Yargıtay Kararı: Y8HD, 15.09.2015, E. 2015/4100, K. 2015/16373

Kas 29, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Davacının İddiası

Davacı-birleşen dosya davalısı Ahmet Çınar vekili, ayrıntıları dava dilekçesinde yazılı iki taşınmaz, bir araç, yurt içi ve yurt dışı banka hesaplan, fon hesapları, hisse senetleri, kiralık kasa vb. maddi değerler ile ev eşyaları üzerinde toplam katkı payı (edinilmiş mal) alacaklannın belirlenerek şimdilik 33.000 TL.nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 09.11.2010 havale tarihli dilekçe ile bir kısım mal varlığı ile ilgili taleplerini ıslah ederek talebini toplam 141.500 TL’ye yükseltmiş, birleşen dosyada ise vekil edeni aleyhine açılan davanın kesin hüküm ve dava konusu mallann kişisel mal olmalan nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Davalının Savunması

Davalı-birleşen dosya davacısı Günseli vekili, adına kayıtlı tüm mallan kendi birikimleriyle aldığını, davacının, hiçbir katkısının bulunmadığını açıklayarak reddi savunmuş, birleşen davada ise, vekil edeninin yurtdışmdaki çalışmasından yüksek gelir elde ettiğini, erkeğin ise genelde ücretsiz izinde olup, düşük geliri olduğu, kazancı ile toplam 4 adet taşınmaz edinildiğini açıklayarak erkeğin adına tapuda kayıtlı bulunan Mersin Mahmudiye mahallesinde 4/7 hisseli dükkan için 15.000 TL, Kargıpmar’ındaki yazlık için 42.500 TL olmak üzere toplam 57.500 TL (katkı payı) edinilmiş maldan doğan alacağımn dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiş, 22.11.2010 tarihli dilekçe ile talebini Mahmudiye mahallesindeki taşınmaz yönünden 30.000 TL’ye yükseltmiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, asıl dava yönünden; Çankaya Sancak Mahallesindeki taşınmazla ilgili talebin kısmen kabul kısmen reddine, 42.580,00 TL alacağın, 20.000,00 TL’si yönünden davanın açıldığı 26.06.2007, 22.580,00 TL’si yönünden ıslah tarihi olan 09.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazla talep edilen 77.420,00 TL’nin reddine, Mühye’de bulunan taşınmazla ilgili taleple bağlı kalınarak 17.500,00 TL alacağın, 10.000,00 TL’sinin 26.06.2007 tarihinden kalan 7.500,00 TL’si yönünden ıslah tarihi olan 09.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, 06 DR 910 plakalı araç yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1.862,87 TL’nin 1.000 TL’si yönünden 26.06.2007 tarihinden, 862.87 TL yönünden 09.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla talep edilen 137,14 TL’nin reddine Paris’e götürülen eşyalarla ilgili davanın reddine, Yurt içi ve yurtdışı banka hesapları, fon hesapları, hisse senetleri ve kiralık kasa yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, paralar ile ilgili talepler yönünden davanın kısmen kabulü ile taleple bağlı kalınarak; 1.000 TL’nin davanın açıldığı 26.06.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Fon hesaplan, hisse senetleri ve kiralık kasa yönünden davanın reddine, Birleşen Ankara 3. Aile Mahkemesi’nin 2010/1547 Esas sayılı dosyası yönünden; dosya davacısının 4. Aile Mahkemesi’nin 2007/54 Esas sayılı dosyasında aynı konuda açmış olduğu davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm asıl dosya bakımından davacı-birleşen dosyada davacı Ahmet Çınar vekili, hem asıl hem birleşen dosya bakımından davalı-birleşen dosyada davacı Günseli vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 28.08.1996 tarihinde evlenmiş, 18.01.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 19.11.2009 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki başka bir mal rejimi seçilmediğinden, evlilik tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m), 01.01.2002 tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK md 225/2) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçenidir (TMK md 202).

1-Dosya kapsamına dava evrakı ile yargılama tutanaklan içeriğine, mahkemece deliller doğru şekilde değerlendirilerek karar
verildiğine, dosya arasında bulunan banka yazılan, hesap ekstreleri ve hesaplar üzerinde usule uygun yapılan inceleme sonucu alman bilirkişi raporu doğrultusunda boşanma dava tarihi itibarıyla mevcut edinilmiş mal olarak tespit edilen 28.752,38 TL’nin yansı 14.376.19 TL katılma alacağı olduğu belirlenmekle beraber taleple bağlı kalınarak hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmadığına göre asıl davadaki hükme yönelen davacı birleşen dosya davalısı Ahmet Çınar vekilinin tüm, davalı-birleşen dosya davacısı Günseli vekilinin ise aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair temyiz itirazlannın reddine,

