Dosyada dava konusu Ziraat Bankası ile ilgili bir hesap olmadığı belirlenmiş, T.C.Merkez Bankasındaki hesapların ilk açıldıkları 1985 yılından itibaren tüm hesap hareketleri getirtilmiş, diğer Akbank ve Garanti Bankasında bulunan hesaplarla ilgili 2010 yılı itibarıyla hesaptaki miktarlar bakımından cevaplar alınmış, davalı vekili tarafından bu hesaplara ait hesap ekstreleri de sunulmuştur.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanaklan münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki hususlar dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Taraf gelirleri, toplanan deliller ve TKM’nin 152.maddesi de gözetildiğinde davacının 01.01.2002 öncesi dönem için %30 katkı payı oranının bulunduğunun kabul edilmesi yerindedir. Yine 01.01.2002 sonrası dönemle ilgili yasa gereği artık değerin yarısı oranında davacının katılma alacağı hakkı olduğundan, davacının %50 orana
göre hak sahibi olacağı da açıktır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda ayrı ayrı bu oranları dikkate alması, %30 oranın katkı payı alacağı, %50 oranın ise katılma alacağı için geçerli olduğunu gözetmesi gerekirken, bu iki oranın toplanarak ortalama %40 oranın iki dönem için de hesaplamaya katılması hatalıdır.

Katılma alacağı, eklenecek değerlerden (TMK’nun 229) ve denkleştirmeden (TMK’nun 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malların (TMK’nun 219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçları çıktıktan sonra kalan artık değerin yarısı üzerinde (TMK’nun 231) diğer eşin alacak hakkıdır. (TMK’nun 236/1).

Davacının çalışarak elde ettiği geliri ile hesapların açılmasında katkıda bulunduğu, özellikle T.C.Merkez Bankasındaki hesapların birbiri ile ilişkileri, bir hesaptan bazen bir miktarının çekilerek yeni hesap açılarak bu durumun faizler de işletilerek 2007 yılma kadar devam ettirilmesi, bu durumun uzmanlık gerektiren teknik hesaplamayı gerektirmesi karşısında bir hukukçu bilirkişiden alınan raporla eksik inceleme ve denetime imkan vermeyen rapora dayanılarak hüküm kurulması da doğru değildir.

Mahkemece, davacının katkı payı ve katılma alacağının hesaplanabilmesi için öncelikle yukarıdaki davacının katkı payı ve katılma alacağı oranlarının çarpılacağı miktarlar bulunmalıdır. Bu miktarlar bulunurken, katkı payı alacağı için 01.01.2002 tarihi itibarıyla dava konusu yapılan Akbank’ta 90949 ve 90857 numaralı, Garanti Bankasında ise 6684989 ve 9195504 numaralı hesaplar ile T.C.Merkez Bankasında davalı adına 1985 yılından itibaren açılan ve 2007 yılı itibarıyla devam ettirilen tüm hesaplara ait hesap ekstrelerinin dosya arasına ilk açılış tarihlerinden itibaren eksiksiz getirtilmesi, dosyanın konusunda uzman bankacı, mali müşavir ve hesap bilirkişisine tevdi edilerek bu hesaplarda öncelikle 01.01.2002 tarihi itibarıyla bulunan ve katkı payı alacağı hesabında dikkate alınacak miktarın belirlenmesinin, ayrıca aynı hesaplarda birbiri ile ilgili irtibat, havale, para yatırma, çekme ve benzeri bankacılık işlemleri de gözetilerek mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla mevcut miktarların hesaplanmasının istenmesi, 01.01.2002 itibarıyla bulunan bu miktarda davacının %30 oranda katkı payı alacağının olduğunun, 01.01.2002 sonrası dönemle ilgili bulunacak artık değer hesabında 01.01.2002 itibarıyla bulunan miktarın hesapta düşülmesi gerektiğinin gözönüne alınması; artık değer kalması halinde bunun yarısı oranında davacının katılma alacağı hakkı bulunduğunun düşünülmesi, bulunacak miktarlardan döviz olarak tespit edilenlerin katkı payı alacağı için dava, katılma alacağı için karar tarihine en yakın TL değerinin dikkate alınması, bu miktarlar üzerinden davacının talebi ile tarafların kazanılmış haklan da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir.

Katkı payı ve katılma alacağı için ayrı hesaplama yapılmaması ve bankacılık işlemlerini içeren teknik hesaplamaya ilişkin denetime elverişli rapor alınmaması doğru olmamıştır. (Y8HD, 30.06.2015, E. 2015/4832, K. 2015/14247)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.