Yargıtay Kararı: Y8HD, 14.07.2011, E. 2011/3344, K. 2011/4249

Ara 14, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı – davalı Müge Serim vekili dava dilekçesinde; vekil edeni ile davalı Etem Çağlar’ın Karşıyaka 1. Aile Mahkemesinin 20.4.2007 tarih ve 2007/343 Esas, 2007/353 Karar sayılı kararıyla boşandıklarını, boşanma kararının kesinleştiğini, vekil edeni ile davalının ortak olarak iştur Yapı Kooperatifine üye olduklarını, Çeşme’deki bu kooperatiften yazlık villayı aldıklarını, boşanacakları sırada vekil edeninin adına bulunan yarı kooperatif payını 26.6.2003 tarihinde davalıya devrettiğini, kooperatif
kayıtları incelendiğinde durumun ortaya çıkacağını, daha sonra davalının vekil edeni tarafından devredilen kooperatif payı ile kendi adına bulunan kooperatif payını birlikte kardeşi Fatma Çağlar’a 30.3.2007 tarihinde devrettiğini, bununda aynı tarihte
müşterek kardeşleri olan Ayşe Çağlar (Kavadar)’a muvazaalı olarak devrinin yapıldığını, yapılan tüm işlemlerin muvazaalı olduğunu, mal kaçırmak amacına yönelik bulunduğunu, kooperatif payı ile davalı adına bulunan 35 CNP 39 plakalı aracın alınmasına katkısı bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak koşuluyla 6000 TL katkı payı alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalının Savunması

Davalı – karşı davacı Etem Çağlar vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın yersiz olduğunu, reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, harcı yatırmak suretiyle açtığı karşı dava dilekçesinde ise, dilekçede belirttiği 40 kalem ev eşyasından dolayı 37225 TL katkı alacağının davacı – karşı davalı Müge’den alınmasına karar verilmesini istemiş, ancak 27.10.2008 günlü yargılama oturumunda karşı davaya ilişkin isteklerini atiye terk ettiklerini bildirmiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, “Etem tarafından açılan ve atiye terk edilen karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, kooperatifte davacı – karşı davalı adına bulunan kooperatif payının 26.6.2003 tarihinde satış yoluyla davalı kocaya devrettiği, BK. nun 234. ve devamı maddeleri gereğince yapılan bu satış ve devrin bağış niteliğinde bulunduğunun kabulü gerektiği, BK. nun 244. maddesi uyarınca bağıştan rücu konusunda açılmış bir dava ve istekte bulunmadığı, böylece davacı Müge’nin kooperatif üzerinde herhangi bir hakkı kalmadığı, aracın ise davalının kişisel malı niteliğinde olduğu gerekçesiyle her iki istekle ilgili davanın reddine” karar verilmesi ve hükmün davacı – karşı davalı Müge Serim vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairenin 20.1.2011 gün ve 2010/4021 Esas, 2011/155 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti.

Davacı Müge Serim vekili bu sefer, 30.3.2011 tarihli karar düzeltme dilekçesiyle vekil edeninin her iki isteğe katkısının bulunduğunu, işin bağıştan rücu ya da bağışla bir ilgisinin bulunmadığını, haksız ve yersiz bir değerlendirme yapıldığını, değerlendirmede hataya düşüldüğünü açıklayarak hukuka aykırı bulunan onama kararının kaldırılmasıyla yerel mahkeme
hükmünün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava, kooperatif üyeliği ile araç alımından kaynaklanan edinilmiş mallara katılma payı alacağına ilişkindir. Taraflar
8.8.1987 tarihinde evlenmişler, Etem Çağlar tarafından Karşıyaka 1. Aile Mahkemesinde 17.4.2007 tarihinde açılan ve 20.4.2007 tarihinde kabulle sonuçlanan anılan mahkemenin 2007/343 Esas ve 2007/353 Karar sayılı kararıyla boşanmışlardır. Bu durum karşısında eşler arasında evlenmenin yapıldığı 8.8.1987 tarihinden 4721 sayılı TMK. nun yürürlüğe girdiği 1.1.2002 tarihinde kadar 743 sayılı TKM. nun 170. maddesi gereğince mal ayrılığı rejimi, taraflar başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden 1.1.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 17.4.2007 tarihine kadar ise, yasal mal rejimi olarak kabul edilen edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.m.202).

