Vasiyetname Nedir? Vasiyetnamenin Geçerliliği ve Türleri

Vasiyetname Ne Demektir?

Vasiyetname tek taraflı bir hukuksal işlemdir. Tasarrufta bulunanın tek taraflı irade beyanı ile sonuç doğurur. Vasiyetten yararlanan kişinin katılımını gerektirmez, yani bir sözleşme değildir. Vasiyetnameden yararlanan kişi ile vasiyetçi arasında icap veya kabul şart değildir.

Vasiyetname Türleri

Yasa koyucu vasiyetnamenin üç türünü düzenlemiştir. Bunlardan ikisi yazılı geçerlilik koşuluna bağlanmıştır. Resmi vasiyetname ve el yazısı vasiyetnamesi.

  1. Resmi vasiyetname
  2. El yazısı vasiyetname
  3. Sözlü vasiyet

İlk ikisi olağan vasiyettir. Normal koşullar altında yapılabilen vasiyet türleridir. Sözlü vasiyet ise olağanüstü bir hal içinde yapılacak vasiyet türüdür. Diğer vasiyet türlerinden birini yapma olanağına sahip bir kişi sözlü vasiyet yapamaz. Tanıklara itimat edilerek malvarlığı el değiştirdiği için riskli bir vasiyettir.vasiyetname nedir

Vasiyetçi son arzularını vasiyet türlerinden birine uygun olarak açıkladığında geçerli olarak kurulur. Ölüm gerçekleştiğinde bu arzulara itibar edilecektir. Vasiyet, Türk hukukundaki tek taraflı hukuksal işlemlere örnektir. Tek taraflı irade açıklamasıyla istenilen sonucu doğurur.

Vasiyete ilişkin iradenin belirli bir yere yöneltilmesi gerekmez. Yöneltilmesi gereken bir irade beyanı değildir. Dolayısıyla bir yere teslim edilmesi de gerekmez. Ancak vasiyetçi emniyet bakımından, dilerse vasiyetnamesini saklanmak üzere belirli bir makama tevdi edebilir. Bu hükme göre, el yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılabilir. Yasada bırakılır değil, bırakılabilir ifadesi kullanılmıştır. Yani emredici bir hüküm değildir.

Vasiyetin diğer türleri zaten niteliği gereği belirli bir yere verilmesi gereken vasiyettir. Sözlü ve resmi vasiyette olduğu gibi.

Resmi Vasiyetname

Resmi bir memurun önünde yapılan vasiyet türüdür. Kişi kendi son arzuları ile başbaşa değildir. Kişi son arzularını resmi memur ve tanıklar ile paylaşır. Kişi, son arzularını bir memura iletmekte ve memurdan gereğini yerine getirmesini talep etmektedir. El yazısı vasiyette vasiyetçi kendisi son arzularına şekil verdiği halde resmi vasiyette resmi memur son arzulara şekil vermektedir. Bu nedenle, kişi son arzularının hiç kimse tarafından bilinmesini istemiyorsa resmi vasiyet türüne başvurmamalıdır.

Resmi vasiyet resmi yazılı geçerlilik koşuluna bağlı bir vasiyettir. Bu nedenle bu şekilde yapılmadıkça geçersizlik nedeniyle iptal edilir.

Resmi vasiyetname aynı zamanda miras sözleşmesi için de aranan bir ölüme bağlı tasarruf şeklidir. Yani, miras sözleşmesi de resmi vasiyetname şeklinde yapılır.

Resmi vasiyetname aşağıdaki kişilerin katılımı ile gerçekleşir:

  1. Vasiyetçi
  2. Resmi memur
  3. İki tanık

Resmi Memur (Resmi Vasiyetnameye Resmiyet Verecek Makam)

Resmi memurun kim olduğunu yasa belirlemiştir. Resmi vasiyetnameye resmiyet verecek makam, sulh hakimi, noter veya yasa ile kendisine bu yetki verilmiş kişidir. Örneğin, özel bir yasa ile elçilikler yetkilendirilmiş olabilir.

Resmi vasiyetnamenin yapılmasında vasiyetçi son arzularını resmi memura anlatır. Burada vasiyet, memur tarafından re’sen düzenlenir. Yani resmi vasiyet onama şeklinde gerçekleşmez.

