Yargıtay Kararı: 1. HD. 4.4.2002 T. E. 3644 – E. 4274

Ara 30, 2020 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Vekilin vekâlet akdini kötüye kullanıp kullanmadığı etraflıca araştırılmalıdır. Vekâlet nameye dayalı satış vaadi geçerli olup, taşınmazın düşük bedelle satıldığı mirasçılar tarafından da ileri sürülmemiştir. Satıştan 14 yıl sonra bedel düşüklüğünün ileri sürülmesi doğru değildir. Mirasçıların iddiası zamanaşımına uğramıştır. Vekâlet sözleşmesinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil davası için ise zamanaşımı uygulanmaz.

Dava, vekâlet akdinin kötüye kullanılması nedenine dayalı iptal, tescil, olmadığı takdirde tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, hükmün gerekçesinin de yasal olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.

Bilindiği üzere; Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet bağıtını düzenleyen hükümlerine göre, vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranış yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu, vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu kabul edilmiş ve 390/2 maddesinde “vekil, müvekkiline karşı vekâleti hüsnüniyet le ifa ile mükelleftir…” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altındadır. Sözleşme vekâletin nasıl yerine getirileceği hakkında açık bir hüküm bulunmasa veya yapılan işlem dış temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekilin bu yükümlülüğü daima mevcuttur. Hatta malik tarafından vekilin bir taşınmazın satışın da, dilediği bedelle dilediği kimseye satış yapabileceği şeklinde yetkili kılınması, satacağı kimseyi dahi belirtmesi, ona dürüstlük kuralını, sadakat ve özen borcunu göz ardı etmek suretiyle, makul sayılacak ölçüler dışına çıkarak satış yapma hakkını vermez. Vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yağan vekil değinilen maddenin birinci fıkrası uyarınca sorumlu olur.
Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisin den beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar. Vekil vekâlet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekâlet eden arasında bir iç sorun olarak kalır, vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olamaz.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından hakim tarafından kendiliğinden (resen) göz önünde tutulması zorunludur. Aksine düşünce kötü niyeti teşvik etmek en azından ona göz yummak olur. Oysa bütün çağdaş hukuk sistemlerinde kötü niyet korunmamış daima mahkum edilmiştir. Nitekim uygulama ve bilimsel görüşler bu yönde gelişmiş ve kararlılık kazanmıştır.

Somut olaya gelince; mirasbırakan Ö.’nün karısı D.’ye 26.6.1987 tarihli vekâlet verdiği, adı geçen kişinin 29.6.1987 tarihinde 700.000 TL. bedel ile diğer davalıya satış vaadinde bulunduğu, adı geçen davalının Karapınar Sulh Hukuk Mahkemesinin 1998/30 esas 1999/126 karar sayılı dosya ile Cebri Tescil davası açtığı ve lehine sonuçlanan bu dava sonunda taşınmazın davalı H. üzerine tescil edildiği, davacılardan N.E.’nin Karapınar Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/194 esas, 1998/146 karar sayılı dava dosyası ile miras bırakanın vekâlet verdiği sırada ehliyetsiz olduğundan bahisle satış vaadi sözleşmesinin iptalini istediği, bu davanın da reddedilip kesinleştiği sabittir.

Hemen belirtmek gerekir ki, önceki davalar ile eldeki davanın sebepleri farklı olduğundan kesin hükümden söz edilemez. Ayrıca vekâlet akdinin kötüye kullanılması sebebine dayalı iptal ve tescil davalarında zamanaşımı uygulanmaz.

Hal böyle olunca, yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılması, vekâlet akdinin kötüye kullanılıp kullanılmadığı yönünde tüm delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, dava konusu taşınmazın satış vaadi tarihindeki gerçek bedelinin uzman bilirkişiler aracılığı ile tespit edilmesi gerekirken “Taraflar arasında görülen satış vaadinin iptali davasında vekâletname ve buna dayalı satış vaadi sözleşmesi tartışılmış, bunların geçerliliği hüküm altına alınmıştır. Daha sonra görülen Cebri Tescil davasında da aynı iddialar tartışılmış ve satış vaadi lehdarı adına tesciline karar verilmiştir. Buna göre vekâletname geçerli olup, buna dayanarak satış vaadi de geçerlidir. Bu davalar sırasında taşınmazın düşük bedelle satıldığı iddiası Ö.E. mirasçılarınca ileri sürülmemiştir. Satıştan 14 yıl sonra geçerli kılınan vekâlet ve satış vaadi sözleşmesi karşısında bu sefer de bedelde düşüklük iddiasının ileri sürülmesi doğru değildir. Tapu tutanakları, sözleşmeler açık olduğuna göre mirasçıların iddiası zaman aşımına uğramıştir. Vekâletname ve satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği yönünden kesin hüküm bulunduğu bedelde düşüklük suretiyle vekâletin kötüye kullanılması iddiası yönünden zamanaşımı” geçtiği gerekçeleri ile davanın reddedilmesi doğru değildir. Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. (Y. 1. HD. 4.4.2002 T. E. 3644 – E. 4274)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.