Vasiyetname Nasıl Okunur ve Yorumlanır?

Vasiyetin yorumlanması ile ifade edilmek istenen husus, ölüme bağlı tasarrufun içeriği, yani, mirasbırakanın son arzuları, tasarrufu yapmadaki amacıdır. Acaba- mirasbırakan, belirli bir mal mı bırakmak istemektedir, muhtemel mirasçısının feragatini mi sağlamaktadır, yedek mirasçı mı artmirasçı mı tayin etmektedir, bir vakıf mı kurulmaktadır? Bu soruları cevaplayabilmek için vasiyetnameyi hukuken yorumlamak gerekmektedir.

Maddi anlamda ölüme bağlı tasarrufların bir kısmı Medeni Kanun’un Miras Hukuku kitabında, bir kısmı diğer kitaplarda öngörülmüştür. Diğer kitaplarda öngörülen maddi anlamda ölüme bağlı tasarruflara örnek olarak MK m. 295’de düzenlenen evlilik dışı çocuğun vasiyetname ile tanınması gösterilebilir. Bu maddeye göre, “Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı
başvurusu ya da resmi senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur”.

Aynı şekilde vakıflar ile ilgili olarak MK m. 102’de de şu hüküm yer almaktadır: “Vakıf kurma iradesi, resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır”. Maddede vakıf kurma iradesinin ölüme bağlı tasarruf ile açıklanacağı ifade edilmiş, bunun bir vasiyetname mi yoksa miras sözleşmesi türünde mi olacağı belirtilmemiştir. Ancak, vakıf kurma işlemi tek taraflı bir irade açıklamasına dayandığına göre, buna uygun olan ölüme bağlı tasarruf türü miras sözleşmesi değil, vasiyetname olabilir.

Vasiyetnamede Bulunan Şartlar, Koşullar ve Yüklemeler Nasıl Yorumlanır?

MK’nun 515. maddesi koşullar ve yüklemeleri düzenlemiştir: “Mirasbırakan, ölüme bağlı tasarruflarını koşullara veya yüklemelere bağlayabilir”.

Koşul, Borçlar Kanun’undaki şartı karşılamaktadır. Yasa koyucu mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruf ile koşullar ve yüklemeler getirebileceğini kabul etmiştir.

Mirasbırakan, hayatın belirsiz olayları içinde tasarrufu yapıp yapmamakta tereddüt edebilir. Örneğin, mirasbırakan, yapacağı bir ölüme bağlı tasarruf ile tarlasını oğluna bırakmak istiyor, ancak oğlunun yurtdışına gitmesinden korkuyor. Medeni Kanun, mirasbırakana yapacağı ölüme bağlı tasarrufu koşula bağlayabilme olanağı verdiğinden, tarlasını, yurtdışına gitmemesi koşulu ile oğluna bırakabilir ve böylelikle ölümünden sonra tarlanın geleceği bakımından endişe duymaz.

Yasa koyucu, 515. maddeyi, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufta bulunurken daha geniş davranabilmesi ve böylelikle de son arzularının gerçekleşmesi için öngörmüştür. Bu hüküm olmasaydı kişiler belirsiz olaylarda ölüme bağlı tasarruf yapmaktan kaçınabilirdi.

Borçlar hukukunda şart, geciktirici veya bozucu şart olabilir. Aynı esaslar ölüme bağlı tasarruflar için de geçerlidir. Geciktirici şart söz konusu olduğunda, ölüme bağlı tasarruf şartın gerçekleştiği
anda hüküm ve sonuç doğurur; bozucu şart söz konusu olduğunda ölüme bağlı tasarruf şartın gerçekleştiği andan itibaren hükümden düşer.

Koşula bağlı ölüme bağlı tasarruflarda iki aşama vardır:

-Öncelikle mirasbırakanın ölmesi,

-İkinci olarak koşulun gerçekleşmesi gerekir.

Örneğin, mirasbırakan, dairesini oğluna bırakabilir, ancak bunu oğlunun yurtdışından dönüp, kesin dönüş yapması koşuluna bağlayabilir.

Koşula bağlı ölüme bağlı tasarrufta kural, her belirsiz olay koşul olarak konabilir. İstisnaları:

  1. Hukuka aykırı koşul öngörülemez,
  2. Ahlaka aykırı koşul öngörülemez,
  3. İmkansız olan koşul öngörülemez. İmkansız olan koşulun konamayacağı yasada öngörülmemiş olmakla birlikte, genel hükümlerden çıkarılmaktadır.

Örneğin, mirasbırakan bankadaki parasını kan davalısı X’i öldürmesi koşulu ile A’ya bırakırsa, bu koşul, hukuka aykırıdır. Koşula bağlı ölüme bağlı tasarruflarda geciktirici şart söz konusu ise ölüme bağlı tasarrufun hüküm ve sonuç doğurup doğurmayacağı; bozucu şart söz konusu ise hükümden düşüp düşmeyeceği belirsizdir. Bu belirsizlik, koşulu yüklemeden ayırır.

