Yargıtay Kararı: 13. Hukuk Dairesi 2019/6042 E. , 2019/12818 K.

Oca 11, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacının İddiası ve Talebi

Davacı vekili, davacı … ile davalı …’nin uzun yıllar yakın arkadaşlık yaptıklarını, davalının tüketici kredisi ile satın aldığı aracın taksitlerinin ödenmesi konusunda müvekkilinden yardım istemesi üzerine müvekkilinin yakın arkadaşı olan davalının tüketici kredisi taksitlerini ödemeye karar verdiğini, müvekkilinin kredi borcunun tüm taksitlerini muhasebecisi diğer davacı … vasıtası ile ödediğini, ödemelerin davacı … tarafından diğer davacı … namına yapıldığını, taksitlerin bitiminden itibaren 1 yıl sonra tüm borcunu ödeyeceğini taahhüt eden davalının müvekkili …’a borcunu ödemeye yanaşmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 22.785,82 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Yargılama Neticesi

Mahkemece, davacı … tarafından davalı … aleyhine açılan davanın 6100 sayılı HMK’nin 114/1-d, 115/1-2 maddeleri uyarınca aktif ehliyet husumetine yönelik dava şartı yokluğu yönünde usulden reddine, davacı … tarafından davalı … aleyhine açılan davaya ilişkin olarak, 22.785,82 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, faiz yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, zamanaşımı def’inin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı …, davalının tüketici kredisi ile satın aldığı aracının kredi borcunu davalının 1 yıl sonra geri ödeyeceği taahhüdü nedeniyle tüm taksitlerini muhasebecisi aracılığıyla ödediğini belirterek, eldeki davayı açmıştır.

Davalı, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, dekontlarda ödemenin davacılar tarafından yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığını, davalının ödemeleri bankaya yatırması için davacıya elden teslim ettiğini, ödemelerin davacı … tarafından yapılmış olduğu kabul edilse dahi aralarında karı-koca ilişkisi olduğu için hayatın olağan akışı içerisinde bu kazandırmaların karşılıksız ve talep edilemez bir kazandırma olduğunu savunmuştur.

Mahkemece, davacı tarafça bankaya ödenen taksitin davalı tarafından bankaya yatırılmak üzere elden verilen para olduğu hususunun yazılı ya da yasal delil ile söz konusu paranın bağış niteliğinde verildiğinin yazılı ya da sözlü delil ile kanıtlanamadığını, davacı … tarafından yatırılan, fakat iç ilişki içerisinde diğer davacı …’un verdiği ve onun talimatı ile yatırıldığı kabul ve beyan edilen toplam 22.785,82 TL ödemenin 3.kişi sıfatı ile yapıldığını, davacı … tarafından diğer davacı … vasıtası ile yatırılan paranın davalı-kredi borçlusu lehine ve menfaatine ödeme teşkil ettiğini davalının yapılan vekaletsiz iş görmeye konu işi uygun bulduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı … yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı … yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda davalı, davacı …’un muhasebecisinin yaptığı ödemeleri davacı …’a elden verdiğini, paranın davacı … tarafından verildiği kabul edilse bile karı-koca ilişkisi yaşadıklarından bağış niteliğinde olduğunu savunmuştur. Bu savunmaya göre ispat yükü davalıya ait olup iddiasını ispatlayamamıştır.

Ne var ki, davalı, delil listesinde yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca, mahkemece, davalının iddiasını ispat açısından davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.(13. Hukuk Dairesi 2019/6042 E. , 2019/12818 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

Kategoriler

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.