Yargıtay Kararı: 1. HD. 4.11.1986 T. 1986/10974 E. 1986/11502 K.

Oca 3, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış değeri arasında fahiş fark olduğuna, davalıların vekilin yakın akrabaları bulunduğuna, boşanma davası açıldıktan hemen sonra temlik gerçekleştirildiğine göre vekâlet akdinin kötüye kullanıldığı sabittir.

Davacı, yurt dışında olması nedeniyle taşınmazlarının idaresi, kiralanması vs. gibi işlerin yürütmek üzere bacanağı F.A.’ya genel vekâletname verdiğini, hal böyle iken vekil F.A.’nın vekâlet görevini kötüye kullanarak 4136 ada 8 parseldeki ana yapının davaya konu 20 no.lu dairesini oğlu davalılardan G.’ye, 2951 ada 3 parseldeki ana yapınin 4 no.lu dairesinde kayınbiraderleri diğer davalı H.’ye temlik ettiğini ileri sürüp tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Mahkemece, vekâletnamedeki temsil yetkisi içinde kalınarak temliki işlemin ya pıldığına, bu durumda ancak vekilin sorumluluğunun söz konusu olabileceğine değinil miş ve sabit görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının kayden maliki bulunduğu dava konusu dairelerden birinin 29.4.1980 tarihli vekâletnameye dayanılarak vekili F.A. tarafından kendi oğlu davalılardan G.’ye, diğerinin kayınbiraderi öteki davalı H.’ye tapuda satış gösterilmek suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.

Borçlar Kanunun temsile ve vekâlet akdine ilişkin hükümlerinden anlaşılacağı üzere; vekâleten temsil yetkisi kurla olarak vekâlet verenin yararına kullanılmalıdır. Eğer vekil, vekâletnameye dayalı temsil yetkisini, vekâlet verenin zararına, kendisini ya da iş ve elbirliği yaptığı anlaşılan başka birinin yararına kullandığı takdirde yapılan işlem temsil yetki sinin içerisinde kalmış olsa bile vekâlet verenin (temsil olunanı) bağlamaz. Zira böyle bir halde vekil, vekâlet görevini kötüye kullanmakla, yetkisini kötüye kullandığını bilerek vekille sözleşme yapanda hakkını kötüye kullanan kişi durumuna düşmektedir.

Dava konusu dairelerin temlik tarihindeki gerçek değerleri ile tapuda gösterilen sa tış değerleri arasında belirgin bir farkın varlığı saptanmıştır. Öte yandan kendilerine temlik yapılan davalılardan biri vekilin oğlu, diğeri ise kayınbiraderleridir. Bunun yanısıra davacının eşi aleyhine boşanma davası açılmasından hemen sonra vekilin bacanağının davaya konu temliki işlemleri gerçekleştirmesi de dikkati çeken diğer bir yönü oluşturmaktadır. Tüm bu durumların ve delillerin hayatın olağan akışı içerisinde değer lendirmesi halinde somut olayda vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı davalarında vekil ile iş ve elbirliği içerisine girip daireleri iktisap ettikleri açıkça ortaya çıkmaktadır.

O halde mahkemece ayna ilişkin işbu davanın kanıtlandığı sonucuna varılarak ka bulüne karar verilmesi gerekirken reddedilmesi isabetsizdir.

Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulü il hükmün belirtilen nedenlerden ötürü BO ZULMASINA oybirliğiyle karar verildi (Y. 1. HD. 4.11.1986 T. 1986/10974 E. 1986/11502 K.).

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.