Yargıtay Kararı: Velayet Kaldırılmadan Önce Değiştirilme İhtamali Araştırılmalıdır

T.C.
YARGITAY
İKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas: 2014/6351
Karar: 2014/16896
Tarih: 10.09.2014
  • ANLAŞMALI BOŞANMA
  • VELAYETİN KALDIRILMASI

ÖZET

Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların protokol kapsamında velayet konusundaki düzenlemeleri mahkemece uygun bulunmamış, davacı oturumda çocukların çocuk esirgeme kurumuna verilmesini talep etmiş ,davalı ise velayetler konusunda anlaşamadıklarını belirterek takdiri mahkemeye bıraktığını belirtmiş, mahkemece de müşterek çocukların velayet haklarının her iki taraftan da kaldırılmasına karar verilmiştir. Boşanmanın eki niteliğindeki istekler konusunda anlaşma sağlanmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Toplanan delillerden; her iki tarafında velayet görevlerini gereği gibi yerine getiremediği ya da ağır suretle ihmal ettiği kanıtlanamamıştır. Türk Medeni Kanununun 348. maddesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Velayetin kaldırılması kararı verilmeden önce velayetin değiştirilip, diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği konusunda gerekli tüm araştırmaların yapılması; başka çözüm kalmadığı takdirde velayetin kaldırılması gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; velayetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların 02.08.2013 tarihli protokol kapsamında velayet konusundaki düzenlemeleri mahkemece uygun bulunmamış, davacı 26.11.2013 tarihli oturumda çocukların çocuk esirgeme kurumuna verilmesini talep etmiş ,davalı ise 03.12.2013 tarihli oturumda velayetler konusunda anlaşamadıklarını belirterek takdiri mahkemeye bıraktığını belirtmiş, mahkemece de müşterek çocukların velayet haklarının her iki taraftan da kaldırılmasına karar verilmiştir. Boşanmanın eki niteliğindeki istekler konusunda anlaşma sağlanmadan anlaşmalı boşanma kararı verilemez ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Toplanan delillerden; her iki tarafında velayet görevlerini gereği gibi yerine getiremediği ya da ağır suretle ihmal ettiği kanıtlanamamıştır. Türk Medeni Kanununun 348. maddesi koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Velayetin kaldırılması kararı verilmeden önce velayetin değiştirilip, diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği konusunda gerekli tüm araştırmaların yapılması; başka çözüm kalmadığı takdirde velayetin kaldırılması gerekir.O halde; mahkemece yapılacak iş; velayet konusunda taraflara bir öneride bulunulması, öneri kabul edildiği takdirde buna göre karar verilmesi; kabul edilmediği takdirde ise, taraflara velayet konusunda delil bildirme olanağı tanınıp gösterildiği takdirde toplanılması, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 5. maddesi gereğince Aile Mahkemesi bünyesinde bulunan psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan uzmanlardan inceleme ve rapor istenip; tarafların barınma, gelir, sosyal ve psikolojik durumuna göre çocukların sağlıklı gelişimi için velayeti üstlenmeye engel bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılması yaptırılarak gerçekleşecek sonuca göre karar vermekten ibarettir. Açıklanan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde velayetlerin kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple velayetler yönünden BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.10.09.2014(Çrş.)

KARŞI OY YAZISI

Anlaşmalı boşanma davasında boşanmanın eki istemler yönünden çekişmenin sürdüğü konusunda değerli çoğunluk ile aramızda görüş birliği vardır.

Bir yandan bu çekişmenin sürdüğünü kabul edip diğer yandan anlaşmalı boşanma kararının “boşanma” bölümünün kesinleştiğini kabul etmek çelişki oluşturmaktadır.

Anlaşmalı boşanma davalarında fer’i hükümlerde gerçekleşen temyiz, anlaşmalı boşanma kararının tamamını etkisiz hale getirir.

Temyiz istemini boşanmanın eki istek ile sınırlayarak tarafları boşanmış hale getirmek anlaşmalı boşanmanın “anlaşma” kavramı ile bağdaşmaz. Zira boşanmanın eki istemlerin tamamı yönünden henüz bir anlaşma bulunmamaktadır. Temyiz sınırlamasına katılamıyorum.

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak ve kopyalamak için üye olmanız gerekmektedir. Üye olmak için site menüsünde yer alan Soru-Cevap forumuna katılmanız ve 10 adet farklı başlık altında cevap yazmanız gerekmektedir. Giriş şifreniz 10 adet cevabınız sonrası tarafınıza iletilir.