Yargıtay Kararı: 13. HD. 11.5.1993 T. 2216 E. 4144 K.

Ara 28, 2020 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Vekil, müvekkili adına aldığı parayı hemen müvekkiline ödemesi gerekir. Aksi durumda vekilin bu yönde temerrüdü oluşur ve zimmetinde kalan paranın faizini de vermekle yükümlü olur. Yasadan doğan vekilin bu sorumluluğu müvekkilin talimatı üzerine değişikliğe uğradığı ancak yasal delillerle, özelikle yazılı bir talimatın varlığı ile kanıtlanabilir. Bu konuda açık onam olmadan tanık dinlenmez.

Davacı, vekili davalının tahsil ettiği 3.693.000 TL’yi ödemediğini, sonradan 2.800.000 TL’nin bankaya yatırıldığını bakiyenin ise davalının zimmetinde kaldığını öne sürerek faiziyle birlikte toplam 7.649.000 TL’nin davalıdan alınmasını istemiştir.

Davalı, parayı tahsil ettiğini ve bankaya yatırdığını, durumun davacıya ve vekiline bildirildiğini savunmuş, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, 245.115 TL asıl alacak ile 167.850 TL maddi tazminatın, ayrıca 176.684 TL temerrüt faizinin davalıdan alınmasına, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Borçlar Yasasının 392. maddesi uyarınca vekil, her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkiline tediyeye mecburdur. Vekil almış olduğu şeyi anılan madde gereğince temerrüt yönünde bir ihtara gerek olmaksızın müvekkiline iade etmekle yükümlüdür. Bu yüzden vekil, müvekkil adına aldığı parayı hemen müvekkiline ödemesi gerekir. Aksi durumda vekilin bu yönde temerrüdü oluşur ve zimmetinde kalan paranın faizini de vermekle yükümü olur.

Yasadan doğan vekilin bu sorumluluğu müvekkilin talimatı üzerine değişikliğe uğradığı ancak yasal delillerle, özellikle yazılı bir talimatın varlığı ile kanıtlanabilir. Bu konuda açık onam olmadan tanık dinlenemez.

Mahkemenin bu yönü gözden kaçırarak müvekkilin talimatını tanıklarla belirlemesi yanlıştır. Öte yandan davacının ikinci bir vekil olarak atadığı A.K.’ya verdiği vekâletnamede sadece davalı vekilde bulunan belgelerin iadesi için yetki verdiği görülmektedir. Diğer bir ifade ile davalıdan paranın istirdadına yönelik bir yetki verilmemiştir. Bu durumla davacının örtülü olarak davalıya talimat verdiği de kabul edilemez. Hal böyle olunca dosyada belirlenen delilere göre davalının İcra Müdürlüğünden 26.9.1986 tarihinde aldığı paradan dolayı bu tarihten başlamak üzere 17.4.1987 tarihine kadar bankaya yatırdığı 2.500.000 TL’si için ve yine 12.5.1987 tarihinde yatırdığı 300.000 TL için zimmetinde kalan faizi davacıya ödemekle sorumlu kabul edilmesi gerekir. Öyleyse bu faiz miktarı hesap edilerek hükmedilmesi gerekirken, hukuki değerlendirmede yanılgıya düşülerek bu bölüm isteğin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. BOZMA nedenidir. Hükmün BOZULMASINA karar verildi (Y. 13. HD. 11.5.1993 T. 2216 E. 4144 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.