Tanıklar

Yasa iki tanık huzurunda resmi vasiyetnamenin yapılacağını öngörmüştür. Tanık bulunmaksızın yapılan bir vasiyet geçerli değildir. Tanıklar, sadece resmi vasiyette değil, sözlü vasiyette ve miras sözleşmesinde de karşımıza çıkmaktadır.

Tanıklar MK’nun 536. maddesinde düzenlenmiştir. Yasa her kişinin tanıklık yapabilmesini kabul etmemiştir. MK’nun 536. maddesine göre resmi vasiyetin geçerli olabilmesi için tanıklarda şu koşulların bulunması gerekir. Bunlar geçerlilik koşullarıdır.

  1. Tanıklar, fiil ehliyetine sahip olmalıdırlar.
  2. Bir ceza mahkemesi kararı ile kamu haklarından yasaklı olanlar tanıklık yapamazlar.
  3. Okur yazar olmayanlar tanık olamazlar.
  4. Vasiyetçi ile şu yakınlığı olan kişiler tanık olamaz: Vasiyetçinin eşi, Üstsoy hısımları (Usul hısımları), Altsoy hısımları, Kardeşleri, Bu kişilerin eşleri.

Yasa aynı yasakları resmi memur için de aramıştır. MK 532. maddedeki vasiyetnameye resmiyet verecek kişilerin de 536. maddedeki engellere sahip olmaması gerekir. Yani bu yasaklar hem
tanıkları hem memuru kapsar.

Yasa bu yasak dışında resmi vasiyetin içeriği ile ilgili şu yasağı getirmiştir. Resmi vasiyet düzenlenmesine katılanlara (resmi memur ve tanıklara) ve bunların altsoy üstsoy hısımlarına, kardeşlerine ve bunların eşlerine resmi vasiyetname ile kazandırma yapılamaz. Bu hüküm suistimalleri önlemeye yöneliktir.

Resmi Vasiyetnamenin Düzenlenme Şekli

Yasa burada bir ayrım yapmış, resmi vasiyetin iki türünü birbirinden ayırmıştır. Bu, tanıkların resmi vasiyetnamenin içeriğini öğrenip öğrenmemeleri açısından yapılan bir ayırımdır.

Bu ayrımın sebebi şudur:

Vasiyetçi okuma ve yazma biliyorsa sorun yoktur. Bu takdirde başkalarının resmi vasiyetnamenin içeriğini bilmeleri gerekmez. Vasiyetçi, okuma yazma bilmiyorsa tanıkların resmi vasiyetnamenin içeriğinden bilgi sahibi olmaları gündeme gelir. Bu nedenle yasa 534 ve 535. maddelerinde resmi vasiyetnamenin iki türünü düzenlemiştir.

1)Okuma Yazma Bilen Vasiyetçinin Resmi Vasiyetnamesi

Burada resmi vasiyetname iki aşamada gerçekleşir.

Birinci aşama, vasiyetçinin resmi memura son arzularını anlatması ve bunun resmi memur tarafından kaleme alınması ve vasiyetçiye okunmasıdır.

İkinci aşama ise tanıkların dinlenmesi aşamasıdır. Tanıklar bu tür vasiyette, vasiyetçiyi vasiyet yapmaya ehil gördüklerini ve vasiyetçinin son arzularını kendi özgür iradesi ile dile getirdiğine tanıklık ederler. Burada tanıklar vasiyetçinin notere ne söylediğini bilmezler. Gizlilik unsuru vardır.

2)Okuma Yazma Bilmeyen Vasiyetçinin Vasiyetnamesi

Resmi vasiyetnamenin ikinci türü okuma yazma bilmeyenler için öngörülmüştür. Mirasbırakan bizzat okuyamaz ve imzalayamazsa resmi memur vasiyetçinin son arzularını iki tanık önünde okur. Burada tanıklar vasiyetçinin son arzularını öğrenmektedirler. Tanıklar vasiyetnamenin içeriğinin vasiyetçinin son arzularına uygun olduğunu teyit ederler. Suistimalleri önlemek içindir.

