Yargıtay Kararı: Y8HD, 26.01.2015, E. 2015/117, K. 2015/1517

Ara 14, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Davacının İddiası ve Talebi

Asıl davada davacı Haşan Kurtboğan vekili, evlilik birliği içerisinde kooperatif yoluyla edinilen 1738 ada 28 parselde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüme katkısı sebebiyle 3/4 oranında tapu kaydının iptali ile adına tesciline, bunun mümkün bulunmaması
halinde ise değerinden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak şimdilik 10.000 TL sinin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş; 21.01.2013 tarihli harcı yatırılan ıslah dilekçesinde toplam alacak isteğinin 26.680 TL olduğunu bildirmiştir.

Davalının Savunması

Birleşen davada davacı-davalı Türkan Kurtboğan vekili ise; evlilik birliği içerisinde vekil edenin eşinin babası Yaşar Kurtboğan adına 370 ada 3 parsel de kayıtlı arsa üzerine katkıları ile 2 katlı bina yapıldığını, yapılan bu binanın daha sona eşi adına satış suretiyle devredildiğini halen eşi adına kayıtlı bulunan taşınmaza katkısı sebebiyle fazla hakkı saklı olmak üzere şimdilik 75.000 TL katkı payı alacağının, ayrıca yine evlilik birliği içerisinde bedeli taraflarca eşit olarak ödenmek suretiyle edindikleri 708 ada 40 parselde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölümün eşi adına tescil edildiğini, ancak eşinin daha sonra 29.8.1997 tarihinde 3. Kişiye satmış olduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 30.000 TL katkı payı alacağının, yine evlilik birliği içerisinde yaptıkları birikimlerinden 2005 yılında vekil edenin eşi(koca) tarafından eniştesi Vedat Yukarı’ya 10.000TL nin borç olarak verildiğini, bu paranın evlilik birliğine dönmediğini yarısı olan 5.000 TL nin vekil edenine ait olup tahsilini, yine asıl davada davacı eşin SGK dan emekli olmak için gerekli 10.000 Euro’nun, taraflarca Alman Bankasından çekilmiş olmakla yarı oranındaki 5.000 Euro’nun vekil edenine ait olup tahsilini, ayrıca evlilik birliği içerisinde 2002 yılı öncesinde edinilen paralardan 1990’lı yıllarda kocanın anne ve babasına, akrabalarına gerek vekil edeni tarafından gerekse davacı koca tarafından borç paralar verilmiş olduğunu bu paraların da yarı oranındaki kısımlarının tahsiline karar verilmesini istemiş, tüm talepler yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesini talep etmiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, asıl davada davacının (koca) tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, katkı payı yönünden kabulü ile 26.680 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, birleşen davada davacının (kadının); 5.000 TL katılma alacağı talebinin kabulüne karar tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, 708 ada 40 parselde kayıtlı taşınmazla ilgili talebin kabulü ile 30.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, fazlaya dair 82.500 TL katkı payı alacak hakkının saklı tutulmasına, bu hususta dava açmakta muhtariyetine, 370 ada 3 parselde kayıtlı 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin davanın kısmen kabulüne 51.524,40 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, 23.470,60 TL fazlaya dair katkı payı alacağının reddine, tarafların mal ayrılığı rejimine tabi olduğu 1.1.2002 tarihinden önceki dönemde gerçekleştiği ve üçüncü kişilerle ve kendi aralarında borç alacak ilişkisine yönelik davacı Türkan’ın 12.500 Euro alacak talebinin niteliği gereği bu dosyadan tefrikine karar verilmesi üzerine, asıl davanın davacısı Haşan Kurtboğan vekili tarafından hükmün tefrike ilişkin bölümü ile birleşen davada davanın kabulüne ilişkin bölümleri yönünden temyiz edilmiştir.

Taraflar 31.08.1980 tarihinde evlenmişler, Amtsgericht Mannheim Asliye(Aile) Hukuk Mahkemesi’nde 01.01.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin karann 10.10.2007 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlar, anılan Yabancı mahkeme ilamının Edime Aile Mahkemesi’nde açılan 2008/448-2009/298 Esas ve karar sayılı karann tanınmasına karar verilmiş, bu hüküm ise 21.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK’nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesi uyannca eşler arasmda mal aynlığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, evlilik birliği içerisinde edinilen paralardan 10.000 TL’nin asıl davacı-davalı koca tarafından eniştesine 2005 yılında borç olarak verildiği, bu paranın geri ödemesinin yapılmadığının dinlenen tanık beyanlarından anlaşılmasına, kaldı ki tarafların boşanmasına sebep olan olayların başında bu hususun geldiğinin belirlenmesine, edinilmiş mal olan paranın yarı oranındaki bölümünün TMK.nun 229 ve 231 maddesi hükümleri gereğince karşı davacı eşe (kadın) ait olduğuna göre asıl davanın davacısı Haşan vekilinin mahkeme kararının bu bölümüne ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile hükmün katılma alacağına ilişkin bölümü bakımından ONANMASINA,

