Yargıtay Kararı: 17. HUKUK DAİRESİ E. 2013/6003 K. 2013/7248 T. 20.5.2013

Ara 16, 2020 | Borçlar Hukuku, İcra Hukuku

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacının İddiası ve Talebi

KARAR : Davacı vekili, davalı borçlu N. A.’ın aleyhine açılan ve kesinleşen mahkeme ilamı gereğince hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile halen derdest olan ecrimisil davası sonucu hükmedilmesi muhtemel alacağın tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla komşusu olan davalı H. Ş. A.’a muvazaalı olarak 1.2.2006 tanzim 5.7.2010 vadeli 500.000,00 TL senet verdiğini ve aleyhine İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2012/15554 Sayılı dosyası ile icra takibi yaptırarak tüm malvarlığına haciz koydurduğunu belirterek İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2012/15554 Sayılı icra takibinin ve bu dosyadan konulan hacizlerin öncelikle muvazaa sebebiyle iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise terditli olmak üzere İİK 277 vd. maddeleri gereğince İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2012/15554 Sayılı icra takibinin ve bu dosyadan konulan haciz işlemlerine dair tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, davanın, davacıya ait tapudaki hisse üzerine konulan haczin kaldırılması istemine dair olduğu, dava dilekçesine eklenen mahkeme ilamı ile dava dilekçesi içeriğine göre davacı ile davalı kardeş arasında görülen muvazaa sebebiyle tapu iptaline dair davada verilen iptal ve tescil kararının 19.11.2012 tarihinde kesinleştiği ve bu tarih itibarıyla 1/2 payın mülkiyetinin davacıya geçtiği, bu tarihten sonra 26.12.2012 tarihinde taşınmazın tamamı üzerine haciz konulmuş ise de haciz tarihi itibarıyla kayden taşınmaz davalı adına kayıtlı olmakla birlikte kesinleşen ilam gereğince taşınmazın 1/2 sinin mülkiyetinin davacıya ait olduğu ve tamamı üzerine konulan haczin yanlış olduğu, bu işlemin düzeltilmesi için İcra Hukuk Mahkemesine müracaat edilmesi gerektiği, bu sebeple davaya bakmakta mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle HMK’nun 114/1-c ve 115.maddeler gereğince dava dilekçesinin görevsizlik sebebiyle reddine, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İzmir İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bir davada öne sürülen maddi olguların hukuki değerlendirmesini yapmak, uygulanacak Yasa maddesini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (6100 Sayılı HMK’nun 33.maddesi).

Dava dilekçesindeki ileri sürülüş biçimine göre, dava hukuksal nitelikçe terditli olarak öncelikli BK’nun 18.maddesinin (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 19. maddesi) özüne ve sözüne uygun muvazaaya; bu istemin kabul edilmemesi halinde İİK 277 vd. maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Kural olarak üçüncü kişiler olayımızda davacı, muvazaa sebebiyle hakları zarara uğratıldığı takdirde, tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilirler.

Çünkü, danışıklı olan bir hukuki işlem ile 3.kişinin zarara uğratılması ona karşı işlenmiş bir haksız eylem niteliğindedir. Ancak 3.kişinin danışıklı işlem ile hakkının zarar gördüğünün benimsenebilmesi için onun danışıklı işlemde bulunandan bir alacağının var olması ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı işlem yapılması gerekir.

İİK’nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında ise amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık “nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.

Somut olayda davacı vekili, davalı borçlu N. A.’ın aleyhine açılan ve kesinleşen mahkeme ilamı gereğince hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti alacağına dair İzmir 15.İcra Müdürlüğünün 2012/16229 Sayılı dosyası ile takip yaptıklarını ve takibin semeresiz kaldığını, ayrıca aynı borçlu hakkında halen derdest olan ecri misil davası sonucu hükmedilmesi muhtemel alacağın tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla davalı H. Şengül Atasoy’a muvazaalı olarak senet verdiğini ve aleyhine İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2012/15554 Sayılı dosyası ile icra takibi yaptırarak tüm malvarlığına haciz koydurduğunu belirterek İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2012/15554 Sayılı icra takibinin ve bu dosyadan konulan hacizlerin öncelikle muvazaa sebebiyle iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise terditli olmak üzere İİK 277 vd. maddeleri gereğince İzmir 11.İcra Müdürlüğünün 2012/15554 Sayılı icra takibinin ve bu dosyadan konulan haciz işlemlerine dair tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir. Bu durumda davacının, davalı borçludaki alacağının tahsilini sağlamak amacıyla açtığı davada, davanın esasına girilerek taraf delillerinin toplanması ve mevcut delillere göre mahkemece maddi olguların hukuki değerlendirmesinin yapılması ve uygulanacak Yasa maddesinin bulunarak uygulanması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine 20.5.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2013/6003 K. 2013/7248 T. 20.5.2013)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.