Burada da birinci aşama vasiyetçinin son arzularını açıklama aşamasıdır. Son arzularında vasiyetçi taksim kuralları koyabilir, mal bırakabilir vs.

İkinci aşama tanıkların katılma aşamasıdır. Tanıklık ehliyetine sahip olan yani MK m. 536’daki koşulları taşıyan en az iki tanık vasiyetçinin son arzularını öğrenir. Tanıklar vasiyetnamenin bu türünde;

  1. Vasiyetin, vasiyetçinin son arzularına uygun olduğunu,
  2. Vasiyetçinin vasiyet yapma ehliyetine sahip olduğunu ve kendi özgür iradesi ile vasiyeti yaptığına tanıklık ederler.

Yasa, 535. maddesinde sadece okuma bilmemeyi değil, yazma bilmemeyi de aramıştır. Okuyabildiği halde yazamıyorsa yine bu vasiyet türü söz konusu olur.

Resmi vasiyetname, resmi memur tarafından tanzim edilir ve bu şekilde saklanır. Resmi vasiyetnameyi düzenleyen memur vasiyetçinin nüfusa kayıtlı olduğu yere ihbarda bulunur ve kendisinde bir vasiyetnamenin bulunduğunu bildirir. Yasa koyucu, ölüm halinde vasiyetin ortaya çıkartılması ve mirasbırakanın son arzularının gerçekleşmesi için resmi memura bu görevi vermiştir.

Nüfus müdürü bu ihbarı alınca vasiyetçinin nüfus kaydına bir şerh düşer ve mirasbırakanın ölümü halinde nüfus müdürü bunu resmi memura bildirir. Bu bildirim üzerine resmi memur vasiyetnameyi mahkemeye veya cumhuriyet savcılığına tevdi eder. Yasa bu şekilde öngörmüş olmakla birlikte uygulamada resmi memur başvuru üzerine tevdi etmektedir.

El Yazısı Vasiyetname

Resmi vasiyette gizlilik unsuru resmi memur ve vasiyetçi okuma yazma bilmiyorsa iki tanık bakımından ortadan kalkmaktadır.

Kişi son arzularının gizli kalmasını istiyorsa el yazısı vasiyet yapmalıdır. El yazısı vasiyette kişi son arzuları ile baş başadır. El yazısı vasiyet bir resmi memura teslim edilmemişse risklidir. Ölüm halinde el yazısı vasiyeti ele geçiren kişinin menfaat durumuna göre imha edilip edilmeme riski vardır. Yasa bu riskleri ortadan kaldırmak için sulh hakimi veya notere tevdi edilme olanağı getirmiştir. Ancak bu şekilde tevdi edilmesi de gizliliği ortadan kaldırabilir. Zira, en azından sulh hakimi veya notere tevdi edilmiş bir vasiyetin bulunduğu bilinmektedir.

El yazısı vasiyetin yararları:

  1. Gizlilik unsuru vardır,
  2. Kolaylıkla rücu edilebilir.

Sakıncası:

El yazısı vasiyet, vasiyeti kendi yararına görmeyen kişilerin eline geçtiğinde imha edilebilir.

El Yazısı Vasiyet Adi Yazılı Geçerlilik Koşuluna Tabidir.

El yazısı vasiyette başından sonuna kadar el ile yazılma koşulu vardır. Bu nedenle okuma yazma bilmeyen kişi bu vasiyeti yapamaz. Okuma yazma bilmeyenler, amalar, bedensel özrü olanlar resmi vasiyet yoluna gitmelidir.

Yasa el ile demektedir, yani daktilo vs. kullanılarak yazılamaz. El geniş yorumlanır, kişi, el dışında başka organları kullanarak yazıyorsa bu yeterlidir. Kişinin eli ürünü olup olmadığı ihtilaflı olursa bilirkişi incelemesi ile bu tespit edilir. Tamamen bir başkasının elinden çıkmış olabilir veya başka birisi mirasbırakanın el yazısı vasiyetine eklemeler yapmış olabilir.

Vasiyetçi vasiyetin bazı maddelerini karalayabilir, bu karalamalar onun el ürünü ise mümkün ve geçerlidir.

