Yargıtay Kararı: 8. Hukuk Dairesi 2010/1232 E. , 2010/5860 K.

Oca 6, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

… ile … ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair …Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.05.2009 gün ve 83/128 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı … vekili, vekil edeni ile davalı …’ın evlilikleri devam ederken … parselde 1. kat 2 nolu meskeni 15.10.1984 tarihinde eşi İhsan adına olmak üzere müvekkilinin kendi kazancıyla satın aldığını, tarafların evli olması nedeniyle müvekkilinin davalı eşi adına tescil edilmesinde sakınca görmediğini, taraflar boşandıktan sonra vekil edeninin eşi olan tapu maliki davalı …’ın müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazın intifa hakkını kendi üzerinde bırakarak, mülkiyet hakkını ise tarafların müşterek kızları olan diğer davalılar adına tapuda 1/3’er hisseyle devrettiğini, taşınmazın tamamen müvekkilinin kazancıyla satın alındığını, ancak eşi adına tapuda tescil edildiği gerekçesiyle taşınmazın tapu kaydının iptaliyle müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, bu talep yerinde görülmediği takdirde keşifte belirlenecek değerin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı … vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazın parasını vekil edeninin ödeyerek satın aldığını, davacının taşınmazın alımına katkısının bulunmadığını, vekil edeninin dava konusu taşınmazı diğer davalı kızlarına bedelini ödedikleri için tapuda satışla devrettiğini açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalılar …, … ve …; dava konusu meskeni davalı olan anneleri İhsan’dan bedeli mukabilinde parasını ödeyerek satın aldıklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.

Mahkemece, inançlı işlem yoluyla devredildiği ileri sürülen konuda davacı bu iddiasını yazılı belgeyle kanıtlayamadığından davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davalılar …, … ve … aleyhine açılan alacak davasının reddine ve davalı … aleyhine açılan alacak davasının kısmen kabulüyle 19979,17 TL.nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı ile davalılardan İhsan Halisci 08.08.1967 tarihinde evlenmiş, 22.04.1998 tarihinde açılan boşanma davasının Hamburg Sulh Mahkemesinde kabulü ve 24.07.1998 tarihinde kesinleşmesi ile evlilik birliği son bulmuş ve İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.11.1999 tarih 1998/414 Esas ve 1999/604 Karar sayılı kararıyla Hamburg Sulh Mahkemesinin taraflar hakkındaki boşanma kararının tenfizine karar verilmiş ve bu karar da 25.09.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında 22.04.1998 tarihine kadar 743 sayılı TKM. nin 170. maddesi uyarınca “mal ayrılığı” rejimi geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesi uyarınca boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle sona ermiştir.

Dava konusu İzmir/Karşıyaka 35 ada 49 parsel sayılı taşınmazdaki 1. kat 2 numaralı mesken Deniz Yurdun’dan 15.10.1984 tarihinde satın alma yoluyla davalı … adına tapuya tescil edilmiş, davalı …’ın 27.10.1999 ve 04.04.2001 tarihlerinde intifa hakkını üzerinde bırakarak, çıplak mülkiyeti diğer davalı 3 kızına satışıyla dava konusu mesken halen davalılar …, … ve … adına 1/3’er hisseyle tapuda kayıtlı bulunmaktadır.

Uyuşmazlık konusu taşınmaz, evlilik birliği içinde davalı eş İhsan tarafından üçüncü kişiden “alım” suretiyle edinilmiştir. Akdi ilişkide davacı taraf değildir. Eşler arasında Türk Medeni Kanununun 706. (743 s. TKM. nin 634.) maddesi gereğince düzenlenmiş mülkiyet aktarımı ile ilgili resmi bir sözleşme de bulunmamaktadır. Bu durumda, 7.10.1953 tarih 8/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; taşınmazın alımına katkıda bulunduğunu iddia eden davacının bu katkısına dayanarak ayın (mülkiyet) talep edemeyeceğine göre, tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.

Davacı vekili dava dilekçesi ve yargılama sırasındaki beyanlarında “…davalı …’ın ev hanımı olup bir kazancının olmadığını, müvekkilinin Almanya’daki çalışmalarından elde ettiği kazancıyla dava konusu meskeni 15.10.1984 tarihinde eşi İhsan adına olmak üzere satın aldığını, taşınmazın tamamen müvekkilinin kazancıyla satın alındığını, tarafların evli olmaları nedeniyle taşınmazın doğrudan müvekkilinin davalı eşi adına tapuda tescilinde bir sakınca görmediğini…” ısrarla iddia etmiştir. Dava dilekçesindeki iddianın sürülüş biçimi ve yargılama sırasındaki davacı vekilinin beyanları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, taşınmazın alımı sırasında davacı ile davalı arasında az önce de açıklandığı gibi herhangi bir akdi ilişki ( resmi alım satım sözleşmesi) bulunmadığına göre üçüncü kişiden taşınmaz alınırken davacının ödediği iddia edilen para ve buna bağlı olarak alınan bağımsız bölüm, davalıya yapılan bir bağış olarak kabulü gerekir. Yani somut olayda gizli bağış söz konusudur. İleri sürülen bu nitelikteki bir işlemin Borçlar Kanununun 234 ve devamı maddeleri gereğince gizli bağış niteliğinde bulunduğu açıktır. Borçlar Kanununun 244 ve devamı maddeleri gereğince bağıştan rücu’yu öngören usulüne uygun olarak açılmış bir dava ve istek de bulunmadığına göre, davanın tüm istekler yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacak bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Davalılar vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün yukarıda açıklanan nedenlerle ve HUMK nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 270,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine 06.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(8. Hukuk Dairesi 2010/1232 E. , 2010/5860 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.