2- Davalı (birleşen dava davacısı Günseli Güven’in asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; a)- 16.04.2001 tarihinde kadın adına edinilen Sancak mahallesi 25346 ada 15 parselde 4 numaralı meskenle. 1997 yılında edinildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan 06 DR 910 plakalı araçla ilgili erkeğin vekilinin talebi katkı payı alacağına yönelik olup, Mahkemece alman bilirkişi raporları doğrultusunda taraf gelirleri ile tasarruf miktarlarına göre yapılan hesaplama neticesi erkeğin katkı oranı % 21.29 olarak kabul edilmiş, asıl dosyadaki dava tarihi itibarıyla 200.000 TL değerdeki mesken ve 8.750 TL değerdeki araç bakımından erkeğin lehine 42.580 TL ve 1.862.87 TL. katkı payı alacağına hükmedilmiştir. Mesken ve araçla ilgili katkı payı alacağı hesabında dava tarihindeki piyasa sürüm değerinin dikkate alınması doğrudur.

Ancak tarafların katkı oranları hesabında dikkate alınan gelirler dosyada bulunan belgelere uygun düşmemektedir. Hükme esas alınan 12.12.2014 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taraf gelirlerinin, içinde mali müşavirin de yer aldığı 30.05.2013 tarihli rapor doğru kabul edilerek, bu rapordaki taraf gelirlerinin dikkate alındığı, gelirlere ilişkin itirazların dikkate alınmadığı görülmektedir. Dosyada erkeğin gelirlerinin ve ücretsiz iznine ait bilgilerin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü ve Ankara Valiliği Defterdarlık Sağlık Kurumlan Saymanlık Müdürlüğü tarafından, kadının gelirleri ise Dışişleri Bakanlığı Personel Dairesi Başkanlığının 25.02.2009 tarihli cevabi yazısında bildirilmiştir. Aynca taraf gelirleri ile ilgili kurumlardan diğer dosyalar sebebiyle alınmış yazılar, ekinde belgeler, İdare Mahkemesi dosyasında da kadına ait fazla ödemeler sebebiyle bordro bilgileri de bulunmaktadır. Tüm bu belge ve bilgiler değerlendirildiğinde kadının gerek yurt içi gerekse yurtdışında geliri (maaş vb.) olduğu, erkeğin ise maaş ve döner sermaye ödemesi dışında başka gelirini ispat edemediği açıktır.

Hükme esas yapılan ilk rapordaki bilirkişi kurulunun ekindeki hesaplamalarda erkeğe ait bordrolar ve gelirler doğru değerlendirilmiş ise de, kadına ait yurt dışı gelirlerin hiç hesaba katılmaması, hesaplamaya esas yurt içi gelirler ise virgülün yanlış yerden atılarak çok düşük hatalı miktarlarla hesaba katılması, erkeğin ise evlenme tarihi itibarıyla gelirleri dikkate alınması gerekirken 1996 yılı Ocak ayından itibaren gelirlerinin de gözetilmesi sebebiyle özellikle kadına ait tasarruf miktarı ve dolayısı ile katkı oranı çok düşük kalmıştır.

Bilirkişi raporunda 1996 yılı 9. ayında erkeğin geliri 40.465 TL iken aynı dönemde kadının 596.042 TL olması gereken maaşı 596.04 olarak, yine 1998 Ocak aymda erkeğin maaşı 115.405 TL iken kadının geliri 1.208.360 TL olması gereken maaşı 1.208,36 TL olarak hatalı ve düşük şekilde alınmış, bu hataya mütemadiyen devam edilmiş, yine bu dönemlerdeki kadının yurtdışı gelirleri ise hiç dikkate alınmamıştır. Hatalı miktarlar özellikle bordroların incelenmesinde net şekilde ortadadır. Bu açıdan taraf gelirlerinin hatalı alınması sebebiyle TKM’nin 152. maddesi de birlikte gözetildiğinde kadın aleyhine yanlış tasarruf miktarları bulunmuş, katkı oranı da yanlış hesaplanmıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, mesken ve araçla ilgili katkı oranının doğru olarak bulunabilmesi için dikkate alınacak taraf gelirlerinin doğru şekilde dikkate alınması, TKM’nin 152. maddesindeki erkeğin evi geçindirme yükümlülüğü de gözetilerek tarafların gerçek tasarruf miktarlarının bulunması, yukarıdaki açıklamalar karşısında taraf gelirleri hatalı değerlendirildiğinden doğru değerlendirme ve hesaplama için konusunda uzman bankacı, mali müşavir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan yeniden denetime esas gerekçeli ve dosyadaki bilgilere uygun rapor alınması, doğru gelirler gözetilerek erkeğin katkı oranının bulunması, ondan sonra mesken ve aracın yukarıdaki dava tarihi itibarıyla tespit edilen piyasa sürüm değerleri ile çarpılarak erkeğin katkı payı alacağının belirlenmesi olmalıdır. Hatalı gelirler üzerinden bulunan ve katkı payı alacağında dikkate alınan erkeğin % 21.29 katkı oranı yüksektir,

