Yargıtay Kararı: 3. Hukuk Dairesi 2017/16591 E. , 2019/2713 K.

Ara 16, 2020 | Borçlar Hukuku

MAHKEMESİ: AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki bağıştan rücu davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı; davalı ile 28/07/2010 tarihinde evlendiğini, davalının evlendikten 2 ay sonra evi terk ettiğini daha sonra tarafların boşandıklarını ve kararın boşanma yönünden kesinleştiğini, davalının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun mahkemece kabul edildiğini belirterek, … 1. Noterliğince düzenlenen 30/07/2010 tarih ve 11990 yevmiye numaralı mehir senedi ile davalıya bağışlamayı taahhüt ettiği ziynet ve eşyalar yönünden bağıştan rücu ettiğinin tespitine, ayrıca mehir senedinde tahahhüt edilip davalıya teslim edilmiş ziynetlerin değeri olan 16.980 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının Savunması

Davalı; sadakat yükümlülüğünü yerine getirdiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece; boşanma davasında taraflar her ne kadar eşit kusurlu sayılmış iseler de kadının telefonla başkaları ile güven sarsıcı şekilde görüşmeler yaptığı, bu durumun koca yönünden katlanılmasının düşünelemeyeceği, davacı yönünden bağıştan rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, … 1. Noterliğinin 11997 yevmiye numaralı 30/07/2010 tarihli mehin senedinde 22 ayar 20 gr on adet bilezik, 14 ayar 3 gr bir adet tek taş yüzük, 14 ayar 4 ger bir çift küpe toplam 210 gr altının dava tarihi olarak 16980 TL nin ayrıca aynı senette 90 gr altın, 1 adet buzdolabı, 1 adet çamaşır makinesi, fırın televizyon yatak odası takımı oturma odası takımı, salon takımı, masası gümüşlüğü, bir adet yatak, dört adet halı, bir adet elektrikli süpürgesi yönünden bağıştan rücu ettiğinin tespitine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-) Davalı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Somut olayda; dava, davalıya mehir senedi ile bağışlanan ziynet ve eşyalara yönelik bağıştan rücu istemine ilişkindir.
Davacı ile davalının 28/07/2010 tarihinde evlendikleri, davacı tarafından davalıya bağışlamayı taahhüt ettiği ziynet ve eşyalara yönelik … 1. Noterliğinin 30/07/2010 tarih ve 11990 yevmiye numaralı mehir senedinin düzenlendiği uyuşmazlık konusu değildir.

Davadaki uyuşmazlık, mehir senedi ile bağışlanan ziynet ve eşyalar yönünden bağıştan rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 295 /2. (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 244/2) maddesinde bağışlananın, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması halinde bağışlayanın bağışlama sözünü geri alabileceği ve bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.

Taraflar arasında görülüp kesinleşen … 4. Aile Mahkemesi’nin 2010/953 E., 2012/844 K. sayılı kararında; tarafların eşit oranda kusurlu oldukları kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Bu durumda, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 295/2 maddesinde düzenlenen bağışlamanın geri alınması koşullarının gerçekleştiğinden söz edilmesi mümkün değildir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (3. Hukuk Dairesi 2017/16591 E. , 2019/2713 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.