Koşul, hukuka, ahlaka aykırı ve imkansız olduğunda, ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Bu yasak dışında, yasa koyucu, anlamsız veya rahatsız edici koşulların da ölüme bağlı tasarrufa bağlanamayacağını kabul etmiştir (MK m. 515/f.HI).

Örneğin, mirasbırakan, tarlasını, oğlunun hergün saat 17.00’de güneşin battığı tarafa dönüp, 5 dakika dua etmesi koşulu ile oğluna bırakıyor. Burada anlamsız ve rahatsız edici nitelikte bir koşul söz konusudur.

Hukuka veya ahlaka aykırı veya imkansız koşul ile anlamsız ve rahatsız edici koşul arasında şu fark vardır: Hukuka veya ahlaka aykırı veya imkansız koşul, ölüme bağlı tasarrufu geçersiz kılar, anlamsız veya rahatsız edici koşul söz konusu olduğunda ise tasarruf geçerlidir, koşul konulmamış sayılır.

Yüklemeler

Koşula bağlı ölüme bağlı tasarrufta bir belirsizlik vardır. Yüklemede böyle bir durum söz konusu değildir. Yüklemeli ölüme bağlı tasarruflarda, mirasbırakan, bir tasarrufta bulunur ve bu tasarruftan yararlanan kişiye de bir ödev yükler. Yüklemeli ölüme bağlı tasarrufta tasarruf hüküm ve sonuçlarını doğurur, ancak, tasarruftan yararlananın bir ödevi vardır.

Yüklemenin yerine getirilmemesi bir ifa davasına yol açar. Koşulun gerçekleşmemesi halinde ise tasarruf hüküm ve sonuç doğurmaz.

Örneğin, mirasbırakan, “Tarlam X’e kalsın ama X, bu tarlanın iki dönümlük kısmına bir ilköğretim okulu yaptırsın” dediğinde burada yüklemeli bir ölüme bağlı tasarruf vardır.

İlköğretim okulunun yapılmasında menfaati olanlar, muhtar, Valilik, Milli Eğitim Bakanlığı yüklemenin yerine getirilmemesi halinde dava açabilirler. X, ilköğretim okulunu yapmadığında bu kişiler yapar, bedelini X’den tahsil ederler.

Örneğin, mirasbırakan, “Bankadaki 100 milyar param X’e kalsın, bu paranın faiziyle X, Hukuk Fakültesi’ndeki başarılı ve muhtaç durumdaki beş öğrenciyi okutsun” dediğinde, bu ölüm bağlı tasarrufta Hukuk Fakültesi’ndeki başarılı ve muhtaç durumdaki öğrencilerin menfaati vardır. Yükleme X tarafından yerine getirilmediğinde bu kişiler dava açabilirler.

Mirasbırakan bağımsız bir yükleme öngörebilir ya da bu yüklemeyi bir ölüme bağlı tasarrufa bağlayabilir.

Acaba her yükleme ölüme bağlı tasarrufa konu olabilir mi?

Aynen koşula bağlı ölüme bağlı tasarrufta olduğu gibi hukuka aykırı, ahlaka aykırı, imkansız yüklemeler ölüme bağlı tasarrufu geçersiz kılar.

Anlamsız ve rahatsız edici yüklemeler de yok sayılır. MK m. 515’de düzenlenmiş olan iki ölüme bağlı tasarruf arasındaki fark şurada kendisini gösterir.

Şarta bağlı ölüme bağlı tasarrufun hüküm doğurup doğurmayacağı veya hükümden düşüp düşmeyeceği konusunda belirsizlik vardır ve bu belirsizliğin gerçekleşmesi, insan eylemine bağlı bir koşul söz konusu olduğunda dahi dava edilemez, diğer hallerde zaten dava edilemez.

Yüklemenin ifası ise dava edilebilir.

Bir ölüme bağlı tasarrufun yükleme mi koşul mu öngördüğü konusunda tereddüte düşüldüğünde ölüme bağlı tasarrufun yorumu sorunu gündeme gelir. İleride ayrıntılı olarak inceleneceği üzere,
yorum söz konusu olduğunda, ölüme bağlı tasarruflarda da sağlararası tasarruflarda olduğu gibi kişinin kullandığı sözlere değil, gerçek iradesine bakılır. Örneğin, mirasbırakan, koşul demiş olabilir ama gerçek iradesinin yükleme olduğu tasarrufun niteliğinden anlaşılır.

Bu makaleyi sosyal medyada paylaşarak sitemize katkıda bulunabilirsiniz.
    Generic placeholder image
    Avukat Saim İncekaş
    Avukat Saim İncekaş Avukatlık Ofisi'nde kurucu avukat.
1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars (1 oy, puan: 5,00 üzerinden 5)
Loading...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

tr Türkçe
error: Uyarı: Sağ tıklamak için üye olabilirsiniz !! Üye olabilmek için tarafımızdan referans kodu almanız gerekmektedir.