Yargıtay Kararı: Y4HD, 29/06/2011,E. 2011/8323, K. 2011/7656

Ara 3, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

Eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler ancak tasfiye davasında değerlendirilebilir.

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı, dava dışı eşi Rıdvan Görünmek ile 22 yıl evli kaldığını, eşinin müşterek konutu 14.06.2009 tarihinde terk ettiğini ve boşanma davası açtığını, davanın derdest olduğunu, eşinin davalı bayan ile gönül ilişkisi bulunduğunu, mal paylaşımını engellemek için adına kayıtlı depo niteliğindeki taşınmazı alım gücü bulunmayan davalıya piyasa değerinin altında 18.06.2009 tarihinde muvazaalı olarak satması nedeniyle satış işleminin iptali isteminde bulunmuştur.

Davalının Savunması

Davalı ise taşınmazın malikinin davacının eşi olduğunu, davacının eşini davada taraf göstermediğini, İİK’nun 277. maddesindeki şartlar bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Yargılama Neticesi

Davacı ile eşi arasında boşanma davası olup derdesttir. Davacı eşine karşı tasfiye davası açmamıştır. Davalı taşınmazı satın alan 3. kişidir. Eşini davalı olarak göstermemiştir. Medeni Kanunun 229. maddesi uyarınca 3. kişilere karşı dava açabilmek için “ Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir: 1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.” hükmünün gerçekleşmesi gerekir.

Dava, katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan taşınmaz devrinin iptaline ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 229/2. maddesine göre; eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince diğerinin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiyede edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınabilir. Yapılan devrin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapıldığı sabit olsa bile; tasfiyede bedeli hesaba katılacağından; tapunun iptal ve tesciline karar verilemez.

Somut olayda davacı eşine karşı tasfiye davası açmadığı gibi evlilik birliği de henüz sona ermemiştir. Medeni Kanunun 229. maddesi uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Davada BK’nun 18. maddesi uyarınca davacının eşinin mal kaçırmak için davalı 3. kişi ile yapmış olduğu muvazaalı işlem nedeniyle satış işleminin iptali istendiğine göre davaya genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılarak sonuçlandırılması gerekirken yanlış değerlendirme yapılmak suretiyle eşler arasındaki mal paylaşımına ilişkin hükümlerin uygulanacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. (Y4HD, 29/06/2011,E. 2011/8323, K. 2011/7656.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.