Velayetin Babaya Verilmesi Mahkeme Kararı Örneği

-KARAR-

Davacı tarafından mahkememizde açılan BOŞANMA, NAFAKA, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT davasının yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı dava dilekçesi ile, davalı ile 24 yıllık evli olduklarını bu evlilikten 3 çocukları olduğunu ve çocuklarından iki tanesinin reşit olduğunu, eşine akrabalarının eşin seni aldatıyor diyerek yalan söylediklerini her ne kadar eşine bunun yalan olduğunu söylemiş ise de eşini bir türlü ikna edemediğini, ancak aile baskısıyla bu güne kadar evliliklerini sürdürdüklerini, aralarında sürekli sürtüşmelerin yaşandığını , aynı evde yaşamalarına rağmen davalının kendisi ile konuşmadığını, evde kendisine ait ev işlerini kendisinin yaptığını ve ev içerisinde iki yabancı gibi yaşadıklarını, şiddetli geçimsizlik sebebiyle aile birliğinin çekilmez hale geldiğini ailesine ve çevresine küçük düştüğünü sosyal yönden de durumunun sarsıldığını bu nedenlerle boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmediğini, eşine şiddet uyguladığını, davalının evde olmadığı zamanlarda eve başka kadınlar getirdiğini, davalı müvekkilinin de boşanmak istediğini,ancak aksi karar halinde müşterek çocuk için aylık 200.000.000.-TL eş için 200.000.000.-TL dava sonunda yoksulluk olarak devam etmek üzere nafaka takdirine ayrıca 50.000.000.000.-TL manevi 50.000.000.000.-TL maddi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı duruşmadaki beyanında;davasının kabulünü davalının taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı vekili duruşmadaki beyanında;beyanlarını tekrar ettiklerini, boşanmaya karar verilecekse maddi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları yapılmış, nüfus kayıtları celp edilmiş, tüm deliller toplanmış, dinlenen davacı tanıkları beyanlarında tarafların 4-5 yıl gibi bir zamandır aynı evde kopuk yaşadıklarını birbirleri ile paylaşımlarının olmadığını, davalının davacının yemeğini ve çamaşırlarını yıkamadığını, aynı yatağı paylaşmadıklarını beyan etmişlerdir.

Dinlenen davalı tanıkları genel olarak beyanlarında; davalının sürekli olarak geçici işlerde çalışıp, evinin geçimine katkı sağlamaya çalıştığını,davacının ise sürekli evde oturup eşini küçümsediğini onu yaşlı olduğu için beğenmediğini söylediğini başka kadınlarla arkadaşlık ettiğini, evlilik birliği içinde taraflatın paylaşım ortamının bulunmadığını beyan etmişlerdir.

Duruşmada dinlenen tarafların müşterek çocukları, anne ve babaları arasında son 4-5 yıldır bir kopukluk olduğunu,davacının yemek ve bulaşığını, annelerinin yıkamadığını, beraber aynı ortamı paylaşmadıklarını babalarının annelerini kıskandırmak için telefonla birkaç kez başka kadınlarla konuştuklarını gördüklerini yaşı küçük olan çocuk velayetinin babasına verilmesini beyan etmişlerdir.

Celp edilen nüfus aile kayıt tablosu, sosyal ekonomik durum araştırması dinlenen tanık beyanları ve tüm delillere göre dava M.Y’nm 166/1 maddesine davalı açılmış boşanma davası olup, evlilik
birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden biri boşanma davası açabilir,Hakim tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının çevre koşullarının dikkate alınarak temelinden sarsılma olayım takdir edecektir.

Medeni Yasa’nın 185. maddesine göre evlenme ile eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler birlikte yaşamak,birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar, ayrıca eşler evlilik
birliği mutluluğunun el birliği ile sağlamak çocukların bakımı eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler.Somut olayda,taraflar arasında 4-5 yıla yakın bir süredir ev içinde paylaşım ortamının yok olduğu davalının günlük yaşam şartları içinde ev içinde eşine karşı yerine getirmesi gereken bir takım görevleri yerine getirmediği bu şekilde kusurlu davrandığı ancak davacı tarafın evlilik birliği içinde olması gereken sadakate aykırı davranıp başka kişilerle arkadaşlık yapmaya çalıştığı, eşi ile yakında ilgilenip, onun problemlerini çözmeye yardım etmediği, eşini hor görüp yaşlı olmakla itham ettiği bu şekilde evlilikten beklenen sadakat, paylaşım ve hoşgörü ortamının ortadan kalktığı evliliğin devamında taraflar ve çocuklar için bir fayda kalmadığı evliliğin birliğinin temelinden sarsılmasında her iki eşinde kusurlu olup, davacının kusurunun daha ağır olduğu kanaatine varılmış ve tarafların boşanmalarına karar vermek gerekmiştir.

