Yargıtay Kararı: 15. Ceza Dairesi 2019/15537 E. , 2020/3970 K.

Oca 12, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

Nitelikli dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma, tefecilik yapma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından şüpheliler … ve diğerleri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/05/2013 tarihli ve 2012/72780 soruşturma, 2013/20783 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii…2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/11/2013 tarihli ve 2013/2206 değişik iş sayılı kararını müteakip, müşteki vekilinin yeni deliller bulunduğu iddiası ile kamu davası açılmasına yönelik talebinin, kovuşturmaya yer olmadığına dair 24/05/2013 tarihli karara karşı yapılmış itiraz olarak değerlendirilmesi suretiyle itirazın reddine ilişkin … 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/08/2019 tarihli ve 2019/3387 değişik iş sayılı kararı aleyhine, Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/12/2019 gün ve 94660652-105-34-15570-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/12/2019 gün ve 2019/124773 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 173/6. maddesinde yer alan “(Değişik: 2/1/2017-KHK-680/11 md.) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır” ile 172/2. maddesinde yer alan “(Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,

Dosya kapsamına göre, benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 13/12/2018 tarihli ve … karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, müşteki vekilinin, şüpheliler tarafından icra takibine konu edilen ve bedelsiz kaldığı belirtilen 1.200.000 Euro bedelli senede ilişkin olarak hukuk mahkemelerinde açılan davalar sonucunda verilen mahkeme kararlarının Yargıtay ilâmları ile onanarak kesinleşmesi neticesinde, şüphelilerin müştekilerden suça konu senetle ilgili alacaklarının bulunmadığı, söz konusu senedin bedelsiz kaldığının sabit olduğu ve bu suretle yeni deliller bulunduğu iddiası ile kamu davası açılmasına yönelik talebine ilişkin olarak, bahse konu hususların yeni delil niteliğinde olup olmadığı ve kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılarak dosyanın yeniden ele alınması gerekip gerekmediği konularında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Müştekilerin şüphelilerden 400.000 euro borç almak konusunda anlaştıkları ve ortak avukatları tarafından protokol düzenlendiği, 1 yıl sonra 600.000 euro olarak paranın iade edileceği ve iade edilmezse 1.200.000 euro bedelinde şüpheliler tarafından alınan teminat senedi ile icra takibi ile tahsilatın yapılacağı hususunda anlaştıkları, söz konusu ödünç para verilmediği halde ona teminat olarak alınan senedin şüpheliler tarafından icra takibine konu edilerek müştekinin mallarının haczedildiği ve bankadan parasının alındığı şüphelilerin bedelsiz kalan senedi kullandıkları iddiası ile soruşturma başlatılmış ise de hukuki ihtilaf olduğundan bahisle takipsizlik kararı verilerek itiraza rağmen kararın kesinleştiği,

Sonrasında müştekilerin ve şüphelilerin eş zamanlı olarak yürüttükleri hukuk davalarının senedin teminat senedi olduğu ve şüphelilerin de 400.000 euro parayı müştekilere verdiklerini yazılı belge ile ispatlayamadıkları belirtilerek müştekiler lehine sonuçlandığı, bu kararın yargıtayın ilgili dairesi tarafından da onandığı, müştekiler vekilinin bunun üzerine yeni delil olduğunu belirterek savcılığa başvurduğu, savcılığın ise değerlendirme için itiraz merciine talebi göndermesi üzerine itiraz merciince ilk verilen takipsizlik kararının doğru olduğu ve soruşturmanın genişletilmesine gerek olmadığından bahisle ret kararı verdiği anlaşılmış ise de;

Dosyada bulunan hukuk dava dosyası kararı ve ilgili belgelere göre, şüphelilere verilen borç senedinin teminat senedi olduğunun belirlendiği ve bu senet için elden teslim edildiği söylenen paranın ise verildiği savunmasının şüphelilerce ispat edilemediğine dayanıldığı, bu kararın yeni delil mahiyetinde değerlendirilerek şüphelilerin suç işleme kastıyla hareket edip etmediklerine ilişkin mevcut delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirmesi gerekliliğinden dolayı … 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 01/08/2019 tarihli ve 2019/3387 değişik iş sayılı kararı aleyhine, BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(15. Ceza Dairesi 2019/15537 E. , 2020/3970 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.