Yargıtay Kararı: 13. HD. 25.1.1991 T. 7830 E. 7251 K

Ara 29, 2020 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Vekilin müvekkili nam ve hesabına aldıklarını müvekkiline iade etmesi gerekir.

Davacı, Türkiye’deki işlemlerinin takibi için davalıya 22.8.1984 tarihinde taşınmaz alım-satım yetkisini de içeren vekâletname verdiğini, davalının talimatı olmadığı halde Denizli Saray Mah. 254 parselde 31 no.lu dükkanı 5.000.000 TL peşin, 4.200.000 TL’lik senet almak suretiyle 9.200.000 TL’ye yine Denizli Deliktaş Mah. 3 parsel’deki evini de 2.600.000 TL’ye M.T. isimli şahsa satmış olduğunu, davalının aldığı bedelleri de kendisine ödemediğini beyanla peşin alınan 7.600.000 TL’si ile alıcıdan alınan 4.200.000 liralık senedin davalıdan alınarak kendisine verilmesine, 4.200.000 TL’lik senedin davalı tarafından tahsil edilmesi halinde toplam satış bedeli 11.800.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, 31 no.lu dükkanı tapuda 5.000.000 TL’ye satılmış gösterilmiş olmasına rağmen aslında burasının 7.000.000 TL’ye satıldığını, 4.200.000 TL’lik senedin bu bağımsız bölümün satışı ile de ilgilisinin olmadığını, 3 parseldeki evin satışı dolayısıyla bir bedel alınmadığını, bu satışın düştüğünü ve davacının burasını başkasına sattığını, davanın açılmasından sonra davacı ile anlaştıklarını kendisine 7.000.000 TL’lik senet verdiğini, davanın konusunun kalmadığını beyanla reddine karar verilmesini savunmuş tur.

Mahkemece, 3 parselle ilgili dava işlemden kaldırıldığından açılmamış sayılmasına, 31. no.lu bağımsız bölümden doğan 7.000.000 TL alacak için davalı tarafından davacıya 7.000.000 TL’lik senet verilmiş bulunmakla buna ilişkin davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.

Temyize konu olayda yanlar arasındaki uyuşmazlık 31 no.lu bağımsız bölüm dük kanın 9.200.000 TL’ye satılıp satılmadığı, 4.200.000 TL’lik senedin alıcılar tarafından davalı vekile bu satış bedeline karşılık olarak verilip verilmediği, davacıya davalı tarafından verilmiş bulunan 1.3.1989 deme günlü 7.000.000 TL’lik senedin davacının bu davadaki alacağına karşılık verilmiş olup, olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davalı, duruşmadaki inkarına rağmen alacaklısı kendisi, borçlusu M.T. ve R.E. olan davaya konu 4.200.000 TL’lik senedin 31 no.lu bağımsız bölüm dükkanın satış bedeline karşılık alınmış bir senet olduğunu C. Savcılığının 987/2895 hazırlık sayılı tahkikatı sırasında tespit edilen 25.6.1987 tarihli ifadesinde açıkça kabul etmiş olup, senet borçluları tarafından bu durum tanık olarak alınan ifadeleriyle de doğrulanmıştır.

Bu deliller karşısında davalının taşınmazı 9.200.000 TL’ye sattığını, satış bedelinden tapuda olduğu gibi 5.000.000 TL peşin aldığı, 4.200.000 TL’lik de senet aldığı, senedin gerçekte davacının bu miktar alacağı için alındığı davacı alacağı için vekil lehine düzenlenen bu senedin vekili alacaklı kılmayacağı, davacının da vekilinden peşin aldığı satış bedeli ile tedbiren muhafaza altına alınan 4.200.000 TL’lik senedi isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir.

Diğer taraftan davalı 1.3.1989 ödeme günlü 7.000.000 TL’lik senedin bu davaya konu davacı alacağı için davacıya verildiğini savunmuş, davacı ise davalı vekilin aynı şekilde Çardak’daki taşınmazlarını da sattığını, bunların satış bedellerine karşılık olarak bu senedin verildiğini belirterek savunmaya karşı koymuş, davalı ise davacının Çardak’da taşınmazları olmadığını, vekil olarak da satışı bulunmadığını açıklamasına karşın tapunun karşılık yazıları davalıyı değil, davacıyı doğrulamıştır.

7.000.000 TL’lik senette davacının bu davadaki alacağına karşılık verildiğine dair bir kayıt olmadığı gibi, davalının savunmasını doğrulayan başka yasal delilde bulunmamaktadır. Bu durumda, 31 no.lu bağımsız bölümün 9.200.000 TL’ye satıldığı, satış bedelinden 5.000.000 TL’nin davalı vekil tarafından davacı adına peşin alındığı, bakiye davacının 4.200.000 TL’lik alacağına karşılık olarak da 4.200.000 TL7lik senet aldığı, davalı vekilin müvekkili nam ve hesabına aldıklarını iade etmesi gerektiği mahkemece benimsenerek, 5.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tedbiren muhafaza altına alınan alacaklısı davalı, borçluları M.T. ve R.E. bu lunan 4.200.000 TL’lik senedinde davacıya teslimine karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün BOZULMASI NA karar verildi (Y. 13. HD. 25.1.1991 T. 7830 E. 7251 K.).

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.