Asıl davanın davacısı Haşan vekilinin taşınmazlara ve tefrik kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece, karşı davacı Türkan vekilinin 1.1.2002 tarihinden önceki döneme ait alacak borç ilişkisine yönelik talepleri bakımından genel
hükümlere tabi olduğu gerekçesiyle tefrik karan verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Dava konusu 370 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kerpiç ev ve dükkan niteliği ile kadastro yoluyla 3.5.1961 tarihinde davacının babası Yaşar Kurtboğan adına tescil edilmiş, daha sonra üzerine 29.1.1980 yılında başlayıp 1.11.1086 tarihinde biten inşaat ile 2 katlı bina yapılmış, 24.10.1996 tarihinde kat mülkiyetine geçilerek 1.kat 2 nolu mesken ve zemin kat 1 nolu mesken nitelikleri ile tapuda yine Yaşar Kurtboğan adına tescili sağlanmıştır. 1 .kat 2 nolu mesken kat mülkiyetine geçildiği tarihte (24.10.1996) kayıt maliki Yaşar Kurtboğan’dan satış suretiyle tapudan Haşan Kurtboğan adına devredilmiştir. Zemin kat 1 nolu mesken halen baba adına kayıtlı bulunmaktadır. 708 ada 40 parselde kayıtlı taşınmaz ise 23.2.1989 tarihinde satış suretiyle Haşan Kurtboğan adına tescil edilmiş, ardından evlilik birliği devamı sırasında 29.8.1997 tarihinde satış suretiyle 3. Kişiye tapudan devredilmiştir. Dava dilekçesinin içeriği ve dava konusu 370 ada 3 parselde kayıtlı 1.kat 2 numaralı meskenin 24.10.1996 tarihinde, 708 ada 40 parselde kayıtlı taşınmazın 23.02.1989 tarihinde edinilmiş olmasına göre dava, 743 sayılı TKM’nun 170. maddesi uyarınca mal ayrılığının geçerli bulunduğu dönemde edinilmiş taşınmazdan kaynaklanan katkı payı alacağı isteğine ilişkindir.

Her ne kadar karşı davacı kadın 370 ada 3 parselde kayıtlı taşınmazın 3. Kişi adına kayıtlı olduğu dönemde katkı sağlayarak arsa üzerine bina yapıldığını ileri sürerek alacak isteğinde bulunmuş ise de, anılan, taşınmaz daha sonra koca adına tapudan devredildiğinden, önceki döneme ilişkin de olsa katkısının ispatı halinde değerlendirilmesi gerekecektir.

Kural olarak, 743 sayılı TKM’nin yürürlükte olduğu; 01.01.2002 tarihinden önce eşler arasında yasal mal ayrılığının geçerli olduğu dönemde, karı ve kocanın diğerinden katkı payı karşılığında bir tazminat isteyebilmesi için mutlaka parasal veya para ile ölçülebilen maddi bir değer koymak suretiyle katkısının bulunması gerekir.

Somut olayda dosyadaki belge ve bilgilere göre, tarafların evlilik tarihinden malların edinildiği tarihlere kadar çalıştıkları anlaşılmaktadır. Saptanan bu durum karşısında tarafların taşınmazların edinilmesine katkılarının bulunduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar 743 sayılı TKM’nin 170. maddesine göre, eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğinden; uyuşmazlığın Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece yazılı şekilde 370 ada 3 parsel ve 708 ada 40 parseller bakımından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmadığı gibi dayanak alınan hukukçu bilirkişi raporu da somut ve
bilimsel verilerden uzak, Yargıtay yerleşik içtihatlarına aykırı ve tamamen afaki değerlendirmeleri içermektedir. Bu halde mahkemece, tarafların çalışmalarına ve gelirlerine ilişkin belgeler getirtilerek usulüne uygun biçimde tercümeleri yaptırılmalı, tarafların kayıtsız olarak da çalıştıkları anlaşıldığından bu dönemlerdeki gelirleri de belirlenmeli, bu hususta tanık beyanlarına başvurulmalı, evlenme tarihinden, taşınmazların edinildiği tarihe kadar tüm gelirleri ayrı ayrı toplanmalı, tarafların her birinin
sosyal statüleri, konumları ve mesleki kariyerleri gözetilerek yapabilecekleri kişisel harcamaları ayrı ayrı hesaplanmalı, asıl davada davacı kocanın 743 sayılı TMK.nun 152. maddesi gereğince evi geçindirme yükümlülüğü de gözetilerek her birinin bu
durum karşısında yapabilecekleri tasarruf miktarları ayrı ayrı saptanmalı, toplam tasarruf miktarı içerisindeki tarafların katkı oranları belirlenmeli, bu katkı oranının taşınmazların dava tarihi itibariyle belirlenen gerçek değeri ile çarpılması sonucu davacının katkı payı alacağı saptanmalı, evlilik birliği içerisinde edinilen ancak devamı sırasında 29.8.1997 tarihinde satılan 708 ada 40 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden TMK.nun 229 ve 230 maddesi hükümleri göz önünde bulundurulmalı, dosyanın bu
haliyle konunun uzmanı bir hukukçu ve bir mali müşavir veya muhasebeci bilirkişilere verilerek tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık gerekçeli rapor alınmalıdır.

Bu işlemlerden sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır. (Y8HD, 26.01.2015, E. 2015/117, K. 2015/1517)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.