Vekaletsiz İş Görme Neticesinde Kira Alacağı Davası – Yargıtay Karar

Vekaletsiz İş Görme Neticesinde Kira Alacağı Davası

818 sayılı Borçlar Kanununun 414. maddesi ve aynı yönde düzenleme getiren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 530. maddelerine göre; iş sahibi kendi menfaatine yapılmamış olsa bile, işgörmeden doğan faydaları edinme hakkına sahiptir; ancak zenginleştiği ölçüde, işgörenin masraflarını ödemek ve giriştiği borçlardan onu korumakla yükümlüdür.
Bu yasal düzenlemelere göre, taşınmazı kiraya verip kira paralarını tahsil eden kimse, taşınmazda hak sahibi olan ( taşınmaz sahibi) menfaatine değil, kendi menfaatine hareket etmiş bulunması nedeniyle, başkasının işini gören kimsenin, iş sahibinin yerine kendi çıkarına hareket etmesi durumu söz konusudur ki böyle bir durumda işi görülen kimse ( taşınmaz sahibi ), işi görenden (kiraları tahsil edenden) TBK’nun 530. (BK’nun 414.) maddesi uyarınca işgörenin elde ettiği menfaatlerin kendine verilmesini isteyebilir.
Öte yandan, İçtihadı Birleştirme Kararları sonuçları itibariyle bağlayıcı olup, Vekaletsiz işgörme hükümlerine dayalı alacak davaları 01.10.1958 gün, 1958/15 Esas, 1958/6 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince Türk Borçlar Kanunun 146. ( BK 125.) maddesinde gereğince on yıllık zaman aşımına tabidir.
Somut olayda, tarafların babaları Mehmet Sarı’nın sağlığında paydaşı olduğu taşınmazın çatısının 01.11.1999 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalı tarafından Telsim A.Ş’ne kiralandığı, ortak miras bırakanın 01.04.2003 tarihinde ölümünden sonra da 2009 yılına kadar kira paralarını davalının tahsil ettiği, davacının miras payına (1/8) isabet eden kira bedelinin ödenmediği tarafların ve mahkemenin kabulündedir.
Bu nedenle olayın oluş şekli, belirtilen yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca davada istem, ecrimisile ilişkin olmayıp, kira gelirinden davacının miras hissesine düşen alacağın TBK’nun 530.( BK 414.) maddesi gereğince vekaletsiz iş görme hükümlerine göre tahsili isteğine ilişkindir.
Hal böyle olunca, mahkemece yanlış ve hatalı değerlendirme sonucu davacı isteği ecrimisil olarak kabul edilerek, alacağa beş yıllık zamanaşımı uygulanması doğru değildir.
Kabule görede, davacı vekili 06.12.2011 tarihli dilekçesi ile dava açıldıktan sonra davalının talep edilen alacağın 4.500,00.-TL sını ödediği, bakiye 4.764,00.-TL asıl ve işlemiş faiz alacağının bulunduğu yönündeki beyanının asıl alacağın tespitinde dikkate alınmaması da isabetsizdir.
Tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle; (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ( ESAS NO : 2013/14799 -2- KARAR NO : 2013/17226)

Kaynak: https://www.yargitay.gov.tr/

Son düzenleme tarihi 20 Haziran 2020 18:44

Paylaş
Avukat Saim İncekaş

Avukat Saim İncekaş. Adana'da ikamet etmektedir. Kurucu sıfatıyla kendisine ait Adana Avukatlık ve Danışmanlık Bürosunda çalışmalarına devam etmektedir. Ceza Hukuku, Medeni-Boşanma-Aile Hukuku, Bilişim Hukuku avukatlığı ana çalışma dallarıdır. Özellikle boşanma ve ceza avukatlığı üzerine pratik ve deneyim sahibidir. Bu alanlarda 5.000'den fazla yazı ve makalesi bulunmaktadır. Adres: Turhan Cemal Beriker Blv. No:7, Ziya Algan İş Merkezi Kat:5 Daire:41 E-posta: av.saimincekas@gmail.com Telefon: 0534 910 97 43