Yargıtay Kararı: Y8HD, 27.12.2011, E. 2011/6811, K. 2011/7727

Ara 1, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Kişisel mal üzerinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebinde bulunulamaz.

Yargıtay Kararı:

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı Bülent Gülcen vekili, evlilik birliği içinde edinildiğini açıkladığı üç adet taşınmaz ve iki adet aracın davalı Ayşe adına kayıtlı olduğunu ve vekil edeninin gerek evlilik öncesi gerek evlilik içindeki çalışarak elde ettiği gelirle edinildiklerini, ısrarı üzerine davalı adına tescil edildiklerini açıklayarak katkı paylarının aynen veya nakden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, değeri fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 135.000 TL olarak bildirmiş, isteğini 01.03.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile 354.698 TL’ye yükseltmiş, birleşen davanın ise reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalının Savunması

Davalı Ayşe Güldal Onat vekili, malların sadece davacının katkısı ile edinilmediğini, vekil edeninin de çalıştığını, ortak katkı ile edinilen malların taraflar adına tescillerinin yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise davalı Bülent adına tescilli bulunan iki adet taşınmaz ve iki adet araçla ilgili alımlannda vekil edeninin de katkısı bulunduğu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, davacı Bülent tarafından açılan asıl davada davalı adına kayıtlı üç adet taşınmaz ile iki adet araçtan dolayı katkı payı talebinin reddine, davalı Ayşe tarafından açılan ve birleşen dava dosyasında üç adet taşınmaz ve iki adet araçla ilgili katkı payı taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 04.09.1989 tarihinde evlenmiş, 04.02.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 31.05.2007 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (4721 sayılı TMK.nun 202.m). Dava konusu taşınmazlardan asıl davada dava konusu 535 parsel 10.11.1999, 6516 ada 1 parselde D/2 nolu dubleks mesken 13.09.1999, 1296 ada 43 parselde 35 numaralı mesken 07.12.1993, 35 CYF 12 plakalı araç 26.08.1998 ve 35 EDF 25 plakalı araç 09.03.1999 tarihinde evlilik içinde alınarak davalı Ayşe adına tapu ve trafikte tescil edilmişlerdir. Birleşen davada dava konusu 178 ada 18 parselde 14 nolu mesken 05.10.1998, 3194 ve 3195 parseller 20.10.1994, 35 CAC 30 plakalı araç 03.12.2001 ve 35 VF 763 plakalı araç 14.05.2002 tarihinde evlilik içinde edinilerek Bülent adına tapu ve trafikte tescil edilmişlerdir. Alım tarihleri itibariyle 35 VF 763 plakalı araç dışında taraflar arasında 743 sayılı MK.nun 170.maddesi hükmü uyarınca mal ayrılığı rejimi geçerli bulunmaktadır.  Tarafların bu araç dışındaki istekleri katkı payı alacağına ilişkindir.

Mahkemece Bülent vekili tarafından açılan asıl davanın, taşınmazlar ve araç bakımından davacının açıklamaları karşısında yapılan tescil işlemlerinin elden bağışlama niteliğinde olduğu kabul edilerek asıl davanın reddine karar verilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, asıl davanın dava dilekçesinde; “…davalının malların kendi üstüne yapılması hususundaki huysuzlukları ve ısrarcı tutumu karşısında evlilik düzeninin bozulmaması için bir kısım malları doğrudan doğruya eşinin üzerine kaydettirmiştir…”, davacı Bülent’in 13.09.2009 tarihli dilekçesinde ise; “…Alsancak Semtindeki aile konutumuzu… jest olarak eşimin adına tescil ettirdim. Aynı amaç ve düşüncelerle Çeşme’deki yazlık aile konutu, Urla’da aldığım bahçeli villayı da eşimin adına tescil ettirdim. Eşimin rahatlık ve huzur içinde olması bakımından iki otomobil alarak eşimin adına tescil ettirdim…” şeklindeki açıklamalar karşısında taşınmazlar ve araçlann davacı Bülent tarafından davalı Ayşe’ye bağışlandığının ve asıl davada dava konusu üç adet taşınmaz ve iki adet aracın davalının kişisel malı (TMK md 220/2.m) olduğunun kabulü gerekir.

Davacı Bülent tarafından davalı Ayşe’ye ait kişisel mal üzerinde mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak talebinde bulunulamayacağına, ancak bağıştan dönme koşullarının varlığı halinde bağışlananın iadesini isteyebileceğine (BK.m.244) göre mahkemece, bağıştan hareketle yazılı şekilde asıl davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir husus görülmediğinden davacı-birleşen dosyanın davalısı Bülent vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır. (Y8HD, 27.12.2011, E. 2011/6811, K. 2011/7727)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.