Yargıtay Kararı: Y8HD, 05.07.2011, E. 2011/2916, K. 2011/3962

Ara 13, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

ÖZET: Islah edilen miktarla ilgili ileri sürülen zamanaşımı defi hakkında herhangi bir karar verilmeden işin esası incelenemez.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı Hatice Aldemir vekili, vekil edeninin ziynet eşyalarının satışından elde ettiği gelirle katkısı ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak hakkı bulunduğunu açıklayarak dava dilekçesinde yazılı bulunan gerek davalı adına gerekse davacının hissedarı olduğu şirkete ait malvarlığı üzerinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000 TL katılma alacağının yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, alınan bilirkişi raporu sonrasında harcını da yatırdığı 24.2.2001 tarihli ıslah dilekçesi ile isteğini 230.500 TL.ye yükseltmiştir.

Davalının Savunması

Davalı Haşan Hüseyin Aldemir vekili, tarafların birlikte oldukları dönemde herhangi bir malvarlığı edinilmediğini, dava konusu tüm malların tarafların ayrı oldukları 2004 yılından sonra edinildiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, davacının ziynetlerle katkısı olmadığı, davacının taşınmazlar bakımından 157.000 TL, şirket sermaye artırımından dolayı 73.500 TL olmak üzere toplam 230.500 TL katılma alacağı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne 230.500 TL’nin davalıdan tahsiline, 22.3.2011 tarihinden itibaren alacağa yasal faiz yürütülmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar 21.8.2000 tarihinde evlenmiş, 9.1.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün
3.7.2009 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m).

Dava konusu malvarlığı değerlerinden 21286 ada 3 parselde bulunan 8 ve 9 nolu dükkanlar 6.12.2006,18690 ada 1 parselde 18 nolu mesken 1.6.2006, işyeri niteliğindeki 42228 ada 14 parsel ise 9.5.2006 tarihlerinde alınarak davalı adına tapuda tescil edilmişlerdir. Yine davalının 6300/12000 hissedarı olduğu Oray Prefabrik İnşaat Metal Turizm Oto Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı bulunan 06 PM 912 plakalı araç 24.6.2008, 06 AL 1468 plakalı araç 29.3.2009, 06 AS 2557 plakalı araç 26.5.2005, 06 GA 147 plakalı araç 6.12.2007, 06 AL 3270 plakalı araç 16.7.2008, 06 BD 9639 plakalı araç 13.11.2006, 06 BH 4047 plakalı araç ise 29.6.2007 tarihinde trafikte tescil edilmişlerdir.

Gerek davalı gerek davalının hissedarı olduğu şirket adına kayıtlı dava konusu malların edinme tarihleri itibarıyla taraflar arasında fiilen ayrılığın bulunduğu 2004 yılından sonra edinildikleri ve davacının isteğinin ziynetlerle katkı bakımından değer artış payı alacağı, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak isteği bakımından katılma alacağı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.

Davacı vekili dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak harcını yatırdığı 1.000 TL alacak isteğinde bulunmuş, alınan 4.2.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporu sonrası 24.2.2011 tarihinde harcını yatırarak istediği miktarı 230.500 TL olarak ıslah etmiştir. Davacının ıslah dilekçesinin 7.3.2011 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmesi üzerine davalı vekili 11.3.2011 tarihli dilekçe ile süresinde; ıslah edilen miktar bakımından 1 yıllık zamanaşımının geçtiğini açıklayarak zamanaşımı definde bulunmuştur.

Davacı vekili ise, bu cevaba karşılık verdiği 21.3.2011 tarihli dilekçesinde uygulanacak zamanaşımının 10 yıl olduğunu bildirmiştir. Zamanaşımı defi, bir hakkın ileri sürülebilmesine engel olgulardandır. Bu nedenle de öncelikle ve hadise hükümleri (HUMK.m.222 vd.) uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, davacının ıslah ile istediği miktarı artırması üzerine davalı vekilinin süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ondan sonra işin esası ile ilgili bir hüküm kurulması gerekirken ıslah edilen miktarla ilgili ileri sürülen zamanaşımı defi hakkında herhangi bir karar verilmeden işin esası ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır. (Y8HD, 05.07.2011, E. 2011/2916, K. 2011/3962.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.