Yargıtay Kararı: 1. HD. 15.11.1991 T. 1991/11841 E. 1991/13088 K.

Oca 2, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Vekil vekâlet görevini vekil edenin yararına kullanmalıdır. Kasten vekâlet verenin zararına, kendi veya iş ve elbirliği yaptığı başka birinin yararına kullandığı takdirde yapılan işlem temsil yetkisinin sınırları içerisinde kalsa dahi vekâlet vereni bağlamaz. Bu takdirde vekil vekâlet görevini kötüye kullanan, bunu bilerek sözleşme yapan kişi de hakkını kötü kullanan kişi durumundadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.1.1974 gün 1972/2-548, 1974/14 sayılı kararı ile muhtelif daire kararlarında ifade edildiği üzere, HUMK’un 74, 75 ve 76. maddelerin den çıkan anlam ve sonuca göre hakim, davacının bildirdiği maddi olay ve netice-i taleple bağlı ise de, cereyan eden maddi olayda hangi hukuki sebebe göre hüküm vereceği veya hangi hukuki sebebin nazara alınacağını tayin ve takdir etmek durumundadır. O kadar ki, hukuki sebep bulunarak, ona göre bir karar verilecektir. Diğer bir anlatımla, davacı, davasının dayanağını oluşturan tüm olayları (vakıaları) dava dilekçesinde bildirmekle yükümlüdür. (HUMK’un 179/1)

Hakim, davanın sınırlarını çizen bu olaylarla bağlıdır ve bunlar hakkında inceleme yapabilme durumundadır. Ancak, bildirilen olaylara uygulanacak hukuk kuralını (yasa hükmünü) bulmak tamamen hakimin işidir. Bir başka deyişle, maddi olayları bildirmek yanlara, hukuksal nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK’un 76). Hakimin tarafların ileri sürdüğü hukuki sebeplerle bağlılığı yoktur.

Somut olayda, davacı çekişmeli taşınmazın, miras bırakanı ileri yaş dönemlerinde, dava dışı M. N. D. verdiği vekâletnamelerle, davacıyı miras hakkından yoksun bırakılması amacıyla davalıya temlik edildiğini ileri sürmüş, dava dilekçesinde ehliyetsizlik vakıaları olarak belirtilen nitelendirmelerinden daha sonra vazgeçmiş, temlik işleminin miras bırakandan alınan vekâletnameler uyarınca, ancak, onun satışa dair irade ve bilgisi dışında gerçekleştiğini bildirmiştir. Tüm dosya içeriği ile tanık anlatımları da bu olguyu ortaya koyar niteliktedir.

İddianın kabul edilen bu şekil itibariyle akitteki irade ve beyan arasındaki aykırılık olarak da tarif edilebilen muvazaanın, olayda varlığından söz etme olanağının bulunmadığı açıktır. Çünkü, satış akdinden habersiz olan murisin, iradesinin şu veya bu şekilde olduğunu söylemek kuşkusuz mümkün değildir. Öyle ise murisin, taşınmazı danışıklı bir akitle davacıyı miras hakkından yoksun bırakmak düşüncesiyle davalıya geçirdiği söylenemez.

Hal böyle olunca, iddianın temelde, vekâletnamenin kullanılış biçimindeki yolsuzluğu içerdiği diğer bir deyişle davada vekâlet görevinin kötüye kullanıldığı savına dayanıldığı sonucuna varmak gerekmektedir.

Borçlar Yasasının gerek temsile, gerekse vekâlet akdine yönelik hükümlerinden anlaşılacağı üzere, vekâleten temsil yetkisi kural olarak vekâlet verenin yararına kullanılmalıdır. Eğer vekil, vekâletnameye dayalı temsil yetkisini kasten vekâlet verenin zararına ya da iş ve elbirliği yaptığı saptanan başka birinin yararına kullandığı takdirde, yapılan işlem, temsil yetkisinin sınırları içerisin de kalmış olsa bile…) vekâlet vereni (temsil olunanı) bağlamaz. Böyle bir davranışıyla vekil, vekâlet görevini kötüye kullanmakta, yetkisini kötüye kullandığını bilerek vekil ile sözleşme yapan da hakkını kötüye kullanan kişi durumuna düşmektedir.

Bu itibarla yukarda açıklanan ilke çerçevesinde gerekli incelemenin yapılması özellikle akit tablosunun celbi ile taşınmazın akit tarihindeki gerçek değerinin saptanması davalının ödeme savunmasının da göz önünde bulundurulması ve böylece olayda vekâlet görevini kötüye kullanılıp kullanılmadığının ortaya çıkarılması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, tavsifte ve değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. Davalının temyiz itirazları yerin dedir. Kabulüyle hükmün BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi (Y. 1. HD. 15.11.1991 T. 1991/11841 E. 1991/13088 K.)

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.