Yargıtay Kararı: Y8HD, 19.03.2012, E. 2011/4289, K. 2012/1927

Ara 3, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Zamanaşımı defi süresinde ileri sürülmelidir.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı vekili, tarafların 1980 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak üzerine iki katlı bina yapılan 112 ada 12 parsel üzerinde 1/2 oranında katılma alacağı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 30.000 TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği 25.03.2009 tarihli ıslah dilekçesiyle talebine 193.650 TL ilave etmiştir.

Davalının Savunması

Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, boşanma dosyasında tarafların her konuda anlaştıklarını, davacının kötü niyetli olduğunu, taşınmazın vekil edenin babasından bağış yoluyla geçmesine karşın tapuda sembolik bir bedelle satış gibi gösterildiğini, boşanma davasındaki anlaşma üzerine İskele Mahallesinde bulunan taşınmazı davacıya devretmek istemesine karşılık davacının bu yönde bir istekte bulunmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, 20.01.2011 tarihli oturum ve 21.01.2011 tarihli dilekçeyle TMK.nun 178.maddesi uyarınca ıslah dilekçesinin zamanaşımına uğradığını bildirmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın niteliği gereği taraflar arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığı bu nedenle ayın (mülkiyet) istenemeyeceğinden tapu iptali ve tescil talebinin reddine, davacının katılma alacağı talebinin kabulüne, uzman bilirkişi tarafından belirlenen 223.650 TL katılma alacağının dava tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 09.02.1989 tarihinde evlenmiş, 18.07.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 07.02.2008 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır.

Sözleşmeyle başka rejim seçilmediğinden (4722 s. K. m. 10) eşler arasında yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir (TMK. m. 202). Söz konusu mal rejimi, boşanma davasınm açıldığı tarihte sona ermiştir (TMK.nun 225/son). TMK.nun 235/1. maddesi hükmüne göre; mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır.

Tapu kaydına göre, dava konusu 112 ada 12 parsel 28.07.2004 tarihinde satış yoluyla davalı Sergül Ermiş adına tescil edilmiş, bilahare üzerine tek katlı ve 2 katlı iki adet bina yapılmıştır. Dava; tarihinde satın alınan ve üzerine bina yapılan taşınmaz nedeniyle TMK’nın 231.maddesi uyarınca istenen katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bozma
ilamından önce, uzman bilirkişi tarafından taşınmaz değerinin belirlenmesi üzerine, davacı vekili usulüne uygun olarak harcını yatırmak suretiyle davayı ıslah ederek talep miktarını artırmış, davalı vekilinin de katıldığı 23.03.2009 tarihli oturumda, ıslah dilekçesini tekrarladığını bildirmiş, davalı vekili aynı oturumda ıslah hususunu öğrenmiş olmasına karşılık salt bilirkişi raporuna itiraz etmiş, TMK.nun 178.maddesi uyarınca zamanaşımı definde bulunmamıştır. Her ne kadar bozmadan sonra davalı vekilinin ıslah dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği yönündeki itirazı üzerine, mahkemece 20.01.2011 tarihli oturumda ıslah dilekçesi davalı vekiline elden tebliğ edilmiş, davalı vekili aynı oturum ve takip eden 21.01.2011 havale tarihli dilekçeyle zamanaşımı defi ileri sürmüş ise de davalı vekilinin ıslah isteğini 23.03.2009 tarihinde öğrenmiş olması karşısında zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediği hususunda duraksamamak gerekir.

Davalı vekilinin açıklanan nedenlerle zamanaşımına yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, dava konusu taşınmazın yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınarak üzerine bina yapıldığı anlaşıldığına, taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki değeri uzman bilirkişi tarafından belirlendiğine ve mahkemece deliller takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, bu tür davalarda fedakârlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet kuralının da gözetilmesi gerektiğine göre yerinde olmayan davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün açıklanan nedenlerle onanmasına (Y8HD, 19.03.2012, E. 2011/4289, K. 2012/1927)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.