Yargıtay Kararı: Y8HD, 20.03.2012, E. 2011/5844, K. 2012/1995

Ara 14, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Davalının bankadan çektiği konut kredisinin, boşanma davası açıldıktan sonra geri kalan ve davab tarafından ödenen taksitlerinin, dava konusu taşınmazın tasfiye tarihindeki (karar tarihine en yakın tarih) değerinden çıkartılması gerekir.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı vekili, Ankara Kırkkonaklar 27392 ada 2 parseldeki 2 numaralı dairenin evlilik birliği içinde edinildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 27.04.2009 tarihinde bakiye karar harcını yatırarak 24.02.2009 tarihli yargılama oturumunda da davasını ıslah edip, bilirkişi raporundaki miktara göre belirlenen 110.000 TL’nin yarısı oranında davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalının Savunması

Davalı vekili, söz konusu dairenin alımında vekil edeninin bekarlığındaki birikimleriyle, babasının ölümü nedeniyle kalan 40.000 TL ile ağabeyinin verdiği 20.000 TL ve Oyakbank’tan alınan kredinin kullanıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemece; tasfiye tarihindeki değer esas alınarak davacının artık değere katılma alacağı olan 26759,20 TL ile birlikte harç ve yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 3115,92 TL vekalet
ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya, reddedilen kısım olan 83240,80 TL üzerinden hesaplanan 9376,48 TL vekalet ücretinin ise, davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

Hükmün; reddedilen kısmı ve vekalet ücretine ilişkin bölümü davacı vekili, kabul edilen bölümü ile harç ve yargılama giderlerine yönelik bölümü ise davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 29.6.1996 tarihinde evlenmiş, 5.4.2006 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 17.11.2006 ta-
rihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Başka mal rejimi seçilmediğinden (4722 s.KK. m. 10) eşler arasında 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ise yasal edinilmiş mallara
katılma rejimi geçerlidir. (TMK.m.202) eşler arasındaki mal rejimi boşanma davasının açıldığı 05.04.2006 tarihinde TMK.nun 225/2. fıkrası gereğince sona ermiştir.

Tasfiyeye konu 2 numaralı daire edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 15.12.2005 tarihinde satın alınarak davalı kadın adına tescil edilmiştir. Dairenin … tarih, 2009/3918-5230 Esas ve Karar sayılı önceki bozma ilamında; “davanın kabulüyle 55.000 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ilişkin hükmün davalı vekilinin temyizi üzerine, özetle; “…davacı koca, davalı kadının edinilmiş malı üzerinden katılma alacağı (TMK.m.231) isteminde bulunmuştur. Mahkemece yapılacak iş; eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere davalı kadının edinilmiş malının (TMK. m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurmaktan ibarettir.

Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye anındaki başka bir anlatımla karar tarihine yakın bir
tarihte tespit edilecek değerleriyle hesaplama yapılarak açıklanan esaslar çerçevesinde inceleme yapılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekir.

Dosya içeriğine göre, davalının ağabeyi Berkay’m dairenin satın alımı sırasında yardım ettiği somut delillerle kanıtlanamamışsa da babalarından miras kalan 40.000 TL’nin davalının banka hesabına gönderildiğine ilişkin banka dekontu ve taşınmazın satın alımı sırasında bankadan kredi çekildiğine ilişkin belgeler dosya arasında bulunmaktadır. Bundan ayrı, davalı evlenmeden önce biriktirdiği parayı da taşınmazın alınmasında kullandığını ileri sürmüş, dosya arasına davalının banka hesap hareketlerine ilişkin belgeler getirilmiştir. Mahkemece, savunmada belirtilen bu hususlar göz önünde bulundurulmadan karar verilmesi doğru değildir.

Savunma doğrultusunda bildirilen deliller ve dosya arasına getirilen belgeler bir bankacı, bir hukukçu bilirkişilere inceletilerek rapor alınması, sunulan rapor iddia ve savunma doğrultusunda tartışılıp değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.” hususlarına değinilmiştir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine, delikleştirici adalet kuralı gözönünde tutulup, dosya arasına getirilen belgeler ve banka kayıtları bankacı ve hukukçu bilirkişilere inceletilerek rapor alındığına, davalının ağabeyi Berkay’ın gönderdiği ve banka hesabına yatırılan 40.000 TL davalıya ait miras varlığı değeri (TMK.nun 220/2.madde) ile davalının bankadan çektiği konut kredisinin, boşanma davası açıldıktan sonra geri kalan ve davalı tarafından ödenen taksitlerinin, dava konusu taşınmazın tasfiye tarihindeki (karar tarihine en yakın tarih) değerinden çıkartılarak kalan 53518,40 TL. artık değerinin yarısı olan 26759,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne doğru olarak karar verildiğine göre, davacı vekili ile davalı vekilinin hükmün esasına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının onanmasına,

Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin hüküm bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili 24.02.2009
tarihli yargılama oturumunda davasını ıslah ederek bilirkişi raporu doğrultusunda 110.000 TL’nin yarısı olan 55.000 TL katılma alacağı talebinde bulunduğuna, harcı yatırılan bu miktar üzerinden bozma öncesinde davanın kabulüne karar verilerek kabul hükmü davacı tarafından temyiz edilmediğine ve son hükümle de 26759,20 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, 55.000 TL. dava değerinin reddedilen 28240,80 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava
değerinin 110.000 TL olduğu kabul edilerek 83240,80 TL üzerinden fazla vekalet ücretine hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.

Davalı vekilinin hükmün harç ve yargılama giderlerine ilişkin bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; yukarıda açıklandığı üzere, dava kısmen kabul ve kısmen reddedildiğine göre, kabul ve reddedilen miktarlar gözetilerek ve oranlama yapılmak suretiyle yargılama giderlerinin davacı ve davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken harç ve yargılama giderlerinin tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin bölümünün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi uyarınca bozulmasına (Y8HD, 20.03.2012, E. 2011/5844, K. 2012/1995)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.