Yargıtay Kararı: 19. HD 2019/1648 E. , 2020/1128 K.

Oca 11, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

“İçtihat Metni”

Davacı … Ltd. Şti. vekili Av. … ile davalı … Nakl.Tur. İnş. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. vekili Av. … aralarındaki itirazın iptali davası hakkında Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen 2016/1647 esas ve 2017/244 karar sayılı ve 30.03.2017 tarihli hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 2017/3165 esas ve 2019/1488 karar sayılı ve 07.03.2019 tarihli ilamına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü

KARAR

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı vekili, davalıya ileride yapılması muhtemel ticari işlerin avansı olarak 50.000 TL bedelli çek verildiğini, planlanan ticari işin gerçekleşmediğini ancak davalının bu çeki iade etmeyerek ticari borçlarının teminatı olarak bankaya verdiğini, davacının bu çek bedelini bankaya ödemek zorunda kaldığını, ödenen bu bedelin tahsili için ilamsız takip başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile alacağın %40 ‘ından az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının Savunması

Davalı vekili, davacının avans olarak çek verdiğini ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında söz konusu çekin davalı yana verildiğini veya verildi ise bile bu çekin iadesini gerektirecek herhangi yazılı bir sözleşmenin olmadığını, davacı şirketin davaya konu çeki davalıya verdikten sonra ciro edilerek bankaya verilip davalı tarafından çekilen kredinin davacılara elden teslim edildiğini, davacının da aldıkları paraları kullanıp gerek borçlarını gerekse kendi ihtiyaçlarını karşıladıklarını, kredilerin ödeme günleri geldiğinde paraları elden getirip davalıya teslim ettiğini, davalının da parayı bankaya götürüp yatırarak verilen çekleri aldıktan sonra davacıya iade ettiklerini, dava konusu çekin hatır çeki olduğunu, davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının çekin avans olarak verildiğini ispatlaması gerektiği, tarafların aralarında yoğun bir şekilde bankalardan kredi temini amacıyla hatır çekleri düzenledikleri ve bu çeklerin karşılığında bankalardan kredi kullandıkları, kredi için teminata verilen çeklerin vadesi gelmeden kredi hesaplarına nakit ödeme yapıldığı ve çeklerin iade alındığının anlaşıldığı, davacının dava konusu çekin avans olarak verildiğine ilişkin dosyaya yazılı delil ve belge sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/1496 esas ve 2016/14002 karar sayılı ve 26/10/2016 tarihli ilamı ile kısa karar gerekçeli karar çelişkisi nedeniyle usul bozması yapılmıştır.

Mahkemece usul bozmasına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2017/3165 esas ve 2019/1488 karar sayılı ve 07/03/2019 tarihli ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, iş bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.

Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu kabul edilerek davacı tarafın iddiasını ispat edemediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı tarafça dosyaya sunulan 06.07.2012 tarihli karşı cevap dilekçesinde özetle, söz konusu çekin hatır çeki olarak davacı tarafından kendilerine verildiği, bu çekin bankaya ibraz edildiği ve bilahare alınan kredileri davacı tarafa ödedikleri, kredi ödemelerinin zamanı geldiğinde ise yine davacı tarafından kendilerine verilen paralarla bankaya ödeme yapıldığı savunulduğundan davalı taraf bu savunmasını ispatla yükümlüdür. Kaldı ki dava konusu edilen çek bedelinin davacının hesabından bankaya ödenerek davacı tarafından teslim alınmış olduğu da gözetilmek suretiyle, mahkemece ispat yükünün tayininde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.

Bu açıklamalar ışığında mahkemece verilen 2016/1647 esas ve 2017/244 karar sayılı ve 30.03.2017 tarihli hükmün bozulması gerekirken, yanılgılı gerekçe ile onanmasına karar verildiği anlaşılmış olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 2017/3165 esas ve 2019/1488 karar sayılı ve 07.03.2019 tarihli onama ilamının kaldırılarak, mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 2017/3165 esas ve 2019/1488 karar sayılı ve 07.03.2019 tarihli onama ilamının kaldırılarak, mahkeme hükmünün BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile karar düzeltme peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 18.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi. (Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2019/1648 E. , 2020/1128 K.

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.