Yargıtay Kararı: 8. HUKUK DAİRESİ E. 2010/777 K. 2010/2695 T. 24.5.2010

Ara 8, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

DAVA : A. A. ile S. A. aralarındaki tapu iptali tescil ve tazminat davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Nevşehir Aile Mahkemesinden verilen 30.4.2009 gün ve 63/347 Sayılı hükümün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacının İddiası ve Talebi

KARAR : Davacı A. A. vekili, vekil edeninin davalı S. A. ile 1978 yılında evlendiğini, mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde eşinin kooperatife üye olduğunu, gayrimenkulun haczedileceği düşüncesi ile kooperatif üyeliğinin davalı adına yapıldığını, peşinatların ve aidatların vekil edeni tarafından ödendiğini, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin vekil edeninin yerine getirdiğini, 357 ada 78 Sayılı parselde kayıtlı 2/132 arsa paylı A Blok zemin kat 2 numaralı bağımsız bölümün davalı adına bulunan tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline, bu olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere taşınmazın değeri olan 45.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalının Savunması

Davalı vekili, davaya konu taşınmazın tapu kaydından da anlaşıldığı üzere taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin vekil edeni tarafından yerine getirildiğini, muvazaa iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, tanık dinletilmesine de olur vermediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece, kooperatife aslında davacı adına üye olunduğunun, aidatların davacı tarafından ödendiğinin kabulü gerektiğini tanık beyanlarının bu olguyu doğruladığını gerekçe göstermek suretiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, tazminat isteğinin kısmen kabulüyle 41.105 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminata ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, tazminata ilişkin gerekçeye katılma olanağı bulunmamaktadır. Ancak tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemektedir.

Davalı ev hanımı olup, 19.8.1992 tarihinde Y… Konut Yapı Kooperatifine üye olmuştur. 1.6.2000 tarihinde kooperatifte edinilen daire tahsis yoluyla davalı S. A. adına tapuya bağlanmıştır. Üyelik ve bağımsız bölümün teslim alınma tarihleri 1.1.2002 tarihinden önce 743 Sayılı T.M.K.nun yürürlükte olduğu ve mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiğinden ( 743 Sayılı T.M.K. 170 ) uyuşmazlığın Borçlar Kanununun genel hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.

Davacının iddiasına ve tanık beyanlarına göre; kooperatife davalı eşin davacı adına üye olduğu peşinat ve aidatların davacı tarafından ödendiği açıklanmış ise de, peşinat ve aidatların kooperatife üye olan eş adına ödenmesi ve davalı eşin kooperatife üye olması birlikte değerlendirildiğinde, peşinat ve aidatların davacı tarafından davalı eşe bağışlandığının kabulü gerekir. Davacı kendisi araba alım satımıyla uğraşan galerici olduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanununun 244 ve devamı maddeleri gereğince bağıştan dönme ile ilgili yöntemine uygun bir biçimde açılmış herhangi bir dava ve istekte bulunmadığına, kooperatif peşinat ve aidatları ise davacı tarafından davalıya yapılan bağış olduğu kabul edilmesi gerektiğine göre tazminat isteğinin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ : Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün tazminata ilişkin bölümünün açıklanan sebeplerle ve H.U.M.K.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2010/777 K. 2010/2695 T. 24.5.2010)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.