Yargıtay Kararı: 8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/12971 K. 2014/11004 T. 29.5.2014

Ara 15, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

DAVA : Davacı-karşı davalı F. D. S. ile davalı-karşı davacı F. Ö. aralarındaki katılma alacağı davasının kısmen kabulüne kısmen reddine dair Elazığ 2. Aile Mahkemesi’nden verilen 7.3.2013 gün ve 159/200 Sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili ile davalı-karşı davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacının İddiası ve Talebi

KARAR : Davacı F. D. S. vekili, davacı ile davalının 29.7.2005 tarihinde evlenip 2010 yılında boşandığını ve davalının evlilik öncesinde üye olduğu kooperatif ödemelerinin evlilik birliği içinde devam ettiğini açıklayarak evlilik öncesi ve evlilik içinde yapılan ödemelerin oranına göre taşınmazın %72’si edinilmiş mal olduğundan fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 110.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalının Savunması

Davalı F. Ö. vekili, evlilik öncesinde başlayan kooperatif üyeliği sonucunda edinilen taşınmazda davacının katkısı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve karşı dava olarak evlilik birliği içinde edinilen ve davacı- karşı davalı koca adına tescil edilen 23 FS 505 plaka sayılı araç sebebiyle 20.000 TL’nin davacı-karşı davalı kocadan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, davalı adına kayıtlı bulunan 2180 ada 6 parsel 6 numaralı bağımsız bölüm sebebiyle 64.617,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı-karşı davacı kadından tahsiline ve karşı dava da, 8.679,00 TL’nin davacı-karşı davalı kocadan tahsiline karar verilmesi üzerine; Hüküm, davalı-karşı davacı vekili ve davacı-karşı davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Taraflar 8.7.2005 tarihinde evlenmiş 18.1.2010 tarihinde açılan ve boşanma ile sonuçlanan davanın 16.12.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden boşanma davasının açıldığı 18.1.2010 tarihine kadar 4722 Sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, TMK’nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.

Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, karşı davaya konu 23 FS 505 plaka sayılı araç 18.2.2009 tarihinde satın alınıp, aracın alımında takas edilen 23 DS 852 plakalı aracın tescil tarihi evlenme tarihinden önce edinilmişse de, hüküm araç yönünden davacı- karşı davalı koca tarafından temyiz edilmemiş olduğuna göre, davalı-karşı davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Yasaya uygun olan hükmün araç yönünden ONANMASINA,

Taraf vekillerinin taşınmaza dair temyiz itirazlarına gelince; Dava dilekçesinin içeriği, tarafların yargılama aşamasındaki beyanları ile taşınmazın davalı adına tescil edildiği 26.2.2007 tarihine göre dava, 4721 Sayılı TMK’nun 202 vd. maddeleri gereğince kabul edilen yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminden kaynaklanan ve TMK’nun 231, 232, 235 ve 236. maddeleri gereğince açılan katılma alacağı istemine ilişkindir. Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK. m. 229) ve denkleştirmeden (TMK. m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK. m. 219) toplam değerinden mala dair borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK. m. 231) yarısı üzerinden (TMK. m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözetilerek taşınmazın tasfiye tarihindeki değeri dikkate alınarak (TMK. m. 235/1) katılma alacağı belirlenmelidir.

Dava konusu taşınmaz yukarda açıklandığı üzere davalının evlilik öncesi üye olduğu kooperatif vasıtasıyla edinilmiş olup, evlilik öncesi başlayan ödemeler evlilik süresince devam ettiği gibi, taraflar arasındaki boşanma dava tarihinden sonra da devam etmiştir. Hal böyle iken mahkemece taşınmazın edinilmiş mal olarak kabulüyle davacı lehine katılma alacağı yönünde bir araştırma ve inceleme yapılması doğru ise de, inşaat seviyesi üzerinden bir oranlama yerine usul ve yasaya aykırı şekilde evlilik öncesi, evlilik içi ve evlilik sonrası yapılan ödemelerin toplam ödemeye oranı esas alınarak taşınmazdaki edinilmiş mal miktarı ve buna bağlı olarak katılma alacağı belirlenmiştir.

Bu halde mahkemece yapılacak iş, taşınmaz başında yeniden inşaat mühendisi ve emlakçı bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak, kooperatif üyeliğinin evlilik öncesi başladığı dikkate alınarak, taşınmazın evlilik tarihindeki inşaat seviyesinin tespiti ile bu inşaat seviyesinin oranının evlilik öncesi kişisel mal ve bu şekilde evlilik öncesi kişisel mal oranı tespit edildikten sonra taşınmazın kalan oranı evlilik birliği içinde tamamlandığından bu oranın edinilmiş mal olarak kabul edilmesi, taşınmazın keşif tarihindeki değeri ile evlilik tarihindeki inşaat seviyesi oranının çarpımı sonucu elde edilecek evlilik öncesi kişisel mal ile, boşanma dava tarihinde ara ödeme için davalı tarafından kullanılan kredinin ana para borcu ve evlilik birliği içinde davalının babasının vermiş olduğu para ile yapıldığı kabul edilen ödeme miktarı, taşınmazın sürüm değerinden düşülerek taşınmazdaki kişisel mal ile edinilmiş mal miktarının belirlenmesi (davalıya ait kişisel mal miktarının davacının dava dilekçesinde kabul ettiği 74.297,20 TL’den az olmayacağı da göz önünde bulundurularak) ve edinilmiş mala karşılık gelen miktarın yarısına TMK’nın 236 maddesi gereğince katılma alacağı olarak karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

SONUÇ : Davacı- karşı davalı vekili ile davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı görülen hükmün taşınmaz üzerindeki katılma alacağı yönünden 6100 Sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.104,00’ar TL peşin harcın istenmesi halinde temyiz eden davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacıya ayrı ayrı iadesine, 29.5.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2013/12971 K. 2014/11004 T. 29.5.2014)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.