Yargıtay Kararı: 8. HUKUK DAİRESİ E. 2010/6921 K. 2011/3949 T. 5.7.2011

Ara 15, 2020 | Boşanma Yargıtay ve Mahkeme Kararları

DAVA : Taraflar arasındaki davanın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacının İddiası ve Talebi

KARAR : Davacı vekili, evlilik öncesi birlikte alınan ve aile konutu olarak kullanılan 2169 ada 23 parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümün 80.000 TL olan değerinin 1/2’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Davalının Savunması

Davalı vekili, taşınmazın evlilik öncesi alındığını ve borcunun davalı tarafından ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargılama Neticesi

Taraflar 9.9.2007 tarihinde evlenmişler, 22.1.2008 tarihinde açılan boşanma davasının 12.2.2009 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte son bulmuştur. (T.M.K.nun 225/2.md) Taraflar arasında başka bir mal rejiminin seçildiğine dair sözleşme olmadığından taraflar arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.(T.M.K.nun 202.md.)

Dava konusu 2169 ada 23 parselde bulunan 2 numaralı bağımsız bölüm 8.5.2007 tarihinde evlenmeden birkaç ay önce davalı adına satış suretiyle tescil edilmiştir. Tarafların açıkladığı gibi taşınmazın krediyle alındığı taşınmaz kaydında bulunan ipotek şerhinden de anlaşılmaktadır. Dosyadaki beyan ve bilgilere göre kredi taksitleri evlilik devam ettiği süre içinde ödenmeye devam etmiştir.

Uyuşmazlık konusu mesken, tarafların evlendiği 9.9.2007 tarihinden önce 8.5.2007’de alınmıştır. Davalı Hüseyin Ünal tarafından 3.5.2007 tarihli kredi sözleşmesiyle çekilen uzun vadeli kredinin evin alımına harcandığı görülmektedir. Bu bakımdan tarafların evlendiği 9.9.2007 tarihiyle boşanma davasının açıldığı 22.1.2008 tarihleri arasında ödenen kredi taksitlerinin davalı kocanın edinilmiş malından davalı eşin kişisel malına yapılan katkı olduğunun kabulü gerekir.

Bu sebeple belirtilen zaman aralığında edinilmiş maldan kişisel mala yapılan miktar bulunmalı, taşınmazın 22.1.2008 tarihinde belirlenecek sürüm değeri içindeki oranı saptanmalı bu miktarın evde yarattığı değer artışı göz önünde tutulmalı ve saptanan bu oran davaya konu evin karar tarihine yakın bir tarihte belirlenecek gerçek değerle çarpılması sonucu bulunacak miktarın T.M.K.nun 231 ve 236 nci maddeleri gereğince 1/2’nin edinilmiş mallara katılma alacağı olarak davacıya verilmelidir.

Kararda belirtilen her iki hal için dosya tomarıyla konunun uzmanı bir hukukçu ve bir mali müşavire verilerek edinilmiş mallara katılma alacağı ve değer artış payı konusunda tarafların ve Yargıtay’ın denetimine açık rapor alınmalıdır. Yapılacak hesaplamada pasifin aktiften fazla olup olmadığına bakılmalı, şayet pasif; aktiften fazla çıkıyorsa, bu takdirde hakkaniyet ilkesi gözönünde tutulmalıdır.

Bundan ayrıca 22.1.2008 tarihinden sonra kalan kredi borçları ve varsa diğer borçlar olayın çözümünde göz önünde tutulmalıdır.

Ayrıca, davacı davaya konu taşınmazın satın alınması sırasında borç olarak alınan peşinatın da düğünde takılan ziynet eşyalarının satılması suretiyle ödendiğini iddia ettiği halde mahkemece bu husus araştırılmamıştır. Mahkemece, davacı tarafa ziynet eşyalarına dair delillerini ileri sürmesi için süre ve imkan verilerek toplanacak delillere göre iddia ve savunma çerçevesinde karar verilmesi gerekir.

Ziynet eşyalarının kanıtlanması halinde T.M.K.nun 227 nci maddesi uyarınca değer artış payı olarak değerlendirilecektir. Çünkü sözü edilen eşya aynı kanunun 220/2.bendi uyarınca davacının kişisel malı olup, aynı maddenin 4. bendi gereğince satılmak suretiyle elde edilen para kişisel mal yerine geçen değerdir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 5.7.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (T.C. YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ E. 2010/6921 K. 2011/3949 T. 5.7.2011)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.