Yapılan sosyal ve ekonomik araştırma toplanan deliller ve tarafların müşterek çocuklarının beyanlarına göre tarafların müşterek çocuğu yaşı küçük Erdal’ın velayetinin isteği de dikkate alınarak velayetinin davacı babaya verilmesi uygun görülmüştür.

Medeni Yasa 175/1. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Tarafların sosyal ve ekonomik durumu, boşanmadaki olaylarda davacı tarafın daha ağır kusuru, davalının yaşı ve sürekli bir iş sahibi olmaması dikkate alındığında boşanmayla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından, karar kesinleştikten sonra davalı yararına 80,00 YTL iştirak nafakasının davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesi uygun görülmüştür.

Medeni Yasa 174/1. maddesine göre mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.Somut olayda, boşanmayla kadının koca desteğini kaybetmesi gelecekteki miras haklarından mahrum kalması dikkate alınarak hakkaniyet gereği 3.000,00 YTL maddi tazminatın davacı koca boşanmada daha ağır kusurlu kabul edildiğinden davalı tarafa ödenmesi uygun görülmüştür.

Medeni Yasa 74/2. maddesi gereği boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun bir para ödenmesini isteyebilir. Somut olayda,, evlilik birliği içinde davacının eşinden sürekli yaşlı diye bahsetmesi ve başka kadınlarla arkadaşlık kurmaya çalışarak sadakate aykırı hareket etmesi göz önüne alındığında bu hususun davalının kişilik haklarına saldırı kabul edilerek, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve hakkaniyet gereği ve ağır kusurlu taraf davacı kabul edildiğinden 2.500,00 YTL manevi tazminatın davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- DAVANIN KABULÜ ile,…İli … İlçesi .. Köyü’ Cilt No:88 Hane No: 85 ‘de nüfusa kayıtlı bulunan … ve …’den olma …doğumlu Davacı…ile aynı yer nüfusuna kayıtlı bulunan …ve…den olma …doğumlu Davalı…’in 166/1 maddesi gereğince BOŞANMALARINA,

2- Tarafların müşterek çocuğu 1990 doğumlu …’in velayetinin yası ve çocuğun isteği dikkate alınarak DAVACI BABAYA BIRAKILMASINA,

3- Velayeti babaya verilen çocuk ile anne arasında her ayın 1. ve 3. Pazar günü saat sabah 09.00’dan akşam 19.00’a kadar ve dini bayramların 2. günü saat sabah 09.00’dan akşam 21.00’e kadar ve her yıl Temmuz ayının 1 ‘inden 30’una kadar annenin çocuğu yanma almak suretiyle şahsi münasebet tesisine,

4- Davalı tarafın boşanmayla yoksulluğa düşeceği ve davacının kusuru da daha ağır olduğundan karar kesinleştikten sonra davalı yararına aylık 80,00 YTL yoksulluk nafakasının her ay davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

5-  M.K 174/1. maddesine göre davalının boşanmayla koca desteğini kaybetmesi ve gelecek hakları da dikkate alınarak hüküm kesinleştikten sonra 3.000,00 YTL maddi tazminatın davacıdan
tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

6- M.K 174/1. maddesine göre davacının evlilik birliği içinde başka kadınlarla görüşüp aynı zamanda davalıyı yaşlı diye nitelendirmesi, davalının kişilik haklarına saldırı olduğundan karar kesinleştikten sonra 2.500,00 YTL manevi tazminatın davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesini fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,

7- Tarafların başkaca talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8- Bakiye 1,10 YTL harem davalıdan tahsiline,

9-Aşağıda belirtilen mahkeme masraflarının davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

Dair yasa yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
23.02.2005

Katip

Hakim

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.