TMK. nun 225/2. maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı … tarihinde eşler arasındaki mal rejimi sona ermiştir. TMK. nun 179. maddesi uyarınca; “..mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır.” Eşler 11.8.1997 tarihinde S.S.Yeni – İş – Tur Konut Yapı Kooperatifine …şer pay oranında üye olmuşlardır. Davacı – davalı Müge Serim, kooperatifte bulunan V2 paya ilişkin üyelik hakkını 26.6.2003 tarihinde dava dilekçesinde belirttiği gerekçeyle davalı – karşı davacı eşi Etem Çağlar’a devretmiştir.

Etem Çağlar’da … tarihinde kardeşi Fatma Çağlar’a, Fatma Çağlar’da 30.7.2007 tarihinde müşterek kardeşleri bulunan Ayşe Çağlar (Kavadar)’a devrettiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Kural olarak davacı – karşı davalı Müge’nin 26.6.2003 tarihinde sözü edilen kooperatifte bulunan V2 payını davalı – karşı davacı kocasına devretmesi; BK. nun 234. ve devamı maddeleri gereğince bağış niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Yapılan bu bağış gizli bir bağıştır. Mahkemenin ve Dairenin bu yöndeki görüşü maddi bir hataya dayalı değildir. Ne var ki, 6.10.2008 tarihli yargılama oturumunda dinlenen tanık Tuncay Akçay beyanında; “…davacı – karşı davalı Müge’nin ev hanımı olduğunu, davalı – karşı davacının ise Delta adlı denizcilik işletmesinde çalıştığını, yabancı bir şirket olması nedeniyle davalının iyi maaş aldığını, kooperatif aidatlarının tamamının davalı tarafından ödendiğini, davalıyı tanıdığında Ford marka küçük bir otomobili olduğunu, ablasının bu otomobili kendisine verdiğini, bunu davalıdan duyduğunu, otomobil konusunda başka bir bilgisinin olmadığını, 2003 yılında davacının, kooperatifteki %50 payını davalıya devrettiğini, o sırada yanlarında olduğunu, taraflar arasında para alışverişini görmediğini, kooperatif binalarının üyelere (kaba inşaat) halinde teslim edildiğini, ferdi mülkiyete geçilmediğini, kaba inşaat halinde teslim alınan yerlerin sahipleri tarafından kendi imkanlarıyla tamamlandığını…” açıklamıştır.

Öte yandan, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı – karşı davacının ilk edindiği araç, 35 KPK 05 plakalı araç olduğu, bu aracın 29.11.1997 tarihinde satın alındığı, daha sonra bunun 2002 yılında satılması ve kredi kullanılmasıyla onun yerine 3.9.2002 tarihinde 06 ZY 86 plakalı Ford marka aracı aldığı, daha sonra bu araçta satılarak en son dava konusu yapılan 35 CNP 39 plaka sayılı Fiat G. Punto marka aracı aldığı anlaşılmıştır. 35 CNP 39 plakalı aracın tescil tarihi 29.5.2006’dır. Var olan önceki araç satılırken yenisi alındığında eski aracın bedeli ile birlikte kredi çekilmek suretiyle yapılan ekleme sonucu yeni aracın alındığı görülmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı – karşı davalı tarafından kooperatifte bulunan %50 paya ilişkin üyelik hakkının 26.6.2003 tarihinde davalı – karşı davacı … devretmesinin gizli bağış niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu konuda bir duraksama söz konusu değildir. Ne var ki, tanık Tuncay Akçay’ın beyanına göre, kooperatif evleri “kaba inşaat” şeklinde hak sahiplerine teslim edilmiştir. Yani bağış sadece devrin yapıldığı 26.6.2003 tarihindeki kaba inşaat durumuyla sınırlıdır. Bağıştan sonra kaba inşaatın tamamlanması için davalı – karşı davacı Etem tarafından yapılan her türlü iyileştirmeler karşılığı yapılan harcamaların edinilmiş maldan kişisel mala yapılan katılma alacağı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Dairenin kararında dayandığı gerekçe bu yönüyle yanılgıya dayalıdır. Dolayısıyla bu edinilmiş maldan kişisel mala yapılan katkının yarattığı değer artışı da göz önünde tutulmalıdır. Bu tür alacak üzerinde TMK. nun 227, 231 ve
236. maddeleri gereğince davacı Müge’nin %50 oranında alacak hakkı söz konusudur.

