Yargıtay Kararı: Y8HD, 16.6.2011, E. 2010/6830, K. 2011/3477

Ara 13, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Davacı tarafın tapu iptali ve tescil istekleri kabul edilmediği takdirde alacağa hükmolunmasına ilişkin talebi davanın ıslahı niteliğinde bulunmaktadır.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı eş Gamze adına tescil edilen 246 ada 11 parselde kayıtlı 20 numaralı bağımsız bölümün boşanma davasının açıldığı tarihten sonra danışıklı (muvazaalı) olarak diğer davalı Ömer Pırtıcı’ya tapuda satış suretiyle devredildiğini açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile ‘A’şer payla vekil edeni ve davalı eş adına tapuya tescilini; yargılama aşamasında 15.4.2010 tarihli ve muhtelif tarihsiz dilekçelerle ise iptal ve tescil isteklerinin kabul edilmemesi halinde, eşit paylaşımla nizalı taşınmazın bilirkişi raporuyla belirlenen değerinin yarı payı ve nizalı taşınmazın iyileştirilmesi nedeniyle sarfedildiği belirtilen miktarın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalının Savunması

Davalılar vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın vekil edeni-davalı eşin evlilik öncesi edindiği evin satışından gelen parayla satın alındığını, kişisel mal olduğunu ve satış suretiyle diğer davalıya devredildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, edinilmiş mallara katılma rejimine konu taşınmaza ilişkin ayın talebinde bulunulamayacağı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı Serkan ile davalı Gamze 21.8.2006 tarihinde evlenmiştir. Kayseri 3.Aile Mahkemesinin 2009/475 Esas ve
2010/67 Karar sayılı dosyası temyize konu davanın yargılama oturumlarında incelenmiş ve 13.4.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulü ve hükmün 8.7.2010 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliğinin sona erdiği 11.10.2010 tarihli celsede zabta yazılmıştır.

TMK.nun 179. maddesine göre mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Başka bir mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, taraflar evlenme tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar TMK.nun 202. maddesine göre yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.

Dava konusu mesken vasıflı taşınmazın evlilik birliği içinde-taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli bulunduğu dönemde satın alma suretiyle davalı eş adına tescil edildiği ileri sürülmektedir. Dosya içinde mevcut tapu kayıtlarına göre, nizalı taşınmazın davalı eş adına satın alınma tarihi belirlenememekte ise de, davalı taraf da nizalı taşınmazın
alım tarihinin evlilik birliği içinde olduğu hususuna karşı koymamıştır. Dava konusu taşınmazın davalı Gamze vekili tarafından 17.2.2009 tarihinde diğer davalı Ömer Pırtıcı’ya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.

Davacı, evlilik birliği içinde edinilen ve davalı eş adına tescil edilen taşınmazın diğer davalıya satışla devrinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ortak paylarla eşler adına tescilini talep etmiştir. Edinilmiş mallara katılma rejimi süresince edinilen mallarda eşler ayni hak sahibi değildir. Davacı tarafın talebi edinilmiş mal olduğu ileri sürülen taşınmazın 3. kişiye satış ve devrine ilişkin tapu kaydının iptali ile adına da tescili isteğini içerir.

Edinilmiş mallara katılma rejimi süresince edinilen mallarda eşlerin alacak hakkı söz konusu olduğuna göre iptal ve tescil isteğine ilişkin talebin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamıştır. Ne var ki; davacı yargılama safhasında talebini terditli hale getirmiş ve iptal tescile ilişkin davanın kabul edilmemesi halinde alacak isteğinde bulunmuştur. HUMK.nun 83 ila 90.maddeleri arasında düzenlenen ıslah müessesesi ile karşı tarafın muvafakatına bağlı kalınmaksızın iddia ve savunmanın değiştirilebileceği veya genişletilebileceği hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafın tapu iptali ve tescil istekleri kabul edilmediği takdirde alacağa hükmolunmasına ilişkin talebi davanın ıslahı niteliğinde bulunmaktadır.

Mahkemece yapılacak iş; öncelikle tarafların boşanma dosyasının ve nizalı taşınmazın davalı eş adına satın alınma tarihlerini ve intikalleri gösterir şekilde tapu kayıtlarının getirtilerek dosya arasına konulması, davacı tarafa talep olunan miktara göre hesaplanacak ıslah harcının yatırılması için süre tanınması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde alacak isteğine ilişkin taraf delillerinin toplanılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre katılma ve değer artış payı alacağı ile faiz taleplerine ilişkin olarak hüküm kurulmalıdır. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına (Y8HD, 16.6.2011, E. 2010/6830, K. 2011/3477)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.