Yargıtay Kararı: 19. Hukuk Dairesi 2015/7039 E. , 2015/15556 K.

Oca 13, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 11/12/2009 tarihli protokole konu petrol istasyonu ve 9.700 metrekarelik tarla vasıflı taşınmazı müvekkilinin davalıya devrettiğini, ancak protokolden bakiye kalan 100.000,00 TL’nin davalı tarafından ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine… İcra Müdürlüğü’nün 2010/678 E. sayılı dosyası ile yaptığı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine %40’tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 12/09/2011 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL’lik davayı işlemsiz bıraktıklarını ve davalının 90.000,00 TL’ye yönelik itirazının iptali ile takibin 90.000,00 TL üzerinden devamına ve müvekkili lehine %40’tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, taraflar arasında imzalanan protokol gereğince yetkili mahkemenin… Mahkemeleri olduğunu, ayrıca müvekkilinin protokol gereğini yerine getirdiğini, davacının maddi durumunun bozuk olması nedeniyle ödemelerin elden yapıldığını, davacının kendisine 10.000,00 TL ödendiğini, 40.000,00 TL’nin de davacının oğlu olan …ya vekalete istinaden ödendiğini, 30.000,00 TL’nin ise Konya-Kadınhanı arasında şoförlük yapan Muttalip …’a elden teslim edilerek davacıya ulaştırıldığını, yine bir kısım fatura borçlarının da müvekkili tarafından ödendiğini ve böylece bakiye bir borç kalmadığını davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile müvekkili lehine %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; davacının oğluna vermiş olduğu ve davalıya ibraz edilen vekaletnameye istinaden davacının vekili olan oğluna yapılan 40.000 TL ödemenin davalıya yapıldığı, 10.000,00 TL ödemenin ise davacı asile yapıldığı hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, protokol kapsamında 3. şahıslara yapılan ödemelerin davalıya yapılmış sayılacağının davalı tarafça sunulan belgelere göre ispat edilemediği gerekçesi ile, davanın 10.000,00 TL’lik alacak yönünden 14/12/2011 tarihi itibari ile açılmamış sayılmasına, bu kısım dışında kalan bölüm için davanın kısmen kabulüne, davalının ile icra takip dosyasında yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 50.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatına yönelik talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Hükmüne uyulan Dairemiz bozma ilamında özetle; davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden ise; taraflar arasındaki taşınmazın devrini konu alan protokolden doğan bakiye borcun bir kısmının davacıya teslim edilmek üzere 3.şahıslara yapılan ödemelerle ilgili olarak verilen davacının oğlu ve vekili…’nın 29/03/2012 tarihli dilekçesi üzerinde yeterince durulup, bu ödemelerin kabulünün gerekip gerekmediği, keza davalının davacıya ait elektrik bedelini ödeyip ödemediği hususunun araştırılıp karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; … ile …arasındaki vekalet ilişkisine dayanılarak ödemelerin yapıldığı, 18/01/2010, 25/02/2010, 13/03/2010 ve 16/04/2010 tarihlerinde yapılmış olan 4 adet ödemenin vekaletname uyarınca davacının oğlu… yapıldığı, dolayısıyla geçerli bir ödeme olduğu sonucuna ulaşıldığı, diğer ödemelerde ise herhangi bir vekalet ilişkisine rastlanmadığı, dolayısıyla 40.000 TL’lik yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olduğu, 50.000 TL yönünden Muttalip … vekalet ilişkisine dayanmadığı, dolayısıyla bu ödemelere hukuken de itibar edilemeyeceği, yargılama yapıldıktan ve karar verildikten sonra dosyaya ibraz edilmiş olan 29/03/2012 tarihli … tarafından ibraz edilen belgenin de yapılan yargılamada gözönünde bulundurulduğu, yargılamayı gerektiren bir durum söz konusu olduğundan alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, davanın 10.000 TL’lik kısım yönünden açılmamış sayılmasına, kalan kısım yönünden ise davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 50.000 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına rağmen, davacının oğlu … tarafından dosyaya sunulan 29.03.2012 tarihli belge ile ilgili gerekçede sadece karar verilirken bu belgenin gözönünde bulundurulduğu belirtilmiş ancak, hangi nedenle bu belgeye itibar edilmediği açıklanmamıştır…. 141/3. maddesi, “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de, (Eski HUMK’nun 388. md.) hükmün kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, (c) bendine göre, mahkeme kararlarında tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller ve delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesi gereklidir.

Diğer taraftan, davalının davacıya ait elektrik faturaları bedelini ödediği iddiası ile ilgili olarak da araştırma yapılarak karar yerinde tartışılmamıştır. Tüm bu açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 25.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.(19. Hukuk Dairesi 2015/7039 E. , 2015/15556 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.