Velayetin Kaldırılması Davası Gerekçeli Karar Örneği

TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

TC

… AİLE MAHKEMESİ

ESAS NO
KARAR NO
HÂKİM

KÂTİP

DAVACI: -Adı ve Soyadı- T.C. Kimlik No:… –
– (Adres)
.. ve… kızı… doğumlu
DAVALI: -Adı ve Soyadı- T.C. Kimlik No:… -..
(Adres)
ve… kızı… doğumlu –
ÇOCUK:…. -T.C. Kimlik No:…-… ve… kızı…doğumlu – (Adres)
DAVA: Velayet (Velayetin Düzenlenmesi)
DAVA TARİHİ :…

KARAR TARİHİ :…

G.KARAR

YAZMA TARİHİ :…

Mahkememizde görülmekte bulunan velayet (velayetin düzenlenmesi) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı asil mahkememize vermiş olduğu… /…/… havale tarihli dava dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında özetle; Davalının kızı olduğunu, kızının gayri resmi evliliğinden olan torunu Ayşe’nin dünyaya geldiğini, davalının evlendiği kişiden ayrıldığı ve hamile olarak yanma geldiğini,…. doğumlu  ‘nin doğduğundan bu yana kendisinin yanında kaldığını, davalının başka birisi ile tekrar gayri resmi evlilik yaptığını ve çocuğa bakacak durumunun olmadığını, bu nedenlerden dolayı torunu….’nin velayetinin davalıdan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.

Taraf teşkili sağlanmıştır.

Davalı asil duruşmadaki beyanında özetle; Açılan davayı kabul ettiğini, küçük kızı Ayşe’nin doğduğundan bu yana anneannesinin yanında kaldığını, Anneannesinin baktığını, bu nedenle Ayşe’nin üzerindeki velayet hakkının kaldırılmasını talep ettiğini, bu şekilde yapılacak bir düzenlemeye itirazı olmadığını beyan etmiştir.

Küçük…’nin bilirkişi huzurunda duruşmada alman beyanında” Bana doğduğumdan beri anneannem… bakmaktadır, tüm ihtiyaçlarımı anneannem karşılamaktadır, halen anneannem ile birlikte yaşıyorum, annem başka biriyle evli olup hiçbir şekilde bizimle ilgilenmemektedir” şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tarafların nüfus kayıtları dosya içerisine celp edilmiş olup incelenmesinde; Tarafların resmi olarak hiç evlenmemiş oldukları, tarafların … doğumlu… isimli çocuklarının olduğu görülmüştür.

Davacı tanıkları usulüne uygun olarak celp edilmiş olup;

Davacı tanığı -Adı ve Soyadı-… /…/… tarihinde alınan beyanında; “Ben davacının teyzesi olurum, bu nedenle tarafları tanırım,…………………………………. yeni doğduğunda….’nin annesi    bırakarak başka birine kaçtı, 10 yıldan fazla bir süredir de davacı    ‘e bakmaktadır, bakım ihtiyaçlarını davacı karşılamaktadır, davalı…. hiç bir şekilde çocuğunu arayıp sormamaktadır, bakımıyla ilgilenmemektedir” diye beyanda bulunduğu,

Dava dilekçesi, davalının kabul beyanı, tanık beyanları, nüfus kayıtları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

Dava; Gayrı resmi evlilik birliği içerisinde doğan müşterek çocuk… ‘ün davalı annesinde olan velayetinin kaldırılmasına istemine yöneliktir.Velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsar (4721 sayılı TMK m. 337, 340, 342, 346). Velayet, aynı zamanda ana babanın velayeti altındaki çocukların kişiliklerine ve mallarına ilişkin hakları, ödevleri, yetkileri ve yükümlülükleri de içerir. Ana ve babanın çocukların kişiliklerine ilişkin hak ve ödevleri, özellikle çocukların şahıslarına bakmak, onları görüp gözetmek, geçimlerini sağlamak, yetiştirilmelerini ve eğitimlerini gerçekleştirmektir. Bu bağlamda sağlayacağı eğitim ile istenilen ölçüde dürüst, kötü alışkanlıklardan uzak, iyi ahlak sahibi, çalışkan ve bilgili bir insan olarak yetiştirmek hak ve yükümlülüğü bulunmaktadır.

Velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi şartları gerçekleşmedikçe, ana ve babanın velayet görevlerine müdahale olunamaz. Eş söyleyişle, velayetin düzenlenmesinde asıl olan, küçüğün yararını korumak ve geleceğini güvence altına almaktır. Velayet, kamu düzenine ilişkin olup bu hususta ana ile babanın istek ve beyanlarından ziyade ço-cuğun menfaatlerinin dikkate alınması zorunludur. Yine 4721 sayılı yasanın 348. Maddesinde Anne ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirmemesi; ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır bir biçimde savsaklamaları halinde hâkim velayet hakkını kaldırabilir denilmektedir.

Bu genel bilgiler ışığında olayımıza dönersek, davalının gayri resmi birlikteliği sonucu doğan müşterek çocuk Ayşe doğduğundan beri anneannesi ile birlikte yaşadığı, maddi manevi tüm ihtiyaçlarının anneannesi tarafından karşılandığı anlaşılmış olup, davalı annenin de küçüğün kendisinde bulunan velayet haklarının kaldırılmasını talep etmiş olması ve tanık beyanı dikkate alındığında küçüğün davalı olan annesinin küçükle ilgilenmediği velayet görevlerini yerine getirmediği anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın Kabulü İLE

… İli,… İlçesi, … Mahallesi/ Köyü, Cilt no:…, hane no:…, bsn:…, TC:… ’de nüfu- sa kayıtlı.. ve… ‘den olma,…. -… d.lu…. ‘ün velayet haklarının , İli,     İlçesi ,… Mahallesi/ Köyü, Cilt no:… , hane no:….. bsn:           , TC:… ’de nüfusa kayıtlı…. ve…. ‘den olma,….. –   d.lu…. ‘den KALDIRILMASINA,

Karar kesinleştiğinde küçük…. ‘e vasi atanması için küçüklerin adres mahkemesindeki Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda BULUNULMASINA,

Dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle peşin harç 31,40 TL ve başvurma harcı 31,40 olmak üzere toplam 62,80 TL harcın davalıdan alınarak hâzineye gelir kaydına,

Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

Karar kesinleştiğinde iki suretin ilgili nüfus müdürlüğüne gönderilmesine,

Dosya kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair; karar tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf inceleme yolu açık olmak üzere davacı asilin ve küçüğün yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıl- dı…. /…/…

Hâkim

E-imzalı

bir yorum bırakın

tr Türkçe
X
error: Sağ tıklama özelliği kapalıdır.