Yargıtay Kararı: E. 2013/641 K. 2013/2260 T. 14.2.2013

Ara 16, 2020 | Medeni Usul Hukuk Muhakemesi

ÖZET : İlgili maddeler: 1086/m.293/4 6100/m.203/1/b – Dava, alacak istemine ilişkindir. HUMK.nun 293/4. maddesi ( 6100 sayılı HMK.nun 203/1-b maddesi ) hükmüne dayanılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamu oyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir. Mahkemece, yörede hayvancılık bakımına ( çobanlık ) ilişkin anlaşmaların senede bağlanmadığı yönünde teamül bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı, teamül haline geldiğinin anlaşılması durumunda ise, davacı tanıkları dinlenmeli ve hasıl olacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

DAVA : Dava dilekçesinde 154 adet kuzunun aynen teslimi, aynen teslim mümkün olmadığı takdirde 53.900,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının pazardan besleyip satmak amacıyla 186 adet kuzu satın aldığını, bakımlarını ( çobanlığını ) yapmaları için de davalılarla ücret karşılığında anlaştıklarını, hayvanları davalılara teslim ettiğini, daha sonra davalıların 154 adet kuzusunu kendisine teslim etmediğini belirterek hayvanların aynen teslimi mümkün olmadığı takdirde 154 adet kuzu bedeli 53.900 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar vekili; davacının davalılara kuzu teslim etmediğini, aralarında böyle bir sözleşme yapılmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, dava değeri itibari ile taraflar arasında sözleşmenin yapılmış olduğunun davacı tarafça yazılı delille kanıtlanamadığı, davacının tanık dinletme isteğinin davalı tarafça kabul edilmediği, davacı tarafın yemin deliline dayanmayacağını beyan ettiği belirtilerek ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Somut olayda davacı, kuzuların bakımını ( çobanlığını ) ücret karşılığında yapmaları için davalılara teslim ettiğini ileri sürmekte, davalılar ise akti ilişkiyi inkar etmektedirler. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. 1086 sayılı HMUK.nun 288. ve devamı maddeleri ( 6100 sayılı HMK.nun 200. maddesi ) gereğince olayda miktar itibari ile tanık dinlenemeyeceği gibi davalılar da tanık dinlenmesine muvafakat etmemişlerdir. HUMK.nun 293/4. maddesi ( 6100 sayılı HMK.nun 203/1-b maddesi ) hükmüne dayanılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede herhangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış bulunması ve ayrıca kamu oyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir. Ne var ki, mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmamıştır.

Mahkemece, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde yörede hayvancılık bakımına ( çobanlık ) ilişkin anlaşmaların senede bağlanmadığı yönünde teamül bulunup bulunmadığı hususunda gerekli araştırma ve inceleme yapılmalı, teamül haline geldiğinin anlaşılması durumunda ise, davacı tanıkları dinlenmeli ve hasıl olacak neticeye göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY HUKUK DAİRESİ E. 2013/641 K. 2013/2260 T. 14.2.2013)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.