Yargıtay Kararı: 1. HD. 1.5.1987 T. 1987/1305 E. 1987/4122 K.

Oca 3, 2021 | Karışık Yargıtay Kararları

Özet: Hukuki sebeplerden birinin veya birkaçının öteki hukuki sebep veya sebeplerin ince lenmesine olanak tanındığı sürece aynı davada birkaç hukuki sebep bir arada incelenebilir, Vekilin vekâletnameye dayalı temsil yetkisini kasten vekâlet verenin zararına kendisinin veya iş ve elbirliği yaptığı kişinin yararına kullanıp kullanmadığının hayatın olağan akışına, yanların durumlarına, olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.

Davada, çekişmeli apartman dairesine ilişkin olarak vekil aracılığıyla yapılan temliki işlemin muvazaa, hile ikrah, yetkisizlik, vekâletin kötüye kullanılması ve gabin hukuksal nedenleri ile illetli bulunduğu ileri sürülmüş, iptali istenilmiştir.

Mahkemece, salt vekâletin kötüye kullanılması hukuksal nedenine hasren nitelendirme yapılmış ve (… temliki yapan vekilin vekâletnamesinde satışa açıkça yetki verildiği, davalının da vekâletnameye güvenerek taşınmazı satın aldığı, esasen vekâlet görevi kötüye kullanılmış ve bundan muris ya da davacılar zarar görmüş ise BK’nın 388 ve müteakip maddeleri uyarınca vekili sorumlu olacağı ve onun aleyhine dava açılabileceği) hususları gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılardan Y. B., 29.1.1986 tarihli oturumda davasından vazgeçtiğini bildirip, beyanını imzası ile doğruladığına göre, davanın reddine karar verilmiş olması anılan davacı yönünden vazgeçmesinden ötürü sonucu itibariyle doğrudur. Y.B.’nin karar düzeltme isteği yerinde değildir, reddine.

Davacı A.B.’ye vekaletin E.B.’nin düzeltme isteğine gelince; gerçekten, davanın dayanağını oluşturan maddi olayları (vakıaları) bildirmek yanlara (taraflara), hukuksal nitelendirmeyi yapmak hakime aittir. Diğer bir anlatımla, dava dilekçesinde bildirilen olaylara uygulanacak hukuk kuralına (kanun hükmünü) bulmak tamamen Hakimin işidir. Ancak, davada birkaç hukuki sebebin bir arada incelenebilmesi, hukuki sebeplerin bir tanesinin ya da birkaçının, diğer hukuki sebebin ya da sebeplerin incelenmesine olanak tanıdığı müddetçe mümkündür. Bu yön, Hukuk Genel Kurulunun 19.1.1974 gün 1972/2-584 Esas, 14 Karar sayılı kararında (… Davacının davasında dayandığı maddi olaylar için birkaç hukuki sebebi bir arada göstermesinde ilke olarak usul kanununa aykırılık yoktur. Hukuki sebeplerden bir tanesinin diğer hukuki sebebin incelenmesine imkan verme niteliği bulunduğu müddetçe, ehemmiyet ve lüzum derecesine göre, birden fazla hukuki sebep bir arada inceleme ve tahkik konusu yapılabilir…) denilerek ifade edilmiş bulunmaktadır.

Davacılar vekili, davada muvazaa, hile ikrah, yetkisizlik, vekâletin kötüye kullanılması ve gabin hukuksal nedenlerine dayandıklarını bildirmiştir. Yukarıda açıklanan usul kurulları karşısında, dayanılan hukuksal nedenlerin ve bunlara bağlanan olayların birbirleri ile bağdaşacak hale getirilmesi gerektiğinin zarureti ortadadır.

O halde, yasaların değişik hükümlerine tabi olan ve birbirleriyle bağdaşmayan (çelişen) hukuki sebeplerden hangisine ya da hangilerine dayandığı davacılar vekilinden sorulup, davasının açıklattırılması ve yapacağı açıklama çerçevesinde yargılamaya devam edilmesi zorunlu iken, anılan usulü, işlem yerine getirilmeden davaya bakılarak hükme bağlanması doğru değildir.

Kabule ve nitelendirmeye göre de, yerel mahkemenin ret gerekçesi yasaya ve yargısal kararlara (içtihatlara) uygun düşmemektedir. Şöyle ki; BK’nın gerek temsile, gerekse vekâlet akdine ilişkin hükümlerinden anlaşılacağı üzere, vekâleten temsil yetkisi kural olarak vekâlet verenin yararına kullanılmalıdır. Eğer vekil; vekâletnameye dayalı temsil yetkisini kasten vekâlet verenin zararına, kendisinin ya da iş ve elbirliği yaptığı anlaşılan başka birinin yararına kullandığı takdirde, yapılan işlem, temsil yetkisinin sınırları içersinde kalmış olsa bile vekâlet vereni (temsil olunanı) bağlamaz. Böyle bir davranışıyla vekil, vekâlet görevini kötüye kullanmakta, yetkisini kötüye kullandığını bilerek vekil ile sözleşme yapan da hakkını kötüye kullanan kişi durumuna düşmektedir.

Bu itibarla mahkemenin nitelendirmesi çerçevesinde yapılacak iş; toplanan tüm delillerin hayatın olağan akışına, yanların durumlarına ve olayın kendisine özgü yönlerine uygun düşecek şekilde değerlendirilip, yukarıda değinilen ilke gözetilerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurulmasından ibarettir.

Belirtilen hususlar, davacılar vekilinin karar düzeltme isteği üzerine bu kez yapılan inceleme sonunda anlaşılmış olmakla: HUMK’un 440. maddesi uyarınca davacılardan A.B.’nin davası hakkındaki karar düzeltme isteğinin kabulüne ve Dairenin yanılgılı değerlendirmeye dayanan onama kararının sözü edilen davacı yönünden ortadan kaldırılmasına, belirtilen nedenlerden ötürü davacı A.B.’nin dava ve isteğine hasren BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi (Y. 1. HD. 1.5.1987 T. 1987/1305 E. 1987/4122 K.).

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Uyarı: Bu işlem için giriş yapmanız gerekmektedir. Üst menüde yer alan üye giriş sayfasından ücretsiz giriş yapabilirsiniz.