Yargıtay Kararı: 13. HD 4.7.1996 T. 1103 E. 6786 K.

Ara 28, 2020 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Vekil zimmetinde kalan parayı temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte vermekle yükümlüdür. Ayrıca vekil edenin zararı geçmiş görülen faizinden fazla ise vekil hiçbir kusurunun bulunmadığını ispat edemediği takdirde bu zararın tazmini ile de sorumludur.

Davacı, eski vekili olan davalının borçlular aleyhine yaptığı icra takipleri sonucu tahsil ettiği paraların bir kısmını vermeyip zimmetinde tuttuğunu, bu miktarın faizsiz olarak 153.612.197 TL. olduğunu, ihtarname üzerine bazı ödemelerde bulunduğunu, ancak bu ödemelerin tüm alacakları karşılamadığını alacağın tahsili için icra takibine davalının itiraz ettiğini öne sürerek itirazın iptaline fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 350.160.085 TL’nin takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı tüm ödemeleri tamamladığını savunmuş davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, icra takibine vaki itirazın 49.582.880 TL. üzerinden iptaline, fazla talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere
ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

Dava hukuksal nitelikçe BK. 392. maddesine dayanan vekilden hesap isteminden kaynaklanmaktadır. Davacının icra takibindeki ve yargılamadaki istemi davalı vekilin zimmetinde kalıp ödenmeyen paranın iadesi ve geçmiş günler faizinin tahsili, ayrıca paranın geç ödenmesinden kaynaklanan temerrüt faizini aşan munzam zarar işlemlerini kapsadığı açıktır.

Hemen belirtelim ki BK. 392. maddesi uyarınca vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermeye mecburdur. Vekile anılan yasaca yüklenen bu sorumluluk nedeniyle paranın iadesi açısından BK. 101. maddesince temerrüde düşürülmesinde gerek bulunmamaktadır. O nedenle davalı müvekkili adına aldığı paraları zimmetinde bulunduğu tarihten itibaren faiz ödemekle yükümlüdür.

Yine BK. 105. maddesi uyarınca alacaklının düçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin etmekle yükümlüdür. Uyuşmazlığın açıklanan hukuk kuralları ışığında çözümlenmesi gerekir. Mahkemenin hükmüne esas tuttuğu bilirkişi raporlarında bu kurallar ışığında bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Dahası mahkemece de bu yönler incelenip tartışılmamıştır.

Hal böyle olunca davacıya icra takibinde global olarak istediği geçmiş günleri faizi ve munzam zarar yönünden dayanakları da gösterilmek suretiyle açıklanması alınmalı hükmedilen 49.582.880 TL’yi tekabül eden paranın oluşan kaynakları ve tarihleri kesin surette belirlenmeli, bu tarihlerden itibaren tespit edilecek miktarlara davacının tacir olduğu da göz önünde tutularak reeskont faizi yürütülmeli, ayrıca davacı davalının ödediği miktarlar yönünden davalının zimmetinde kaldığı tarihten, kendisine ödeme yapıldığı tarihe kadar faiz talep ettiğinden bunların da miktarları, ödeme tarihleri esas alınarak davacının faiz alacağı gerekirse uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir.

Öte yandan davacıya munzam zarar yönünden de isteminin maddi olguları ve delilleri istenerek açıklama yaptırılmalı, bu yönde tarafların delil karşı delillerin toplanmalı hasıl olacak uygun sonuç çevresinde karar verilmelidir.

Mahkemece öncelikle hukuksal nitelendirmede yanılgıya düşülerek ve yetersiz ve Yargıtay denetimine uygun, dayanakları gösterilmemiş bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.

Sonuç: Birinci bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BO ZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. (Y. 13. HD. 4.7.1996 T. 1103 E. 6786 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.