b)- 03.02.2003 tarihinde kadın adına alman Mühye köyü 573 parseldeki taşınmazın 62/3481 payı ile ilgili erkeğin talebi ise katılma alacağıdır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda usul ve yasaya uygun şekilde taşınmazın 62/3481 payının karar tarihine en yakın piyasa sürüm değeri 136.400 TL üzerinden katılma alacağı yan oranda doğru şekilde 68.200 TL olarak belirlenmiş, ıslah edilen miktarla bağlı kalınarak 17.500 TL üzerinden hüküm kurulmuş olması yerindedir. Ancak katılma alacağı davalarında hükmedilen miktara karar tarihinden geçerli olmak üzere yasal faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde dava ve ıslah tarihleri itibarıyla kadının aleyhine yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

3- Birleşen dosyada verilen hükümle ilgili davalı-birleşen dosya davacısı Günseli vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkeme birleşen dosyada, Günseli vekilinin daha evvel açtığı davanın feragat sebebiyle redle sonuçlandığını ve feragatin kesin hüküm teşkil ettiği, yeniden açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Feragatin yapıldığı ve kesin hüküm olarak kabul edilen Ankara 4. Aile Mahkemesi’nin 2007/54 Esas sayılı dava dosyasında Günseli tarafından Ahmet Çınar aleyhine mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak davası açıldığı, davacı Günseli vekilinin 13.06.2007 tarihli yargılama oturumunda davadan feragat ettiğini bildirmesi üzerine Mahkemece feragat sebebiyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir HMK md 303/1 göre “…hükmün, diğer davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. .Somut olayda Mahkemece kesin hüküm olarak nazara alınan Ankara 4. Aile Mahkemesi’nin 2007/54 Esas sayılı dava dosyasındaki talebin, 18.01.2007 tarihli dava dilekçesindeki “boşanma nedeniyle taraflar arasındaki edinilmiş mallara katılma rejiminin (yasal mal rejiminin) sona erdirilmesi” şeklindeki açıklaması, dava açılan mal varlığının belirtilmemesi, her ne kadar 18.04.2007 tarihli oturumda dava ettikleri malların cinsi ve nitelikleri ile ada parsel numaralarının bildirileceği belirtilmiş ise de bir açıklama yapılmadan davadan sonraki celsede feragat edilmiş olması, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu sırada edinilen mal varlığı ile ilgili açılan davada ancak değer artış payı ve katılma alacağı istenebilmesi, çalışarak elde edilen gelirin de yasa gereği edinilmiş mal sayılması gerektiği düşünüldüğünde davadaki talebin katılma alacağına yönelik olduğu kabul edilmelidir.

Eldeki davadaki talep ise Erdemli Kargıpınarı mahallesinde 27 ada 28 parseldeki 1 ve 2 nolu meskenler 13.08.2003 tarihinde erkek adına edinildiklerinden katılma alacağı, Mersin Mahmudiye mahallesi 83 ada 89 parseldeki dükkanın 4/7 hissesi ise 17.02.1999, 26.01.1999 ve 28.12.2001 tarihlerinde taraflar arasında mal ayrılığı rejimi geçerli iken erkek adına edinildiğinden katkı payı alacağı niteliğindedir. Bu durumda yukarıdaki açıklamalar, her iki dava dosyasındaki talepler ve eldeki dosyada dava konusu yapılan taşınmazların edinme tarihleri dikkate alındığında Kargıpınarı mahallesindeki 27 ada 28 parselde 1 ve 2 numaralı meskenler bakımından kesin hüküm sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması yerindedir. Ancak, Mahmudiye mahallesi 83 ada 89 parseldeki dükkanın 4/7 hissesinin edinme tarihi itibarıyla mal ayrılığı rejimi geçerli olduğundan katılma alacağı isteğinde bulunma imkanı olmadığı gibi, davacı Günseli’nin eldeki dosyadaki talebi de katkı payı alacağına ilişkin bulunduğundan, kesin hüküm kabul edilen dosyada ise talep katılma alacağına yönelik olduğundan, her iki dosyadaki hukuki sebebin farklı olması nedeniyle kesin hükmün bu taşınmaz için uygulanması mümkün değildir. Mahkemece 83 ada 89 parseldeki dükkanın 4/7 hissesi ile ilgili katkı payı alacağı talebi bakımından yapılması gereken iş;iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerini toplamak, asıl dava dosyasında toplanan taraf delillerini de gözönünde bulundurmak, dava konusu 4/7 hissenin edinilmiş mal veya kişisel mal olup olmadığı üzerinde de durmak, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır. Bu taşınmazdaki hisselerle ilgili katkı payı alacağına yönelik talebin kesin hükümden reddi doğru olmamıştır. (Y8HD, 15.09.2015, E. 2015/4100, K. 2015/16373)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.