Yargıtay Kararı: Y8HD, 21.06.2011, E. 2010/7233, K. 2011/3613

Ara 13, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

İş akdinin feshi sebebiyle ödenecek olan ikramiyenin boşanma dava tarihi itibarıyla henüz tahsil edilmediğinin belirlenmesi halinde davalının tasarrufuna geçmemiş bir paranın tasfiyeye dahil edilmesi mümkün değildir.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı Serpil Kara vekili, evlilik birliği içinde edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen ve davalı adına kaydedilen 453 ada 140 parseldeki apartmanın 6 nolu meskenin alımında vekil edeninin ziynetlerini de satarak yardım ettiğini, meskenin değerinin yarısı ile davalının sözleşmesini feshederek işten ayrılması sebebiyle davalıya ödenecek olan ikramiyenin yarısının mal rejiminin tasfiyesi sebebiyle yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalının Savunması

Davalı Tevfik Akıllı vekili, davacının meskenin alımında katkısı olmadığını, meskenin vekil edeninin anne ve babasına ödenen tazminatlarla alındığını, ziynetleri de davacının yanında götürdüğünü açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile mesken sebebiyle 22.080 TL. ile iş akdinin feshinden dolayı davalıya ödenen ikramiye yönünden 5.540,06 TL. katılma alacağının karar tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 26.12.2003 tarihinde evlenmiş, 28.9.2006 tarihinde açılan dava sonucu boşanmalarına karar verilmiş, hüküm 13.04.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Eşler arasında boşanma davasının açıldığı tarihte mal rejimi sona ermiştir. (TMK.nun
225/son) Dava konusu 453 ada 140 parselde bulunan 6 nolu daire 27.1.2005 tarihinde, 4721 sayılı TMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde, edinilerek davalı adına tescil edilmiştir.

Dava konusu yapılan ikramiyenin ise alınan cevapta, davalının 102. topçu alayında görevli iken itibarıyla sözleşmesinin kendi isteği ile sona erdiği ve davalıya tahakkuk ettirilmesi gereken ikramiye tutarının 11.080,12 TL olduğu, cezaevinde tutuklu olduğu için ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.

Davacı tarafından ziynet eşyaları ile alımda katkıda bulunulduğu iddia edilmişse de, davacı tarafın bu konuda sadece iki fotoğraf ibraz ettiği, bu fotoğrafta görünen ziynetlerin meskenin alımında kullanıldığı konusunda herhangi bir delil veya belge sunmadığı, ziynetlerle ilgili bilgi veren tek tanık beyanının ise soyut ve hükme esas alınacak nitelikte bulunmadığı dikkate alındığında mahkemece meskenin alımında ziynetlerin kullanılmadığının kabulü yerindedir.

Meskenle ilgili davacının katılma alacağı isteği bakımından; davalı tarafından dava konusu meskenin anne ve babasına şehit olan kardeşi sebebiyle ödenen tazminatlarla alındığı savunulmuş ve mahkemece bu savunmanın ispat edilemediği gerekçede açıklanmış ise de; dosya kapsamı ve toplanan delillere, davalının sunduğu dekontlar ve banka hesap ekstrelerine göre davalının kardeşi sebebiyle ödendiği söylenen miktarlarla ilgili 24.4.2003 tarihinde davalının babası Mehmet Akıllı adına Ziraat Bankası Kozan şubesindeki hesaba EFT yapıldığı, bu hesabın aktarıldığı Türkiye iş Bankası Kozan şubesindeki Mehmet Akıllı’ya ait hesaptan dava konusu meskenin alındığı 1.2005 tarihinde 11.058,13 TL. çekildiğinin tespit edilmesi karşısında tanık beyanları da birlikte değerlendirildiğinde bu miktarın meskenin alımında kullanıldığının kabulü gerekir. Karşılıksız kazandırma niteliğindeki bu miktar TMK’nun 220/2.maddesine göre davalının kişisel malı sayılmalıdır. Katılma alacağının hesabında, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m. 236/1) tarafların katılma alacakları bulunduğu gözetilmelidir.

Ancak bu hesaplama yapılırken dava konusu meskenin alım tarihindeki piyasa sürüm değeri uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenerek, az yukarıdaki miktarın belirlenecek alım tarihindeki gerçek değer karşısındaki oranının davalının kişisel malı, kalan oranın ise katılma alacağı hesabında esas alınacak oran olduğu, bu oran ile meskenin tasfiye tarihindeki (karar
tarihine en yakın) değeri 44.160 TL’nin çarpımı sonucu bulunacak miktarın artık değer olup, artık değerin yarısı oranında da davacının katılma alacağı hakkının bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Mahkemece bu şekilde yapılacak hesaplama sonunda bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken davalının babası tarafından çekilen kişisel mal niteliğindeki miktar dikkate alınmadan meskenin tamamının artık değer kabul edilip
yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.

Bundan ayrı davalıya iş akdinin feshi sebebiyle ödenecek olan miktar da artık değer kabul edilerek yarısı oranında davacının katılma alacağı bulunduğu kabul edilmiş ise de, davalıya bu ikramiyenin tam olarak hangi sebeple ödendiği, bu ödeme sebebine göre TMK.nun 219.maddesi karşısında edinilmiş mal niteliğinde olup olmadığı, bu ikramiyenin ne zaman kime ödendiği, ödenen miktarın nerede (nafaka vb.) kullanıldığı araştırılarak açıklığa kavuşturulmamıştır. Mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da doğru değildir. Yapılacak araştırma sonunda boşanma dava tarihi itibarıyla henüz tahsil edilmediğinin belirlenmesi halinde davalının tasarrufuna geçmemiş bir paranın tasfiyeye dahil edilemeyeceği gibi ödenen ikramiyenin belirlenecek niteliğine göre tamamı veya bir kısmının TMK.nun 219.maddesi kapsamında edinilmiş mal olmadığının tespiti halinde de tasfiyeye dahil edilme imkanı bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince bozulmasına, (Y8HD, 21.06.2011, E. 2010/7233, K. 2011/3613)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.