El ürünü olan yazının türü önemli değildir. Yabancı dilde de bir vasiyet kaleme alınabilir. Türkçe kaleme alınması mecburi değildir. Vasiyetin kaleme alındığı maddenin de önemi yoktur. Genellikle kullanılan kalem ve kağıttır.

Örneğin, İsviçre’de kişi, hastanede, duvara vasiyetini yazmıştır ve bu geçerli kabul edilmiştir.

Örneğin, beton ustası olan mirasbırakan, ıslak beton üzerine dairem X’e kalsın diye yazmış, tarih de atmıştır. Mahkeme, beton parçayı almış ve Adli Tıp Kuruluna göndermiştir. Yapılan incelemede yazının mirasbırakana ait olduğu tespit edilmiştir, vasiyet geçerlidir.

Tarih

Yasa, el yazısı vasiyete tarih konulmasını ve tarihin el ile atılmasını öngörmüştür. Örneğin, antetli kağıtlarda 19…. ifadesi yer almaktadır. Mirasbırakan bu matbu 19 ifadesinin yanına 89 yazmış  ise ne olacaktır? Bu tartışılabilir. Bazen de kağıtta tarih matbu olmadığı halde, vasiyetçi tarih atarken yılı 1989 yerine kısaca 89 diye yazabilir. Örneğin, tarih el yazısı ile 10 Haziran 89 olarak yazılmış olabilir. Bu durumda, tarihte “19” rakamları yok diye vasiyetnamenin şekle aykırılık nedeniyle iptali gündeme gelebilir mi?

Yasa koyucunun tarihe bu kadar önem vermesinin sebebi vasiyetçinin vasiyete ehil olup olmadığının ve vasiyetten rücu olup olmadığının tespiti içindir.

Vasiyetteki tarih gerçek tarih olmalıdır. Aksi halde suistimaller gündeme gelebilir. Örneğin, 13 yaşındaki çocuk, düzenlediği vasiyete iki sene sonrasının tarihini atarak kendisini ehil gibi gösterebilir.

Vasiyetnamede yıl, ay, gün mutlaka olmalıdır. Vasiyetçi vasiyetinde Atatürk’ün 66. ölüm yıldönümü demişse buradan tam tarih çıkarılabilir ve geçerlidir.

İmza

Yazılı geçerlilik koşuluna bağlı bütün hukuksal işlemlerde iki aşama vardır. Metin ve imza. El yazısı vasiyetnamede de öyledir.

Vasiyetin el ile yazılması yeterli değildir, imzanın da el ürünü olması gerekir. Vasiyetin geçerlilik koşulları vasiyetnamenin tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan yasa hükmüne göre belirlenir.

Bu koşullar varsa vasiyetname geçerlidir. Yasa m. 538/f. IFde el yazısı vasiyetnamenin saklanmak üzere noter veya sulh hakimine bırakılabileceğini öngörmüştür. Açık veya kapalı olarak bırakılabilir. Noter bir tutanak ile vasiyetnameyi alır ve saklar. Aynen resmi vasiyetnamede olduğu gibi vasiyetçinin nüfusa kayıtlı olduğu yere bildirir.

Vasiyet bir yere tevdi edilmediğinde ortaya çıkmama riski vardır. Resmi memura tevdi edilmesi bu sakıncayı ortadan kaldırır.

Sözlü Vasiyet

Sözlü vasiyet son arzuların sözle ifade edildiği vasiyet türüdür. Ancak, söz ile ifade edilen son arzular bunu duyanlar tarafından yazıya dökülmeli veya resmi memura yazıya döktürülmelidir. Sonuçta sözlü vasiyet de yazılıdır.

Koşulları

-Olağanüstü Bir Hal İçinde Bulunulmalıdır

Yasa olağanüstü hale örnekler vermiştir. Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi. Buradaki gibi kavramının içine örneğin deprem girebilir. Yakın ölüm tehlikesine her ölüm tehlikesi girer. Kişi hastanede yoğun bakımda ise yakın ölüm tehlikesi vardır.

