Yargıtay Kararı: Y8HD, 24.05.2011, E. 2011/790, K. 2011/3077

Ara 2, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Eşlerden birinin diğerinden mal rejiminden kaynaklanan alacak isteğinde bulunabilmesi için talepte bulunulan mal veya değerin evlilik içinde edinilmiş olması gerekir.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı Süleyman Dizman vekili tarafından, davalılar Semra Tarsus ve Servet Özşen aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda dava konusu 766 ada 14 parselde 15 numaralı bağımsız meskenin muvazaalı olarak Servet’e devredildiğinin ispatlanamadığı, evlilik içinde alınan meskenin edinilmiş mal olduğu, tasfiye tarihindeki
değerinin yarısı oranında davacının katılma alacağı hakkı bulunduğu gerekçesiyle Semra aleyhine açılan katılma alacağı davasının kabulüne, tasfiye tarihindeki meskenin değeri olan 50.220 TL.nin yansı olan 25.110 TL.nin davalı Semra’dan tahsiline,davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm da-
valılardan Semra Tarsus tarafından temyiz edilmiştir.

Yargılama Neticesi

Dosya arasında bulunan kayıt ve belgelere göre; davacı Süleyman ile davalılardan Semra’nın 9.2.1994 tarihinde evlendikleri, 13.3.2003 tarihinde açılan boşanma davasının kesinleşmesiyle 12.9.2005 tarihinde boşandıkları, dava konusu 766 ada 14 parselde 5.kat 15 nolu meskenin 3.11.1998 tarihinde davacı Süleyman adına tapuda kayıtlı iken 20.3.2003 de (boşanma davası açıldıktan sonra) davalılardan Semra’ya tapuda devredildiği anlaşılmaktadır.

TMK.nun 225/2 maddesi uyarınca mal rejimi boşanma davasının açıldığı 13.3.2003 tarihinde sona ermiştir. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında tarihine kadar “mal ayrılığı” (743. Sayılı TKM.nin 170.m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal “edinilmiş
mallara katılma rejimi” geçerlidir (TMK.nun 202,4722 sayılı Yasanın 10.m.).

Davacı Süleyman dava dilekçesinde, dava konusu meskenin adına tapuda kayıtlı iken anlaşmalı boşanma karşılığı davalı Semra’ya devrettiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, 4.10.2010 tarihli yargılama oturumunda ise, taşınmaz değerinin yansının kendisine ödenmesini istediğini açıklamıştır. Mahkemece, bu istek katılma alacağı olarak değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Dava tarihi itibariyle tapu, davalı Semra tarafından diğer davalıya tapuda satılarak devredildiğine, Semra tapu maliki bulunmadığına göre tapu iptali ve tescil talebinin dinlenmesi mümkün değildir.

Diğer yandan mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan dava olarak değerlendirildiğinde mal rejiminin tasfiyesi sebebiyle eşler lehine ayın hakkı değil alacak hakkı doğduğuna göre yine bu isteğin dinlenme imkanı bulunmamaktadır. Davacı vekilinin 4.10.2010 tarihli yargılama oturumundaki isteği bakımından dava katılma alacağı olarak nitelendirilerek yazılı şekilde kabule karar verilmiş ise de, esasen dava
konusu mesken öncesinde davacı Süleyman adına tapuda kayıtlı iken 20.3.2003 tarihinde davalı Semra’ya tapuda devredildiğine göre meskenin davacı tarafından davalı Semra’ya bağışlandığının kabulü gerekir.

Somut olayda gizli bağış söz konusudur. Borçlar Kanununun 244 ve devamı maddeleri gereğince bağıştan rücuyu öngören usulüne uygun olarak harcı yatırılarak açılmış bir dava ve istek olmadığına, bağış sebebiyle Semra’nın kişisel malı olduğu anlaşılan mesken üzerinde davacının katılma alacağı hakkı da bulunmadığına göre katılma alacağı isteğinin yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır.

Bundan ayrı, eşlerden birinin diğerinden mal rejiminden kaynaklanan alacak isteğinde bulunabilmesi için talepte bulunulan mal veya değerin evlilik içinde edinilmiş olması gerekir. Eldeki davada dava konusu mesken davalı Semra tarafından 20.3.2003 tarihinde edinilmiş, eşler arasındaki mal rejimi ise boşanma davasının açıldığı 13.3.2003 tarihi itibarıyla sona ermiştir (TMK. m. 225/2). Mal rejimi sona erdikten sonra davacının davalıya devrettiği taşınmazla ilgili mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan katılma alacağı isteme imkanı bulunmamaktadır. Bu yönden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru değildir. (Y8HD, 24.05.2011, E. 2011/790, K. 2011/3077.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.