Bundan ayrı, davalı Etem’in sahip olduğu 35 KPK 05 plakalı araç kişisel malı olup, 2002 yılında bunun satılmasıyla elde edilen para TMK. nun 220/1. fıkranın 4. bendi gereğince kişisel mal yerine geçen değerdir. Davalı bu aracın bedeliyle birlikte kredi
çekilmek ve eklenmek suretiyle 3.9.2002 tarihinde 06 ZY 86 ve daha sonra da bu aracın satılması ve kredi kullanılması yoluyla en son 35 CNP 39 plakalı aracın alındığı dosya kapsamıyla sabittir. Kullanılan krediler yasal mal rejiminin geçerli olduğu dönemde çekildiğinden kredilerin geri dönüşüne ilişkin taksitlerin edinilmiş mallardan karşılandığının da kabulü gerekmektedir.
Ancak, bu durumda davalı karşı davacının ilk araçtan edindiği kişisel mal yerine geçen değerin hesapta göz önünde tutulması gerekir. Öyle ise, davacı – karşı davalının bu edinilmiş mallar üzerinde de TMK. nun 231 ve 236. maddeleri gereğince yarı oranında edinilmiş mallara katılma alacağı söz konusudur.

Yine Dairenin onama kararı bu yönüyle de maddi yanılgıya dayalıdır. Açıklanan nedenlerle maddi yanılgıya dayalı bulunan Dairenin 20.01.2011 tarih 2010/4021 Esas ve 2011/155 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verilip açıklandı, işin esasının incelenmesine geçildi. Şu halde, davacı tarafından devredilen V2 kooperatif payının devir tarihi olan 26.6.2003 tarihindeki evin kaba inşaatının gerçek maliyeti keşfen ve uzman bilirkişiler aracılığıyla saptanmalıdır. Saptanan bu gerçek bedelin bağıştan kaynaklanan davalı – karşı davacının kişisel malı olduğu düşünülmelidir. Ondan sonra davalı – karşı davacı Etem tarafından eve yapılan iyileştirmelerin hesabının da çıkartılması, bulunan bu miktarın edinilmiş maldan kişisel mala
yapılan katkı olduğunun kabulü ve bunun evde yarattığı değer artışının da göz önünde tutulması ve hesabın buna göre yapılması gerekmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere araçlar için de aynı durum söz konusudur. İkinci aracın alındığı 3.9.2002 tarihinden itibaren alınan üçüncü araçta dahil olmak üzere alım bedellerine kredi yoluyla yapılan katkılar edinilmiş maldan karşılandığından davalı karşı davacının ilk araçtan elde ettiği paranın kişisel mal olduğunun göz önünde tutulmasıyla krediden karşılanan paranın edinilmiş maldan karşılandığının sayılması (kredilerin kişisel maldan karşılandığı ileri sürülmemiştir) ve yapılacak hesaba göre, 14 payın davacı – karşı davalıya ait olduğunun düşünülmesi gerekmektedir. O halde, öncelikle kaba inşaatın devir tarihindeki seviyesinin uzman bilirkişi inşaat mühendisi aracılığıyla belirlenmesi, ondan sonra bir hukukçu, bir mali müşavirden kurulu bilirkişi heyetine dosya verilerek az yukarıda belirtilen olgular doğrultusunda gerekli hesabın
yapılması, tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş bulunması doğru değildir. (Y8HD, 14.07.2011, E. 2011/3344, K. 2011/4249)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.