Yargıtay Kararı: Y8HD, 11.07.2011, E. 2011/3673, K. 2011/4096

Ara 2, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Mahkemece taşınmaza ilişkin borç bulunup bulunmadığının saptanarak taşınmazın değerinden düşülmesi suretiyle davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekir.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı vekili, tarafların 1991 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde edinilen 844 parsel üzerindeki 1 nolu bağımsız bölüm üzerinde 1/2 payı bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının 1/2 oranında iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere faiz talep etmeksizin 25.775 TL’nın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, harcını yatırmak suretiyle verdiği 11.05.2007 tarihli ıslah dilekçesinde talebine 84.225 TL. ilave etmiştir.

Davalının Savunması

Davalı vekili, taşınmazın alınmasına davacının katkısı bulunmadığını, vekil edeninin kişisel malı niteliğinde olduğunu, kişisel borçların ödenmesi amacıyla bedeli karşılığında vekil edeninin babasına satılarak devredildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, taşınmazın edinilmesine davacının 1/2 oranında katkıda bulunduğu gerekçesiyle taşınmazın dava tarihindeki değerinin yarısı üzerinden belirlenen 55.000 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar, 05.11.1991 tarihinde evlenmiş, 17.11.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün
24.04.2006 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (TKM.nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202.m).

Dava konusu 844 parsel üzerindeki 1 nolu bağımsız bölüm 04.05.2001 tarihinde kat mülkiyeti yoluyla Uydukent Yapı Koop.adına tescil edilmiş,05.03.2004 tarihinde tahsis yoluyla davalı Yüksel Çiğdem adına tescil edilmiş, 18.11.2004 tarihinde ise davalının babası Halil Çiğdem’e devredilmiştir.

Dava konusu taşınmaz kooperatif üyeliği yolu ile edinilmiş olup davalı 10.11.2002 tarihinde kooperatif üyesi olmuştur. Mahkemece, uyuşmazlık katkı payı alacağı davası olarak nitelendirilmiş ise de dava; yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde kooperatif üyeliği devri yoluyla edinilmiş (10.11.2002) taşınmazdan kaynaklanan katılma alacağı isteğine ilişkindir. Bu tür davalarda eklenecek değerlerden (TMK.nun 229. m) ve denkleştirmeden (TMK.nun 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere davalının edinilmiş mallarının (TMK.nun 219.m) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.nun 231.m) yarısı üzerinden (TMK.nun 236/1.m) tarafların kazanılmış haklan da dikkate alınarak hüküm kurulur.

Taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma davasının açıldığı 17.11.2004 tarihinde sona ermiştir. (TMK. 225/2) Mahkemece, taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınmak suretiyle davacının katılma alacağı belirlenmiştir. Oysa katılma alacağı hesabında tasfiye tarihi mal rejiminin sona erdiği tarih olmayıp tasfiyeye ilişkin karar tarihidir. (TMK. 232, 235/1. m.) Taşınmazın karar tarihine en yakın tarihte tespit edilecek sürüm değeri dikkate alınarak davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinin esas alınmış olması doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile temyiz dilekçesine ekli belgelerden dava konusu taşınmazın 10.11.2002 kooperatif üyeliği devri yoluyla edinildiği ve kooperatif tarafından gönderilen karşılık yazıya göre de davalının üyelikten dolayı halen ödenmemiş 6243.40 TL borcu bulunduğu bildirilmiştir. Az yukarıda açıklandığı üzere, davacının katılma alacağı belirlenirken TMK. nun 231 .maddesi uyarınca taşınmaz değerinden bu taşınmaza ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin yarısının katılma alacağı olarak belirleneceği hükmü gözardı edilmiştir. Mahkemece taşınmaza ilişkin borç bulunup bulunmadığının ilgili kooperatiften sorularak belirlenmesi var ise kayıt ve belgeleri istenilmek suretiyle saptanması, taşınmazın değerinden düşülmesi suretiyle davacının alacağının belirlenmesi ondan sonra elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Y8HD, 11.07.2011, E. 2011/3673, K. 2011/4096.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.