Eski yasanın 486. maddesinde sözlü vasiyetin yapılabileceği bhallerden birisi olarak “ölüm tehlikesi” öngörülmüş idi. Yeni yasanın 539. maddesinde “yakın ölüm tehlikesi” kavramı kullanılmıştır.
Buna göre, her ölüm tehlikesi sözlü vasiyetin yapılabilmesine yol açamayacak; bunun yakın bir ölüm tehlikesi olarak gerçekleşmesi aranacaktır. Örneğin: Kalp hastası kişi ölüm tehlikesi içindedir, fakat kalp krizi geçirdiği için yoğun bakım altına alındığı takdirde ölüm tehlikesi yakındır. Bu nedenle, sözlü vasiyet yapabilmek için kalp hastası olmak yeterli olmayıp, böyle bir hastanın yoğun bakıma alınması gibi ölüm tehlikesinin yakın olması gerekir.

Eski yasanın 486. maddesinde sözlü vasiyetin yapılabileceği hallerden birisi olarak “bulaşıcı hastalık” öngörülmüş idi. Yeni yasanın 539. maddesinde sadece “hastalık” ifadesi kullanılmıştır. Buna göre, hastalığın bulaşıcı olup olmaması önem taşımayacaktır. Ancak, sözlü vasiyetin geçerli olabilmesi için maddede sayılan haller ve dolayısıyla hastalık hali yeterli değildir. Maddede bu hallerin “resmi veya el yazılı vasiyetname” yapmaya engel olması koşuluna da yer verilmiştir. Bunun sonucu olarak, kişinin yakalandığı hastalık resmi veya el yazısı vasiyetname yapmasına engel olacak türden bir hastalık olmalıdır. Örneğin, grip, soğuk algınlığı, bböbrek yetmezliği de bir hastalıktır. Ancak, bunlar genellikle resmî veya el yazısı vasiyetname yapmaya engel teşkil etmezler. Buna
karşılık, yakın ölüm tehlikesi oluşturmadığı halde kollarına bağlanan serumla beslenen bir hasta sözlü vasiyetname yapabilecektir.

Kişi resmi vasiyetname düzenlemek için notere gitmek istiyor, ancak ulaşımın kesilmesi nedeniyle gidemiyorsa yine sözlü vasiyet yapabilir. Savaş genellikle askerler için gündeme gelir.

Diğer Vasiyet Türlerinden Birine Başvurma Olanağının Bulunmaması

Sözlü vasiyet genellikle sanıldığı gibi her durumda başvurulabilen bir vasiyet türü değildir. Yasa, sözlü vasiyeti diğer vasiyet türlerinden birine başvurma imkansızlığı varsa kabul etmiştir. Kişiler genellikle olağanüstü durumlar içinde -ki bu genellikle ölüm tehlikesidir- son arzularını düşünürler. İşte böyle bir durumla karşılaşan kişinin diğer vasiyet türlerinden birine başvurma olanağı yoksa sözlü vasiyet yapabilir.

Kişi içinde bulunduğu olağanüstü hale rağmen resmi veya el yazılı vasiyetname yapabiliyorsa sözlü vasiyet yapamaz. Örneğin, kişi hasta yatağında el yazılı vasiyet veya noter çağırarak resmi
vasiyet yapabilecek durumda ise sözlü vasiyet yapamaz.

Vasiyetçinin Son Arzularını İki Tanığa Anlatması

Tanıklık yapabilme ehliyeti MK m. 536’daki koşullara tabidir. Bu husus MK m. 539’da hükme bağlanmıştır. Resmi vasiyetname düzenlenmesinde okur yazar olma koşulu dışında, tanıklara ilişkin yasaklar, sözlü vasiyetteki tanıklar için de geçerlidir (MK m. 539/III). Tek tanık varsa vasiyet geçersiz olur. Tanıklar vasiyetçinin ne arzu ettiğini bilirler ve vasiyetin içeriğinden haberdar olurlar.

Sözlü beyan vasiyetçiye ilişkin bir kuraldır. Tanıklar vasiyetçinin son arzularını yazıya döker veya resmi memura gidip yazıya döktürürler.

