Vekille müvekkil kardeş ise tanıkla ispat yapılabilir

Ara 29, 2020 | Vekalet Sözleşmesi

Özet: Vekile müvekkilin kardeş olmaları halinde, vekil, vekâleti gereği üzerine geçeni ödediğini tanıkla ispatlayabilir.

Yasalarımızda, bir kimsenin tapulu taşınmaz malını satmak için başkasını vekil seçerken, her halde re’sen düzenlenmiş bir vekâletname sağlaması konusunda bir zorunluk yoksa da, tapu sicil müdürlüğü vüsuku sağlamaka ve ileride bir takım uyuşmazlıklar doğmasını önlemek için, bu yolda aldığı bir kararla tapu sicil muhafızlıklarını bu yolda belge getirilmesini istemeye zorunu kılmıştır.

Aslında vekâlet ilişkisinin, kurulması geçerlik biçimine bağlanmamıştır. Buna rağmen tarafların adi veya re’sen düzenlenmiş bir belgede vekâlet ilişkisini tespit etmiş olmaları esasına bakılarak vekilin hesap verdiğine ilişkin savunmasının da her halde yazılı bir belgeye dayanması zorunluluğu ileri sürülemez. Çünkü hakkı düşüren işlemlerin yazılı bir belgeye dayanacağı konusundaki Usulün 288. maddesi hükmünün istisnası olan Usulün 293. maddesinin 2. bendinin de istisnası bulunan Usulün 292. maddesinin bu uyuşmazlıkta uygulama olanağı yoktur.

Taraflar kardeş ve vekâlet ilişkisi re’sen düzenlenmiş belgeye dayanmış olmasına rağmen hesaba konu olan tasarruf vekâlet sözleşmesinden değil, vekâlet sözleşmesi uyarınca vekil olan davalı (kardeş )nin müvekilleri adına ve hesabına 3. kişi ile yaptığı alım satım sözleşmesi uyarınca üzerine geçenden doğmuştur.

Uyuşmazlık vekâlet ilişkisinin var olup olmadığına değil, varlığında uyuşmazlık bulunmayan vekâlet yetkisi uyarınca satılan malın hesabının müvekkile verilip verilmediğindedir.

Kural olarak vekil, Usulün 288. maddesi uyarınca, müvekkiline hesap verip vekâlet ilişkisinin sağladığı yetki ile gördüğü iş sonunda müvekkili adına üzerine geçeni ona ödediğini, ancak yazılı belge ile ispat edebilir ise de tarafların kardeş olmaları halinde bu hüküm ve arada re’sen düzenlenmiş bir vekâletname bulunduğu ileri sürülüp Usulün 292. maddesi dayanarak gösterilerek her halde yazılı belge aranması Usulün 293. maddesinin 2. bendinin sağladığı hakkın tanınmaması sonucu doğurur. Ayrıca hesap görme işleminin herhangi bir bölümünün de makbuz gibi bir yazılı belgeye dayandığı her ne kadar davacılar tarafından ileri sürülmüş ise de bu yön davalı tarafından inkâr edilmiş ve ispatlanamamıştır.

O halde, tarafların belirtilen yakınlıkları gözetilerek hesap vermekle yükümlü bulunan vekilin ödeme savunmasını tanıkla ispatlayamayacağı ancak bir ant yönelterek sonucuna göre karar verilmesi gerekeceğine ilişkin düşünceye dayanan karar bozulmalıdır. Yapılacak iş savunmanın ve buna karşı ileri sürülebilecek yönlerin tanık ile ispatına imkan vermekten ibarettir. Davacı da tanık dinletebilir. Hükmün BOZULMASINA karar verildi (Y. 4. HD. 2.2.1971 T., 1970/12001 E. 1048).

Avukat Saim İncekaş, kurucu sıfatıyla Adana İncekaş Hukuk ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. 

Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000’den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır.

Adres: Kayalıbağ, Ziya Algan İş Merkezi, Turhan Cemal Beriker Blv. No:9
E-posta: av.saimincekas@gmail.com
Telefon: 0534 910 97 43 
WhatsApp üzerinden iletişim için tıklayınız.
Telegram üzerinden iletişim için tıklayınız.

Avukat Saim İNCEKAŞ

Kurucu & Yönetici Avukat, Adana Avukat ve Hukuki Danışmanlık Bürosu

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Haftanın Özlü Sözü

“Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır.”  Hz. Muhammed(Hadis-i Şerif)

Kategoriler

Hukuki uyuşmazlıklarınız için avukata danışın!

blank

error: Uyarı: Sadece üyeler bu işlemi gerçekleştirebilir.