Yapılan Ödemelerin Nafaka Ödemesi Sayılıp Sayılmayacağı Kriteri – Yargıtay Kararı: Esas : 2014/368 Karar : 2014/3387 Tarih : 11.02.2014

T.C.
YARGITAY
ONİKİNCİ HUKUK DAİRESİ

Esas : 2014/368
Karar : 2014/3387
Tarih : 11.02.2014

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;

Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasının tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla takipte borçlu borcu ödediğinden bahisle itiraz etmiş olup alacaklı tarafından mahkemeden itirazın kaldırılması talep edilmiş, mahkemece itirazın kaldırılmasına, takibin 10.238,63 TL üzerinden devamına, tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

Dairemizin önceki uygulamalarında, sunulan ödeme belgelerinin geçerli olabilmesi için açıkça nafaka borcuna atfen yapıldığının yazılı olması gerektiği koşulu aranırken, içtihat değişikliğine gidilerek, nafaka kararından sonra ancak icra ödeme emri tebliğinden önce yapılan ödemelerin nafaka borcundan mahsubu gerekeceği ilkesi benimsenmeye başlanmıştır. Buna göre yapılan ödemelerde hükmolunan aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde ödemeler görünüyor ise, ödeme belgelerinde nafaka borcuna ilişkin olduğuna dair atıf olmasa dahi bu ödemelerin de nafaka borcundan mahsubunun hakkaniyet kurallarına uygun düşeceğinin kabulü gerekir. Zira işleyen nafaka borcu bulunan bir borçlunun yaptığı ödemelerin bu borç dışında ahlaki bir ödeme olduğunu kabul etmek hak kaybına neden olacaktır. Aksi düşünce, aşırı şekilcilik olup, hak zayiine ve mükerrer ödemelere neden olacağından kabulü mümkün değildir.

Bu açıklamaların ışığında somut olaya bakıldığında, ödemelerin bir kısmının belirtilen kıstaslara uygun düşmediği görülmekle, mahkemece, nafaka borcu için ödendiği açıklamasını içermeyen, aylık nafaka miktarı ve bu miktarın katları şeklinde de olmayan, ödemelerin ahlaki ödeme olarak kabulü ile nafaka borcundan mahsup edilmemesi, ancak nafaka ara kararından sonra nafaka açıklamasıyla yapılan ödemelerin geçerli olduğunun dikkate alınması, bu açıklamalar doğrultusunda inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Son düzenleme tarihi 20 Mayıs 2020 14:58

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43

Bir yorum bırakın

E-posta adresiniz gizli tutulacaktır.