Tanıkların Sözlü Vasiyeti Yazıya Dökmeleri Veya Mahkemeye Başvurarak Yazıya Döktürmeleri

Yasa bu konuyu 540. maddede belgeleme başlığı altında kaleme almıştır: “Mirasbırakan tarafından görevlendirilen tanıklardan biri, kendilerine beyan edilen son arzuları, yer, yıl, ay ve günü de
belirterek hemen yazar, bu belgeyi imzalar ve diğer tanığa imzalatır. Yazılan belgeyi ikisi birlikte vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularımı olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hakime beyan ederler. Tanıklar, daha önce bir belge düzenlemek yerine, vakit geçirmeksizin mahkemeye başvurup yukarıdaki hususları beyan ederek mirasbırakanın son arzulannı bir tutanağa geçirtebilirler”.

Yasa iki olanak getirmiştir:

  1. Tanıklar bizzat kendileri vasiyetçinin son arzularını yazıya döküp imza ederler. Böyle bir tutanak düzenlediklerinde hem son arzuları kaleme alırlar hem de vasiyetçinin böyle bir vasiyet için
    ehil olduğunu ifade ederler.
  2. Tanıklar böyle bir belge düzenleme ve imza etme yerine mahkemeye başvurup, vasiyetçinin son arzularını ve vasiyetçinin vasiyet yapabilme ehliyetine sahip olduğunu yargıca anlatırlar ve mahkemenin düzenleyeceği tutanağı imza ederler.

Birinci yolu seçtiklerinde tanıklar, düzenledikleri vasiyeti mahkemeye teslim etmek zorundadırlar. İkinci halde zaten mahkemede düzenlenir.

Tanıklar sözlü vasiyeti gecikmeksizin hemen hakime bildirmelidirler. Riskleri ve suistimalleri önlemek içindir.

Her iki halde de tanıklar bunu vakit geçirmeksizin yapacaklardır. Vakit geçirmeksizin ölçüsü somut olaya göre değişir. Öncelikle tanıklar kendileri de olağanüstü hal içinde bulunuyorsa onların da bundan kurtulması gerekir. Hatta tanıklar da hastanede yoğun bakımda olabilir. Yani tanıkların bu olağanüstü halden kurtulmaları ve makul bir sürenin geçmesi beklenebilir. Bulunulan yer, mahkemeye ulaşmak için gereken süre gibi.

Vakit geçirilmişse bu şekle aykırılıktır ve vasiyet geçersizdir. Bu vasiyet nedeniyle menfaati zedelenen kişiler vakit geçmiştir iddiasında bulunarak geçersizliği isteyebilirler. Örneğin hastanede yatan mirasbırakanın sözlü vasiyetini beyan ettiği tanıklar 2,5 ay sonra bunu belgelediklerinde vakit geçmiştir, denebilir.

Kişinin İçinde Bulunduğu Olağanüstü Durumdan Sağ Kurtulamamış Olması

Sözlü vasiyetin geçerli olabilmesi için kişi içinde bulunduğu olağanüstü durumdan sağ kurtulamamış olmalıdır.

Sözlü vasiyetin hükmü geçicidir. Kişi olağanüstü durumdan kurtulursa sözlü vasiyet hüküm ifade etmez. İki kişinin beyanı ile hüküm ifade ettiğinden ve bu beyana dayalı olarak terekedeki mallar el değiştirdiğinden sözlü vasiyet suistimale açık bir vasiyettir.

Vasiyetçi olağanüstü koşullardan kurtulduğu ve diğer vasiyet türlerine başvurma olanağına kavuştuğu andan itibaren sözlü vasiyet geçerliliğini kaybeder. Bunun süresi ne kadar olmalıdır?

Yasa bunu 541. maddesinde ele almıştır: “Mirasbırakan için sonradan diğer şekillerde vasiyetname yapma olanağı doğarsa, bu tarihin üzerinden bir ay geçince sözlü vasiyet hükümden düşer”.

Yasa bir aylık bir süre öngörmüştür. Ay 30 günlük süreyi ifade eder. Vasiyetnamenin geçersizliğini ileri sürme hakkına sahip kişiler vasiyetçinin olağanüstü halden kurtulduğunu, diğer vasiyet türlerinden birini yapabilme olanağına kavuştuğunu ve bir aylık sürenin geçtiğini ispatlamalıdır. Bir aylık süre bir hak düşürücü süredir.

