Yargıtay Kararı: 1. HD. 29.1.1986 T. 1986/15131 E. 1986/540 K.

Oca 3, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Vekil eden yapılan akde daha sonra icazet verirse, vekâlet akdinin kötüye kullanılması iddiasına dayanamaz.

Davacı, V.A.M. davalı M.N.G. ve dava dışı M.K. ile M.E.B.’nin uzun süreli inanç ve düşünce beraberliği içerisinde çeşitli faaliyetlerde bulundukları ve bu faaliyetlerini yeni Asya Gazetesi aracılığı ile sürdükleri sonradan düşünce tarzı yönünden kendilerine yakın gördükleri Mühendis H.İ.’nin 31.10.1974 tarihli vekâletname ile adı geçenlerce vekil tayin edildiği, 19.8.1975 tarihinde 351 pafta 1387 ada 79 sayılı parsel üzerinde bulunan 48/330 arsa payına karşılık Bodrum Kat bir no.lu mobilya teşhir salonu olarak tapuda kayıtlı bağımsız bölümün vekil H.İ. tarafından davacı V.A.M. ve M.E.B. adına satın alınmak suretiyle tapuda kayıt oluşturulduğu ve satın alınan bu bağımsız bölümün Yeni Asya Gazetesi yayın evinin deposu olarak kullanıldığı ve sonradan aynı vekâletname ile vekil H.İ. aracılığı ile davacı V.A.M.’ye ait 1/2 payın 9.4.1979 tarihinde 150.000 lira bedelle davalı M.N.G.’ye tapuda satış yolu ile temlik edildiği, sonradan sözü edilen kişiler arasındaki beraberliğin bozulduğu tartışmasızdır.

Davacı, maliki bulunduğu 1387 ada 79 sayılı parsel üzerindeki binanın bodrum kat bir no.lu bağımsız bölüm olan mobilya teşhir salonunun 1/2 payının düşük bir bedelle vekili aracılığıyla davalı M.N.G.’ye temlik edildiğini ileri sürerek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.

Taraflarca ileri sürülen maddi olayların hukuksal yönü ve niteliğinin tayini mahkemece saptanması gerekir. Yukarıda değinilen ve tartışmasız olan maddi olgulara dava dilekçesindeki açıklamalara ve tüm dosya içeriğine göre dava, davalı M.N.G. ile el ve işbirliği içerisinde bulunan vekilin vekâlet görevini kötüye kullanmak suretiyle tapuda yapılan temlikin iptali ile tescili isteğine ilişkindir.

Davacı İstanbul 8’inci Noterliğinin 31.10.1974 gün ve 25800 no.lu vekâletnamesiyle davali olan Mühendis H.İ.’yi adı geçenlerle birlikte vekil tayin etmiştir. Dava konusu 351 pafta 1387 ada 79 sayılı parsel üzerindeki uyuşmazlık konusu bağımsız bölüm mobilya teşhir salonu, bu vekâletnamedeki yetkiye dayanılarak tamamını 150.000 lira bedelle 19.8.1975 tarihinde 1/2 payı davacı, 1/2 payı da M.E.B. adına vekil H.I. aracılığı ile satın alınmak suretiyle kayıt olunmuş ve aynı vekâletnameye dayanılarak aynı vekil tarafından davacı V.A.M.’nin 1/2 payı 150.000 lira bedelle 9.4.1979 tarihinde diğer davalı M.N.G.’ye tapuda temlik edilmiştir. Aynı vekâletnameye dayanılarak aynı vekil yaptığı başka temlik işlemleri de mevcuttur.

Dava konusu bağımsız bölüm satın alındıktan sonra paydaşlar mobilya teşhir salonu olan bu yeri Yeni Asya Gazetesi yayın evinin deposu olarak kullanmaya başlamışlar ve davacı V.A.M.’de yayın evinin sekreteri olarak görev yüklenmiştir. Uzman bilirkişilerin yaptıkları inceleme ve uygulama sonucunda verilen raporda tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değer arasında aşırı nispetsizlik bulunduğu saptanmıştır. Ne var ki davacıya ait temlike konu pay 9.4.1979 tarihinde satılmış ve dava ise 5.9.1983 gününde açılmıştır.

Davacı dava konusu taşınmazın satış tarihinden sonra emlak vergisi beyannamesi vermemiştir. Davacı yayin evindeki görevi gereği taşınmazdaki payının satıldığını bildiği için artık vergi beyannamesi vermek gereğini duymamıştır. Bu suretle vekili aracılığı ile yapılan satıştan haberdar olmadığına ilişkin davacı iddiası dinlenilen tanıkların sözlerine, beyannamesi vermeme olgusuna, yayın evindeki görev durumuna, tüm dosya içeriğine ve hayatın olağan akışına ters düşmektedir.

Böylece davalıya yapılan temlikten haberdar olan davacı dava tarihine kadar uzunca bir süre susmuş ve temliki tasarrufa karşı çıkmamakla akde icazet verdiğinin kabulü gerekir. BK’nın 38. maddesi hükmüne göre temsil edilen kimse iradesine aykırı olarak yapılan birlikte açık veya kapalı bir şekilde icazet verdiği takdirde işbu akit artık kendisini bağlar.

Temsil edilen kimsenin icazetine kadar o akit muallakta kalır. Çünkü icazet yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olup sonradan ortaya çıkan geçersiz akdi ilişkiyi geçerli hale getirir. Temyize konu somut olayda da satış tarihinden sonra davacının vergi beyannamesi vermemesi, satışı bilecek durumda olması, tarafların inanç ve düşünce birliği yönünden uyuşmazlığa düşmüş olmaları ve dinlenilen tanıkların sözlerinden davacının satış akdinden haberdar olduğu halde bu hukuki tasarrufa dava tarihine kadar uzun sayılabilecek bir sürede karşı çıkmamakla satış akdine icazet verdiğinin kabulü zorunludur.

Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanıl gılı değerlendirmeler sonucu kabul edilmesi isabetsizdir. Davalıların temyiz itirazı ye rindedir. Kabulüyle açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, oybirliğiy le karar verildi (Y. 1. HD. 29.1.1986 T. 1986/15131 E. 1986/540 K.).

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.