Sözlü Vasiyetin Teslim Edileceği Veya Anlatılacağı Makam

MK m. 540/I’e göre, tanıklar yazılan belgeyi vakit geçirmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve mirasbırakanı vasiyetname yapmaya ehil gördüklerini, onun son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine anlattığını hakime beyan ederler. MK m. 540/m’e göre aşağıdaki kişiler hakim yerine geçer:

  1. Askerlik hizmetinde bulunanların vasiyeti söz konusu ise teğmen veya daha yüksek rütbeli bir subay,
  2. Ülke sınırları dışındaki bir araçta vasiyet söz konusu olduğunda o aracın sorumlu yöneticisi.
  3. Sağlık kurumunda tedavi edilmekteyse sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi.

Eski yasanın 487. maddesinde tanıkların, kendilerine mirasbırakanın açıkladığı sözlü vasiyeti hangi mahkemeye bildirecekleri düzenlenmemişti. Yeni yasanın 540. maddesinde tanıkların bunu “bir sulh veya asliye hukuk mahkemesine” vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır.

Eski yasanın 487. maddesinin son fıkrası, tanıkların sözlü vasiyeti mahkeme yerine beyan edebilecekleri istisnai bir duruma yer vermişti. Bu hükme göre, sözlü vasiyetçi bir asker ise, tanıklar bu
vasiyeti, “teğmen veya daha rütbeli bir subaya” bildirebilmekteydiler. Buna “asker vasiyeti” adı verilebilir.

Yeni yasanın 540. maddesi bu istisnai hükmü korumuş fakat genişletmiştir. Bu maddeye göre, vasiyetçi yurtdışında seyreden bir ulaşım aracında ise, aracın sorumlu yöneticisi (uçakta pilot, gemide kaptan, otobüste işletici ya da şoför gibi); sağlık kurumlarında tedavi görmekte ise (buna “hasta vasiyeti” denilebilir) sağlık kurumunun en yetkili yöneticisi hakim yerine geçebilir. Bu durumlarda tanıklar sözlü vasiyeti hakim yerine bu makamlara ya da kişilere de bildirebileceklerdir.

Vasiyetnamenin Geçerlilik Şartları

Ehliyet

Ölüme bağlı tasarrufta ehliyet konusunu yasa koyucu ilk planda ele almış ve 502. maddede düzenlemiştir. Bu hükme göre, ayırt etme gücüne sahip 15 yaşınnı dolduran kişi vasiyet yapabilir. Ehliyet vasiyetin yapıldığı andaki ehliyettir. Ehliyetteki önceki ve sonraki değişiklikler vasiyetin geçerliliğini etkilemez.

Ayırt Etme Gücü

Vasiyet veya miras sözleşmesi genellikle ileri yaşta (60 – 80 yaş arası) yapıldığı için bir vasiyet ya da miras sözleşmesi nedeniyle menfaati zedelenenlerin ilk aklına gelen konu ehliyettir. Bu kişiler mirasbırakanın ehliyetinin olmadığını; vasiyetten yararlanan kişiler ise vasiyetçinin vasiyeti yaptığı tarihte ehliyetinin olduğunu iddia edecektir. Kişinin ayırt etme gücüne sahip olup olmadığının
tespiti, genellikle bir tıbbi incelemeyi gerektirir.

Yargıç da ayırt etme gücünün bulunmadığı iddiası karşısında direkt davayı reddedemez, bu iddiayı araştırmak, kanıt toplamak zorundadır. Adli tıp, kanıtları inceleyerek vasiyetin yapıldığı tarihte vasiyet yapabilme ehliyetinin olup olmadığını; akli melekelerin yerinde olup olmadığını araştırır.

Yaş

Yasa 15 yaşın tamamlanması koşulunu aramaktadır. Yani 16’dan gün almış olmak gerekir.

Yasa burada genel hukuksal işlem ehliyeti yaşından aşağı bir yaş sının belirlemiştir. Normal erginlikten ayrılmıştır. Yasa koyucunun vasiyette yaş bakımından ödün vermesinin iki nedeni bulunmaktadır:

  1. Yasa koyucu kişilerin dilediğince son arzularını dile getirebilmelerine olanak vermek istemiştir.
  2. Vasiyetten her zaman rücu olanağı mevcuttur. Bu nedenle, eğer kişi 15 yaşında yaptığı vasiyeti istemezse bundan dönebilir.
Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
X
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.